PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gençlik nereye koşuyor!


Hasret Ergül
09-07-2007, 10:11
Bu köşe okurların. Hiçbir zaman, bu sütunları kendi sorunlarımla meşgul etmedim. Bunu bilen bilir ama bu kez durum farklı. Benim yaşadığımı yaşayan ya da bundan sonra yaşayacak olan başka babalar da olduğundan eminim. Dolayısıyla bugün yazacaklarım aslında benim özelim değil tam aksine toplumsal sorunumuzdur. Geçen hafta içinde 17 yaşındaki kızım Hira ve arkadaşı Çağlar'ın da bulunduğu arkadaş grubuna oturduğumuz site dışından bir grup genç musallat oluyor. Tahrik, tehdit derken en sonunda ellerinde sopalarla çocuklara saldırmaya kadar vardırıyorlar işi. Vahşice, sonunu düşünmeden... Geldiğimiz noktaya bakar mısınız!? Gencecik on-onbeş çocuk ellerinde sopalarla birkaç gence saldırıyor. Cahil cesaretiyle, sonunu hesap etmeden yapıyorlar bunu. Yakuplu Jandarması'yla peşlerine düşmesek, iki günde tam 8 kişiyi karakola çektirmesek, yaptıklarının yanlarına kâr kaldığını düşünerek belki tekrar yapacaklar. Bu nedenle sorumlu aileler olarak peşlerine düştük, sağolsunlar Kamil Astsubay ve Uzman Çavuş Mahmut Deniz de olaya anında el koydular. Teknoloji ve istihbarat imkânlarını kullanıp, iki günde saldırgan gençleri yakaladılar. Bu olay bana bazı gençlerimizin ne kadar bilgisiz olduklarını bir kez daha gösterdi. Birileri orta öğretim ya da yüksek öğretim giriş sınavlarında boş yere sıfır çekmiyor yani. Cehalet sınırsız maşallah. Eline sopa, yanına iki arkadaş alınca kendini mafya dizilerindeki kahramanlardan (!) sananlar, karakol kapısından girince süt dökmüş kedi... Suç işlerken sanıyor ki, yanına kâr kalacak, kimse peşine düşmeyecek. Televizyon dizisinde yaşadığını düşünüyor belki de... Bir zamanlar dizileri izleyen genç kızlar artist olmaya özenir kötü yola düşerlerdi, sanırım şimdi genç erkekler çeteciliğe özenip yoldan çıkıyor. Ekranlardaki mafya dizilerine senaryo yazanlara bir önerim var; kardeşim millete kabadayılık öğretmekse niyetiniz, hiç değilse harbisini öğretin. Yalnızca kötülerle savaşan, bilek gücünden başka bir şeye güvenmeyen, eski İstanbul mahalle kabadayılarını anlatın gençlere! Barışı anlatın, birlikte yaşamayı özendirin diyecem ama bu konu reyting yapmaz, sizin de işinize gelmez. Dolayısıyla sevgiyi öğretmeye niyetiniz yok bunu anladık ama hiç değilse mertliği öğretin!!! Muhtemelen senaryolarınızla yoldan çıkan gençlerden bazıları bugün benim çocuğumla karşılaştı, peki yarın sizin çocuğunuzla karşılaşmayacağını nereden biliyorsunuz? Bu konuda bir garantiniz var mı? Bu gidiş iyi değil. Haberiniz ola!


Turgay DEMİR