PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Emre'nin 'kol' hareketi Demirkol'a mı?


Hasret Ergül
09-14-2007, 10:09
Emre'nin 'kol' hareketi Demirkol'a mı?
Spor basını iki gündür, Milli Takımımız'ın Macaristan'ı 3-0 mağlup ettiği karşılaşmada Kaptan Emre Belözoğlu'nun atılan gollerden sonra basın tribününe yaptığı 'kol' hareketini tartışıyor. Belözoğlu'nun yaptığı bu harekete spor dünyasından büyük tepki gelmiş ve Milli oyuncumuz da bu hareketin ardından; 'O hareketi bir kişiye yaptım, o kişi de kendini biliyor' demişti. Şimdi herkes bu ismi merak ediyor.

Hürriyet Gazetesi yazarlarından Cengiz Semercioğlu'nun bugün köşesinde yer alan yazısına göre Emre, bu hareketi Milliyet yazarı Mehmet Demirkol'a yaptı.

Cengiz Semercioğlu'nun bugün bu konuyla ilgili yazdığı yazısı şöyle:

Emre'nin hareketi Mehmet Demirkol'a

Milli takımın hem Malta hem de İnönü'deki maçını tribünde izledim. Fatih Terim'e gösterilen tepkinin abartılı olduğunu, Fatih Hoca'nın "Ders almam, veririm" sözünün haklılığını da dün Macaristan maçı öncesinde yazmıştım.

Erken eleştirilerin takımı nasıl gerdiğini sahada Emre'nin yaptığı haraketle gördük. İkinci yarıda sahaya çıkıp takımı ateşleyen Belözoğlu kalitesini dosta düşmana gösterdi.

İlk golü attırdıktan sonra da basın tribününe dönüp kol hareketi yaptı.

Bu hareketi kime yaptığının anlaşılmadığını yazıyor gazeteler.

Oysa o kadar belliydi ki hareketin adresi; Başta Milliyet yazarı Mehmet Demirkol olmak üzere tüm spor basınıydı.

Çünkü Mehmet Demirkol, Emre için maçtan bir gün önce; "Güvenilmez bir oyuncu, gün geçtikçe sıradan bir futbolcu oluyor" diye yazmış, milli takımın Emre'siz kurulması gerektiğini söylemişti.

Şimdi spor basını Emre'nin hareketini abartılı buluyor. Ben de en çok buna şaşıyorum; Eleştiriyi abartanların Emre'nin hareketini abartılı bulmasına..."

Hasret Ergül
09-14-2007, 10:09
Demirkol ne demişti?
Emre Belözoğlu'nun yaptığı kol hareketinin muhattabı olduğu iddia edilen Mehmet Demirkol'un, Milli Takımımız'ın, Malta ile 2-2 berabere kaldığı maçın ardından yazdığı yazısı şöyleydi:

Terim bunu hak etmiyor

1- Bosna Hersek'ten yediğimiz son dakika golünün aynısını Malta'dan ilk gol olarak yedik. Bosna Hersek'ten golü yediğimiz dakikada da 2. golü.

Bu golleri Fransa'dan, İtalya'dan yemiş olsak 'Çalıştık, bu hatalara konsantre olduk, ama beceremedik' diyebiliriz. Ama Bosna ve Malta'dan üst üste yediğimiz zaman mazeret olamıyor.

2- Romanya elini kolunu sallayarak orta sahamızı geçip savunmanın arkasına sarktı. Rakibe baskı yapamadığımız, önde basamadığımız, onları bozamadığımız için. Aynı orta saha göbeğiyle Malta karşısına çıktık. Emre'nin fiziksel durumu, son bir senedir oynadığı maç sayısı, kilosunu bir kenara bırakın (sadece bunlar bile sahada olmasını manasız kılıyor ya neyse) Hamit de, Emre de burada ancak defansif bir oyuncuyla misal Deniz'le, daha iyisi Ayhan'la oynayabilir. Ama ikisi aynı anda sahada. Bu temel futbol ilkelerinden kopuş demek. Bu o kadar yumuşak bir göbek ki, Hamit ve Emre maç boyunca birer faul yapmışlar.

3- Bu kadar kapalı oynamaya çalışan bir takıma karşı uzaktan şut atmak gerekir. Peki kaç şut atmışız. Sadece 1 (bir).

4- Marco Aurelio neden Türk Milli Takımı'nda oynuyor? Çünkü çok iyi bir iki yönlü orta saha oyuncusu. Bir çoğuna göre bu özelliklere sahip en iyi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Peki o yokken neden ona yakın özellikte bir oyuncu oynamıyor? Ayhan, Deniz, Serdar Kurtuluş, Hüseyin vs. Eğer bu özellikler sahip bir oyuncu olmadan oynayabiliyorsak, neden Brezilyalı bir oyuncuyu devşiriyoruz?

5- Geri 4'lüde top yapabilen oyuncu yok. Orta sahada ise sadece derinlemesine oynayabilen 3 oyuncunun yanında bir tek Emre var. Hakan eski topa yapışan arkadaşlarına zaman veren Hakan değil. Peki nasıl bir baskı kurulacak rakibe? Aynı zamanda geri 4'lünün savunma yönündeki zaafları da ortada. Orta sahada bir direnç olmadığı gibi, topa da sahip olamıyor. Peki topu nasıl uzak tutacağız rakipten?

6- Milli takımın kalecisi kim? Ya da hani 1 numaralı tercih her şartta Rüştü'ydü.

7- Ve en önemlisi: Bizim takımlarımız sadece savaştığı, sahada futbol anlamında kavga ettiği zaman başarılı oldu. Son Dünya Kupası ve devam etmekte olan Avrupa Şampiyonası gösterdi ki basketbolda da durum bu. Terim, UEFA Kupası'nı bu ülkeye getirirken de böyle oynuyordu Galatasaray. Yılmadan rakibi ısırıyor, bozuyordu. Bunu yaptığı zaman farklı oldu Türkler ve herkesin saygısını kazandı. Terim bunu yapabildiği için futbol tarihinin hâlâ ve ne olursa olsun bir numarasıdır. Ama tarihte kalmak üzere. Bu yöntemi keşfetmiş olan teknik adam, kendi metodunu durup dururken terk etti. Bu kadar light bir takımın üst üste sahaya sürülmesini başka nasıl açıklayabiliriz ki? Bu yöntem doğruysa, UEFA'yı kazandıran mı yanlıştı?
Fatih Terim bu takımın başına bizi Dünya Kupası'na götürecek diye getirildi. Gidemediğimiz gibi, futbol tarihimizin en büyük rezilliğini İsviçre karşısında yaşadık. Şimdiyse sadece maç kazanamıyor değiliz, sadece Avrupa Şampiyonası tehlikeye girmiş değil... Türk futbolunun devrimcisi, hepimizi peşine taktığı metodunu terk etti. Bu Türk futboluna, şampiyonaya gidememekten çok daha büyük bir darbe.

Hızla eskiye, 20 sene öncesine dönüyoruz. Terim'in futbolcu olduğu dönemlere.
Terim'in bile 'Terim'e bunu yapmaya hakkı yoktur.
Ne Terim bunu hak ediyor, ne de biz!

Emre'siz bir mili takım

Bir performansı eleştirmek o performansı sergileyen kişinin hayattaki varlığını, yaptığı her şeyi eleştirmek anlamına gelmez. Bu yüzden Emre'nin Malta maçından sonra "Bu ülkenin yaşadığı başarıların hepsinde biz varız" açıklaması manasızdır. Bu söyledikleri büyük bir yetenek olan Emre'nin hayatı anlamada yaşadığı güçlükleri de anlatıyor aslında. Bunun sonucu olarak neden 4 yıldır sıfır performansla oynadığını!

Emre'nin milli takıma katkısı sıfır. Oynadığı kulüplerde vazgeçilmez olamıyor. Sürekli hocasının bile anlamadığı sakatlıklar yaşıyor.

Ne Inter, ne de Newcastle'da direkt oyuncu olamadı. Olağanüstü yeteneklerine rağmen manşetlere futboluyla değil, önce İsviçre maçındaki olaylar, sonra da 'Irkçı tavırlar' soruşturmasıyla çıktı. Her seferinde ülke halkından yardım istedi ve tüm ülke ayağa kalktı. Peki bunların sonunda Emre'de bir geri dönüş var mı?
Hayır, gün geçtikçe daha sıradan bir futbolcu oluyor. Maalesef ne acı ki bu böyle!
Ve bu performans ortadayken Emre vazgeçilmez olduğunu, eleştirilmez olduğunu düşünüyor!
Emre çok zamandır, performansı açısından güvenilmez bir oyuncu. Bir milli takım onun geçmişteki, 6-7 yıl önceki performansına göre şekillendirilemez. Artık milli takım o yokmuş gibi kurulmalı. O ve Yıldıray'a göre şekillendirilecek bir takım yarı yolda kalır. Çünkü ne zaman sağlıklı olacaklarını bilmek olanaksız?

Peki bunu Terim yapabilir mi? Galatasaray'a geldiğinde hiç düşünmeden İlyas ve Ceyhun'u silebilen Terim bunu bugün niye yapamıyor? İkinci Galatasaray seferinde Hakan'ı istemeyen Terim, 4 yıl sonra nasıl oluyor da Hakan'sız bir milli takım yapamıyor? Bu takım futbol performansı kriterlerine göre mi yapılıyor, yoksa başka faktörler mi var?

Yine yeniden sonuna kadar

Ben yazmaktan sıkılmayacağım. Düzelene kadar. Böyle milli takım forması olmaz. Maçı 30. dakikada seyretmeye başlasanız, pilot çekimde hangi takım Türk Milli Takımı anlamanız 10 dakika sürer. Biz bembeyaz bir forma giyiyoruz, onlar kıpkırmızı. Türk Milli Takımı'nın kolay ayırt edilen alameti farikası olan bir forması olması lazım. Bunun için önerdiğim Turkuaz formayı Fenerbahçe'nin giymiş olması, bu fikri kullanılmaz kılmaz. Ama giyilmesi gereken asıl forma, göğüs bantlı klasiktir. Bir an önce Türk Milli Takımı'nın forması değiştirilmeli.

Hasret Ergül
09-14-2007, 10:10
Ve DEMİRKOL'un Bugünkü Yazısı


"Terbiyesizliğin kaptanı"
Milli Takımımız'ın Malta ile 2-2 berabere kaldığı maçın ardından Fatih Terim ve Emre Belözoğlu ile ilgili en sert eleştirileri yapan Milliyet Gazetesi yazarlarından Mehmet Demirkol, Belözoğlu'nun Macaristan maçında basın tribününe yaptığı hareketin ardından bugün köşesinden çok sert bir yazı kaleme aldı.

Şimdi Demirkol'un bugünki yazısını sizlere aktarıyoruz:

Ben size Macarları yenemezsiniz demedim...

Gera oyundan atılmış. Terim 4. hakemin üstüne yürüyor: Elini kaldırıp iki ve kart hareketleri yaparak. Atılmış adamı bir defa daha attıracak. Hakem 'atıldı gidiyor' diyor muhtemelen. Çünkü Gera'yı gösteriyor da anca sakinleşiyor Terim. Hadi heyecanına verelim hocanın. Unutalım geçmişteki olayları. Rakibe zaten verilen kırmızı karta bu kadar kendini kaybeden hocam, penaltı ve Hakan'a kırmızı kart çıksaydı ne yapardı? Düşünmeyelim. Ama işin futbol yönünü düşünelim. Malta'dan yediğimiz golün aynısı sonumuz oluyordu neredeyse. Faul yap, sonra uyu. Bir de bak ki, rakip kalecinle karşı karşıya. 3 günde aynı acayip pozisyondan 2 tane veriyoruz. Alın size ders!.

'Ders almam ders veririm'

Biz öğrenmeye açığız. Ama sorarak öğrenmek en iyisi. Soralım o zaman: Malta maçındaki kadro nerede? Toraman neden yedekte? Forvet hattı tamamen neden değişti? Ayhan neden 11'de. Hamit neden orta sahanın göbeğinde değil. Doğrusu buysa. Ders nerede?

Türk Milli Takımı, Dünya Kupası katılımcısı olmayan tek grupta mücadele ediyor. İskoçya, Polonya, İrlanda, Romanya gibi yüksek formlu takımlar da yok grupta. Ne var peki Mhyre, Nikopolidis, İskoç hakem Dougal...
Peki futbol var mı? Kurtarıcı bir İmparator olan Terim'in bildik sihirli dokunuşları var mı?
Yok! Peki ne var! Özlü sözler: "İntikam almak istiyorsanız 2 mezar kazmalısınız". Vay anam vay! Bir sonraki basın toplantısında düelloya davet edileceğiz sanırım. Sonra da silah seçimi olacak herhalde.
Başka ne var! 3 maç seyircisiz. Sorumlusu kim! Federasyonun maç öncesi yaptığı 'itidal çağrısı'na bakılırsa sorumlu seyirci. Halbuki İsviçre maçında seyirci ne yaptı ki! Sahada, kulübede hâlâ sorumlular. Gera'nın atılışından sonra çıldıran hocam ve golden sonra basın tribününe 'hareket çeken' kaptanım. Ah benim güzel milli takımım.

Terbiyesizliğin kaptanı

O terbiyesiz adam 27 yaşında. 11 yıldır uluslararası arenada. 2 büyük ligde oynadı. 44 kez A Milli. İsviçre maçında rakip kovalayan, İngiltere'de hakkında ırkçılık soruşturması açılan, nihayet sahada milli formayla ve kaptanlık bandıyla hareket çeken adam benim milli takımımın kaptanı. Özür dilemiş. Tıpkı TSYD'nin açıklamasındaki gibi ben de kabul etmiyorum.
Eğer bu ahlak yoksunu adam, bir daha milli takım forması giyerse, onu çağıran da bu suça, bu terbiyesizliğe ortak olacak. Eğer bu adama bir ceza verilmez üstüne de prim alırsa bu ahlak yoksunluğunu federasyon da üstüne alacak. Ya maçı kaybetseydik ne olacaktı? Kime çekecekti o hareketi, koridorda Macar mı kovalayacaktı? Yoksa mixed zone'da muhabir mi dövecekti? Onu İngiltere'de buradakinden 5 kat fazla eleştiriyorlar. Yapabilecek mi oradaki basına aynı şeyi? Bekliyorum. Bir gün oynarsa görürüz herhalde.

Bu kadarla bitiyor mu?

Bir milli takım düşünün:
1- Oyuncuları basına, dolayısıyla halka konuşmuyor.
2- Galibiyet primlerini kendileri belirliyor.
Yani hesap vermek, açıklama yok. Hakaret, ölüm tehdidi çağrıştıran açıklamalar, terbiyesizce el-kol hareketleri var. Acaba hayatları boyunca babalarından alabilmişler mi istedikleri parayı? Ya da kulüpleri hiç onlara primi siz belirleyin demiş mi? Kimin parası o? Ve eğer 65. sıradaki Macaristan'ı yenmenin ödülü açık çekse, 115. sıradaki Malta'yla berabere kalmanın cezası ne? Ya da yarın öbür gün Dünya Kupası'nı kazanırsak Boğaz Köprüsü'nü mü vereceksiniz oyunculara? Ve o zaman biz eleştiride bulunduk diye Taksim Meydanı'nda asılacağız herhalde.
Baksanıza bazılarını eleştirmek şimdiden 'günah' statüsüne girdi bile.
Ah benim Milli Takımım.
Tebrikler. Macaristan Zaferi için.
Ama ben size Macaristan'ı yenemezsiniz demedim ki...

Hüseyin Balcı
09-14-2007, 10:24
çirkef hagı'nin çamur öğrencisi emre sanada böyle hareketler çok yakışıyor böyle bir hareketi alimallah bizim bir oyuncumuz yapsaydı beşiktaş maçında (pascal olayında gördük ne farkı varsa etik olarak) gazetelerde manşet olurdu 1 hafta bu basına az bile gerçi.

Bülent Girgin
09-14-2007, 10:50
buda hiç sevmedigim dobermanin bugünkü yazisindan alinti :

Macar maçında gol attık, takım kaptanı Emre döndü basın tribününe, kol gibi kol gösterdi.

Bu yetmemiş olacak ki, ikinci golde de kol şovunu sürdürdü.

Hepsinde aynı isim var

Herhalde dikkatinizi çekiyordur. Bütün bu olayların maalesef hepsinde Milli Takım Teknik Direktörü var.

Hırslı olmak güzel bir şey... Kazanmakta... Tavla oynarsın, kazanamazsan masayı ısırırsın, o da güzel.

Ama Milli Takım Teknik Direktörü, yani İmam olarak önce sen dikkat edeceksin ki, cemaat işin içine etmesin.

Futbol Federasyonu maçtan iki gün önce bir bildiri yayınladı ve kamuoyunu uyardı; "Aman dikkat.. Macar maçında olaylara sebebiyet vermeyelim. Ceza alırsak çok ağır olur."

Ey Futbol Federasyonu, İsviçre maçındaki olayları çıkaran ve Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyaya rezil eden Fenerbahçe Stadı’ndaki seyirciler değil ki... Niye onları uyarıyorsunuz?.

O MÜTHİŞ organizasyonu kimler yapmışsa siz onları uyarın...

Ayrıca bu bildiriyi yayınlamak da çok tehlikeli.. Seyircinin aklında bir şey yokken maç ters gider hedef göstermek gibi bir şey.. Yani ateşle oynuyorsunuz..

Sevgili Fatih Terim. Türk Milli Takımı’nın başarılı olmasını yalnız sen değil, hepimiz gönülden istiyoruz. Ama sen maalesef zaman zaman basın ile futbolcuları ateşleyerek onları karşı karşıya getiriyor ve futbolcularını bu yolla motive etmeye çalışıyorsun. Bunu zaman zaman Galatasaray’da da yaptın.

Eski bir sistemdir. Bazen başarılı olursun. Ama ters teperse... İşte o zaman sonun olur. Futbol maçları her zaman oynanacak. Hiç bitmeyecek. Ömür biter maç bitmez. Sevgili Fatih, yeter ki karşılıklı sevgileri saygıları bitirtme.

NOT 1: Fatih hoca, futbolda intikam, kin, nefret, mezar kazmak, kan kusmak, düşmanlık yoktur. Bizim faaliyet gösterdiğimiz yerler futbol sahaları. Mezarlıklar değil. Misal, önceki gün iyisiyle kötüsüyle, futboluyla İnönü Stadı’ndaydık. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda değil.

NOT 2: Türk Milli Takımı Kaptanı Emre’nin gösterdiği kolu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hak etti mi, etmedi mi? Sonucunu hep birlikte göreceğiz.

NOT 3: Emre’nin bu hareketine ceza verilmeyecekse, o zaman Nouma sormaz mı; "Benim günahım neydi?" diye.

en hosuma gidende 3. not :D

Utku Altıncık
09-14-2007, 10:54
vallaha yaaa naumaya nın ne kabahati var burda şimdi

Bülent Girgin
09-14-2007, 11:00
vallaha yaaa naumaya nın ne kabahati var burda şimdi


selam utku, bu naumada kim? :D

Utku Altıncık
09-14-2007, 11:28
bİzİm Pascal 'in KardeŞİ Abİİİ

Hasret Ergül
09-14-2007, 15:26
Emre'ye okuyuculardan tepki yağıyor




Türkiye (A) Milli Futbol Takımı'nın, 2008 Avrupa Eleme Grubu'nda Macaristan'ı 3-0 yendiği maçta, Emre Belözoğlu'nun atılan ilk golün ardından basın tribününe doğru yaptığı el-kol hareketleri büyük tepki topladı.

Emre'nin basın mensuplarına yönelik yaptığı hareketle ilgili okuyucu yorumları şöyle;

* ne kadar iyi futbolcu olsada bir daha milli takımda görmek istemiyoruz emre'yi. YAKIŞMADI senin gibi bir kaliteye emre. (MURAT ERDEM)

* Birdaha millimaça çagırılmasın.Aynı hareketi birdaha yapar (naci can)

* giydiğiniz o forma kutsaldır şehit kanı vardır sen emre belezoğlu sen kimsinki o forma altında o el hareketini yapıyosun tabi teknikdirektör etkisiz kalıyo (volkan kırmızı)

* Öncelikle Emre kardeşimizin Yapmış oldugu Hareketinden Dolayı Onu Kınıyorum
Emre Kardeşimize söylüyorum burası Türkiye o Basın Mensuplarıda Türk dür pkk lı Yada Vatanı Bölücü örgüt Deyildir...
Emre nin Basın Mensuplarından Özür Dilemesini İs. (Hüseyin Kalpar)

* Aldigimiz o kadar cezadan sonra kendi sahamizda oynadigimiz ilk macta Emre nin boyle bir haraket yapmasi cok ayip.Kendisi benim gozumde Isvicre maci suclulari icindedir,muhtemelen ingilteredeki
irkcilik suclamalarida dogrudur ve oynadigi futbol cirkin ve saldirgandir. Milli takim boyle sporculari icinde barindirmamalidir. Kimbilir belki hocasi ona o talimati vermistir. (Mustafa Ozyurt)

* Bunu gören hocası ile birlikte derhal kovulmaları gerekli. (yücel ertubay)

* Hocasına bak oyuncusunu gör misali. Kabadayı, şımarık, aga özentisi, terbiye eksikliği, eleştiri tahammülsüzlüğü gırla.. (Yakup CANITEZ)

* basın emreyi nasıl ahlak kuralları içinde eleştiriyorsa emrede basına karşı tepkisini aynı ölçüde koymalı bu el kol hareketleri ile olmaz mesela demeç vermemem gibi (berk selcuk)

* Emre de haksız degil ama bazı basın mensupları hadleri coktan aştılar. Milli forma kutsal diyen bir arkadaş var evet kutsaldır. belkide bu yüzden de yükü çok ağırdır. kolay kolay taşınmaz. bu yüklerin üstünede haksız ve saygısız eleştiriler. Sadece oyuncuya değil o kutsal formaya da yapılmıştır. (ALP ASLAN)

* bu çocuğu zamanında siz ırkçı söylemler yapmamıştır diye savunmamışmıydınız.alın sizin yarattığınız dev şimdi size küfür ediyor.bu çocuğun hocası kim bi ona bir bakın.fatih terim ve hagi.daha fazla bişey demeye gerek yok.aarif olan anladı zaten.giydiği formadan utanmadan dahasıda ordaki erkandanda utanmadan bu haraketleri yapma cesaretini ona kim vermiştir sizce... (CEM SEREFLİ)

* Fatih Terim eğer gerçekten bu hareketleri görüpte böyle bir adamı saha içinde tutuyorsa bu demektir ki, onunda basına karşı bir tavrı var. Terbiye ve saygı sporculukta değil aileden gelir. Demekki Emre aileden hiç bir şey almamış. Çok para kazana bilir ama taşıdığı forma kutsal bunu bile bile bu hareketi yapması utanç verici (cem yılmaz)

Ayhan Arslan
09-14-2007, 15:52
bu basın aslında haketti o hareketi ama yapılan yer yanlıştı