PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Arıkan: "Taraftarımız muhteşem"


Hasret Ergül
09-06-2007, 00:10
Beşiktaş'ın bu sezon öncesi Ankaraspor'dan transfer ettiği Hakan Arıkan, gösterdiği performansla hem siyah beyazlı taraftarların hem de futbol severlerin beğenisini kazandı.

(A) Milli takım aday kadrosuna da çağrılan ve 8 Eylül'de oynanacak Malta karşılaşmasında ilk 11'de sahaya çıkması beklenen genç kaleci, Beşiktaş'ın resmi internet sitesine açıklamalarda bulundu.

Hakan, ilk olarak Türk futbolunun uzun yıllardır yaşadığı kaleci sıkıntısını ve kalecilerin çoğu zaman günah keçisi ilan edilmesi hakkında şunları söyledi:

"Kaleciler zaman zaman ön planda bazen de geri planda olur. Ben bunu özellikle Türk futbolunda kaleciliğin bir cilvesi olarak görüyorum. Aslında kalecilerin günah keçisi olması çok doğal. Çünkü en basitinden herkes golü kalecinin yediğini düşünür. Dışarıdan bakıldığı zaman bu çok normal bir düşünce. Fakat, takım içinde durum böyle değil. Sonuçta futbol bir takım oyunu ve yenilen bir golde herkesin payı var. Biz kaleciler için önemli olan dışarıdaki insanların ne düşündüğü değil takım içindeki düşüncenin nasıl olduğudur."

Genç kaleci büyük bir takıma transfer olmanın avantaj ve dezavantajları konusunda su ifadeleri kullandı:

"Anadolu takımlarından alınan futbolcular ilk başlarda hem tedirginlik yaşıyorlar hem de tedirgin ediliyorlar. Ben bunları normal karşılıyorum. Önemli olan yeni futbolcunun kendisi hakkındaki olumsuz düşünceleri yok etmesi. Ben bu sorunu hallettiğimi düşünüyorum. İki Hakan arasındaki en önemli fark Beşiktaşlı Hakan'ın çok çalışması. Burada sürekli göz önündesiniz ve hata yapma lüksünüz yok. Anadolu takımında yaptığınız bir hatayı sonraki haftalarda telafi edebilirsiniz, fakat hedefleri büyük olan takımlarda bu durum böyle değil. Ankaraspor ile Beşiktaş'ın maç temposu aynı değil. Burada daha fazla çalışmak zorundasınız. Ben de bunun bilincinde bir insan olarak kafamı daha çok futbola verdim. Bu tempoya ayak uydurabilmek için çok çalışıyorum ve en önemli farkın bu olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de devamlı kontrollü olmak zorundasın. Bu da futbolcu psikolojisini çok fazla derecede zorluyor. Kendisini İstanbul hayatına kaptıran bir çok yetenekli isimden bugün söz edilmiyor, bunun farkındayım. Öyle olmamak için özel bir çaba sarfetmiyorum. Sorumluluklarınızın bilincinde olduğunuz müddetçe her şeyi yapabilirsiniz. Sonuçta futbolcu da bir insan. Futbolcunun çalışmamak gibi bir lüksü yok. Hatta büyük takımdaysanız 2-3 kat daha fazla çalışmanız gerekiyor. Ben ailesine çok bağlı bir insanım, sürekli onlarla vakit geçiriyorum. Bilinçli bir futbolcu olduğumu düşünüyorum ve bu bende İstanbul korkusu yaşamama sebep olmuyor."

Arıkan, Beşiktaş'a transfer olmasında en önemli etkenlerden birinin, İnönü Stadı'nın atmosferi olduğunu söylerken, her maç öncesi tribünlerin ne yapacağını merak ettiğini belirtti. Arıkan şunları söyledi:

"Ben Beşiktaş'a gelmeyi çok istedim. Bu muhteşem taraftarın önünde oynamak apayrı bir duygu. Gerçekten çok fazla etkileri var. Her maça çıkmadan önce acaba bugün ne yapacaklar diye merak ediyorsunuz. Onlar futbolcuların en büyük hırs kaynağıdır. Futbolcu, taraftarını mutlu etmek için saha içinde mücadele ediyor. Taraftarın tezahüratları da futbolcuyu gol bulma yolunda motive ediyor. Tabii ki bu paniğe dönüşmediği sürece çok olumlu. Umarım sezon sonuna kadar onların desteğini paniğe dönüştürmeden mücadele eder ve onları mutlu ederiz".

Hakan Arıkan, Ankaraspor'da görev yaptığı geçen sezon Galatasaray ile oynanan maçta kurtardığı iki penaltıyla ve daha sonra A Milli Takım'ın Lüksemburg ve Brezilya ile yapacağı karşılaşmalar için aday kadroya davet edilmesinin, kariyerindeki dönüm noktaları olduğunu söyledi. Arıkan, "Her futbolcunun hayatını değiştiren dönüm noktaları vardır. Benim hayatımı değiştiren olayların ilki Galatasaray maçıydı. O maçta çok iyi bir oyun ortaya koyduğumu düşünmüyorum sadece iki tane penaltı kurtardım. İlerleyen haftalarda çok daha iyi bir performansım vardı, ama göz önünde bulundurulmadı. Daha sonra A Milli Takım'a çağrıldım. Gerçekten bir futbolcu için kolay kolay unutulabilecek bir hadise değil. Kulübünüzdeyken sadece oynadığınız kulüp için mücadele ediyorsunuz, ancak, Milli Takım'da bütün ülkeye karşı sorumluluğunuz var. Bu tarif edilemez bir duygu. Brezilya maçı gerçekten çok zordu. Karşınızda bütün dünyanın bildiği, beğendiği futbolcular var. Sizler de onlardan biri olmak için mücadele ediyorsunuz zaten. Benim adıma çok heyecanlı bir gündü. Özellikle maçtan bir gün önce son derece heyecanlıydım ama sonradan normale döndüm. Bu gibi durumlarda profesyonel futbolcunun heyecanı başlama düdüğüne kadar sürmeli, bende de aynısı olmuştu zaten" diye konuştu.

Arıkan, (A) Milli Takım'ın kalesinin ve savunmasının çoğunlukla Beşiktaş'ta forma giyen oyunculardan oluşması ile ilgili ise şunları söyledi:

"Tabii ki büyük bir sorumluluk altına giriyoruz. Milli maçlardan alnımızın akıyla çıkacağımızı düşünüyorum. Şu ana kadar bir sürü maç yaptık ve çok az gol yedik. Milli Takım'da da bu birlikteliğimiz devam ediyor ve hepimiz elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Sonuçta her zaman birlikte oynadığımız için koordinasyonumuzda iyi oluyor."

Hakan Arıkan, Ertuğrul Sağlam gibi genç bir teknik adamla çalışmalarının kendileri için şans olduğunu belirterek, "Genç bir teknik direktörle çalışmak futbolcu için büyük bir avantaj. Ertuğrul Sağlam'ın bize sürekli olarak 'Ben sizin abinizim' diyor. Hocamızın genç olmasının futbolcular açısından en büyük avantajı herkes istediği zaman irtibat kurabiliyor, Ertuğrul Hoca herkesi anlayabiliyor. Futbolcularla arasında abi-kardeş ilişkisi var. Ayrıca Ertuğrul Sağlam, bana güvenen insanların başında geliyor ve ben de güvenini kazandığım insanları mahçup etmemeye çalışıyorum. Eski teknik direktörüm Aykut Kocaman'ın da bendeki yeri apayrıdır. Geçen sene Ankaraspor'dayken Aykut Hoca vardı ve ben o zaman 3. kaleciydim. Aykut Hoca bana güvendi ve forma şansı verdi, belki başka bir hoca olsaydı hala 3. kaleci olarak kalacaktım. Bana güvenerek Ankaraspor'da kaleyi emanet eden Aykut Kocaman'a ve Beşiktaş gibi büyük bir takımın kalesini bana devreden Ertuğrul Sağlam'a çok teşekkür ediyorum" dedi.

Hakan, Beşiktaş'a transfer olduktan kısa bir süre sonra Türk futbolunun en önemli markalarından Rüştü Reçber'in de siyah beyazlı takıma gelmesine şöyle değerlendirdi:

"Rüştü ağabey ile sürekli birlikteyiz. Aramızda ağabey-kardeş ilişkisi var.

O benim ağabeyim, ben de onun kardeşiyim. Zaten dışarıdakiler de bunu görür.

Rüştü ağabey ile Milli Takım'da da beraber çalıştık. Bu yüzden kaleyi kaptırıp kaptırmama gibi bir düşüncemiz yok. İkimiz de iyi çalışıyoruz, birbirimize çok güven veriyoruz. O ya da ben oynamışız hiç farketmez. Onun tecrübelerinden çok fazla yararlanıyorum. Rüştü Reçber benim için çok büyük bir avantaj. Maçtan hemen sonra duş almadan oturup konuşabildiğim bir insan."

Arıkan, Beşiktaş'ta takım içinde çok iyi bir hava yakalandığını va arkadaşlığın üst düzeyde olduğunu vurgulayarak, "Maç programımız çok yoğun olduğu için dışarıda buluşup kimse ile birşey yapamıyoruz. Yoğun dönemi atlattıktan sonra tabii ki paylaşacağımız çok şeyimiz olacaktır. Şu anda aramızdaki irtibat çok iyi. Maç öncesi, maç sonrası kritikler yapıyoruz.
Devamlı iletişim halindeyiz. Umarım sezon sonuna kadar böyle devam eder ve Şampiyonuluğu da hep beraber göğüsleriz" şeklinde konuştu.

Beşiktaş'ın 4 yıl aradan sonra yeniden Şampiynlar Ligi'ne yükselmesini ve üçüncü ön eleme turunda Zürih karşısında oynadıkları ilk maçta aldığı eleştiriler ile ilgili şunları söyledi:

"Kendi adıma da Takımımım adına da hedeflerimize ulaşmaya başladık.

Şampiyonlar Ligi'n ekaldığımız için çok mutluyum. Zürih maçında ben çakmak yağmuruna tutulmuştum. Bu yüzden de süreyi uzattın gibi birşey bana söylenemez. Böyle bir düsüncenin olması bile gerçekten yıpratıcı. Bu görüşe kesinlikle katılmıyorum."

Hakan, Beşiktaş'ın kalesi ve defansı arasındaki uyumu maç içinde devamlı konuşarak sağladıklarını vurgulayarak, "Maç içinde sürekli olarak konuşuyoruz. Hem defanstaki arkadaşlarımın hem de benim performansım artıyor.Tehlikeyi uzaklaştırmak için devamlı iletişim halindeyiz.

Birbirileri ile irtibatı güçlü olan takımlar başarılı olurlar. Biz de bunu en iyi şekilde gerçekleştiriyoruz" dedi.