PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Holosko'nun anımsattıkları / 03.1.2008


Hasret Ergül
01-03-2008, 07:41
Futbolcu transferi veya yabancı oyuncu alımı konusundaki düşüncelerimi bilir dikkatli okuyucularım. Bir kurumun saygınlığını kazanması için öncelikle kendi insanlarını yetiştirmesi gerekmektedir. Beşiktaş bunu en somut biçimde gerçekleştirmiş takımlarımızdan biridir geçmiş yıllarda. İyi bir iskelet kadro oluşturup eksikleri dikkatli ve özenli araştırmalardan sonra gidermek doğru transfer yapmaktır bir bakıma.
Öyleyse bir oyuncuya verilen astronomik transfer ücreti hiçbir şeyin garantisi olamaz. Orta halli bir futbolcu transfer edilip daha fazla verim almak gibi bir durum da vardır futbol kültürümüzün içinde. Yüzüncü yılda İtalyan Giunti transfer edildiğinde bu futbolcuyu çoğunluk tanımıyordu Türkiye’de. Ama en anlamlı şampiyonlukta, anahtar futbolculardan biri oldu İtalyan oyuncu. Buna karşın çok büyük paralar karşılığı transfer edilen, dünya çapında üne kavuşmuş birçok oyuncu da düş kırıklığı yaşatabiliyor kendilerine bel bağlayanlara. Örneğin; Ortega, Ricardinho, Kleberson ve Lincoln...
Şimdilerde Beşiktaş’ta gündemin tam ortasına oturan konu Holosko transferidir. Holosko’nun futbolculuğuna kimsenin diyeceği bir şey yok. Demediler de. Birçok meslektaşım olumlu yazılar yazdı. Holosko’yu, Türkiye’ye geldiği ilk yıl bir Galatasaray maçında izlemiştim. Hatta Ali Sami Yen’deki maçta görevli de değildim. Maça gitmekteki asıl amacım Zelenka’yı izlemekti. Anca oyunun ilerleyen bölümlerinde Holosko’yu daha çok beyendiğimi itiraf etmeliyim. Galatasaray savunmasının arasına dalıp kafa ile attiğı gol çok hoşuma gitmişti. Ersun Yanal’ın çok kaliteli bir genç oyuncu bulduğuna inanmıştım, bu inancım da bugüne kadar herhangi bir değişiklik de olmadı.
Ne var ki, bugünün futbolunda tek başına bir futbolcu sorunları çözmekte yeterli olamıyor. Birlikte oynayan futbolcuların birbirlerini tamamlaması, uyumlu ve dengeli olması şarttır. İngiliz doğa bilimci Charles Darwin boşuna “Zeki ve güçlü olanlar değil, uyumlu olanlar yaşamda kalıyor” dememiş. Ne Ortega ne de Ricardinho kötü futbolcuydu. Ama onlar Türkiye’deki koşullara ayak uyduramadılar.
Holosko üç yıldır oynadığına göre, büyük takım forması ağır da olsa uyum sorunu yaşamaz. Ancak Holosko; Zelenka ve özellikle de Meduna ile birlikte çok etkili oynuyordu. Meduna’nın kalp sorunu yaşaması Ersun Yanal’ın durumunu bile etkiledi. Ancak Holosko’nun Cisse, Delgado ve Bobo üçlüsünün yanında başarılı olacağını sanıyorum. Tartışma konusu olan, Holosko’nun futbolculuğu değil, Beşiktaş’ın toplamda 18 trilyon lira karşılığında bir futbolcuyu transfer etmesinin kulüp açısından doğuracağı ekonomik sorunlardır. Daha da önemlisi Süleyman Seba döneminden sonra Beşiktaş yönetimlerinin, yanlış transferler yüzünden kulübü borç batağının içine çekmesidir.



Metin Tükenmez

Nihal Aslan
01-03-2008, 09:05
evt katılıyorum birisinin alınması deil olay verilen paranın coklugu ve giden 2 futbolcu .... kimsenin holoskoya karsı bi antipatisi yok ama işin içine bukadar para ve sevdiğimiz takıma uzun zamn emek vermıs insanlar gittiginde üzülüoruz ve ister istemez NEDEN ? die soruyoruz