Mehmet Erhan
02-26-2008, 13:27
Hoşgeldin Endüstriyel Futbol, Elveda Halkın Takımı Beşiktaş
--------------------------------------------------------------------------------
Bugünlerin geleceğini hepimiz biliyorduk.
Seba'dan sonra önce şirket olan, daha sonra hedefini endüstriyel futbol olarak belirleyen Beşiktaş'ta bugün bir milattır.
Kötümser olmak istemiyorum ama Beşiktaş endüstriyel futbola bugün itibariyle resmen hoşgeldin demiştir.
Takım tutmuyoruz aşk yaşıyoruz derken, aslında Beşiktaş'ın, Beşiktaşlılığın anlamının futboldan, golden, kupadan, şampiyonluktan öte birşey olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Tribündekiyle sahadakinin Beşiktaş için bir olduğu, paylaşımın ve emeğin bu vahşi kapitalist düzende değer gördüğü tek yerdir İnönü Stadı.
Her düşünceden, her siyasi görüşten, her türlü ekonomik ve toplumsal gruptan stada gelen insanların Beşiktaş çatısı altında birleştiği, bu dünya düzeninin ne kadar maddeye dayanan dayatması varsa hepsine karşı çıktığı, rakipleri pahalı ve yıldız futbolculara taparken kendisi takımın belki de en ucuz ve en yıldız olma potansiyeline sahip olmayan adamına sahip çıktığı, sonuçla, akılla, mantıkla değil duygularıyla hareket eden insanların oluşturduğu bir ruhtur Beşiktaş taraftarı.
Öyle birşey ki bu; sen tribünde daha fazla haykırırsan aşkını sahadaki bir kartal olduğunun farkına varacak, gol yediğinde saldır Beşiktaş'ım diye bağırınca Beşiktaş maçı çevirecek.
Öyle bir paylaşım ki bu Beşiktaş olmazsa sen olmazsın, sen olmazsan Beşiktaş olmaz.
Yeni stat projesinin ilk adımı atıldı bugün. Hayırlı olsun Beşiktaş'a. 105 yıllık çınar en iyisine layıktır.
Belki de bu statla beraber Beşiktaş çok büyük gelirler elde edecek, Avrupa kupalarında zaferler kazanacak. Müzesi kupalarla dolup taşacak. Yıldız futbolcular adeta gelmek için yarışacak Beşiktaş'a.
Peki ya Beşiktaşlılık ne olacak? Halkın takımı Beşiktaş ne olacak?
Galiba tarih sayfalarında, herkesin özlem duyduğu nostaljik bir zaman dilimi olarak kalacak.
Olaya sadece futbol mantığı içinde bakanlar, şifreli kanal paketlerini alıp haftasonu keyfi için maç izleyenler, senede birkaç büyük maça gidenler, benim takımım niye bir Manchester United, Chelsea gibi top oynamıyor diyenler yukarıda yaptığım yorumların hiçbirine katılmayacaklar ve ne varki bunda diyecekler, hatta herşey Beşiktaş için gerekirse izlemeyiz, gitmeyiz stada diyecekler.
Olur mu peki?
Et tırnaktan ayrılır mı?
Beşiktaş için herşeyini bir yana bırakıp, sırf o tribünde yerini alıp Beşiktaş'a destek olmak için binbir türlü fedakarlık yapmış insanlara paran yok gelme diyebilir misiniz?
Kendi hayatlarında ekonomik sıkıntılarla boğuşan, türlü türlü dertlere sahip olanlar için Beşiktaşlılık; bu dünyada adaletin, emeğin değer gördüğü, hiçbir sınıf ayrımı olmadığı, herkesin Beşiktaşlı olduğu için değer gördüğü bir ruhtur.
O ruhu ekonomik kıstaslarla parçalara bölmek, sevdasının önüne maddi engeller koymak belki Beşiktaş'a değil ama Beşiktaşlılığa büyük zarar verecektir, belki de bu yaşam tarzı dediğimiz ruh yavaş yavaş yok olacaktır.
Umarım gelecek beni yanıltır, umarım Beşiktaşlılık tarihte nostaljik bir sayfadan ibaret olmaz.
Umarım yaşlandığımızda gelecek nesillere bırakabileceğimiz bir Beşiktaşlılık kalır.
ALINTI...
--------------------------------------------------------------------------------
Bugünlerin geleceğini hepimiz biliyorduk.
Seba'dan sonra önce şirket olan, daha sonra hedefini endüstriyel futbol olarak belirleyen Beşiktaş'ta bugün bir milattır.
Kötümser olmak istemiyorum ama Beşiktaş endüstriyel futbola bugün itibariyle resmen hoşgeldin demiştir.
Takım tutmuyoruz aşk yaşıyoruz derken, aslında Beşiktaş'ın, Beşiktaşlılığın anlamının futboldan, golden, kupadan, şampiyonluktan öte birşey olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Tribündekiyle sahadakinin Beşiktaş için bir olduğu, paylaşımın ve emeğin bu vahşi kapitalist düzende değer gördüğü tek yerdir İnönü Stadı.
Her düşünceden, her siyasi görüşten, her türlü ekonomik ve toplumsal gruptan stada gelen insanların Beşiktaş çatısı altında birleştiği, bu dünya düzeninin ne kadar maddeye dayanan dayatması varsa hepsine karşı çıktığı, rakipleri pahalı ve yıldız futbolculara taparken kendisi takımın belki de en ucuz ve en yıldız olma potansiyeline sahip olmayan adamına sahip çıktığı, sonuçla, akılla, mantıkla değil duygularıyla hareket eden insanların oluşturduğu bir ruhtur Beşiktaş taraftarı.
Öyle birşey ki bu; sen tribünde daha fazla haykırırsan aşkını sahadaki bir kartal olduğunun farkına varacak, gol yediğinde saldır Beşiktaş'ım diye bağırınca Beşiktaş maçı çevirecek.
Öyle bir paylaşım ki bu Beşiktaş olmazsa sen olmazsın, sen olmazsan Beşiktaş olmaz.
Yeni stat projesinin ilk adımı atıldı bugün. Hayırlı olsun Beşiktaş'a. 105 yıllık çınar en iyisine layıktır.
Belki de bu statla beraber Beşiktaş çok büyük gelirler elde edecek, Avrupa kupalarında zaferler kazanacak. Müzesi kupalarla dolup taşacak. Yıldız futbolcular adeta gelmek için yarışacak Beşiktaş'a.
Peki ya Beşiktaşlılık ne olacak? Halkın takımı Beşiktaş ne olacak?
Galiba tarih sayfalarında, herkesin özlem duyduğu nostaljik bir zaman dilimi olarak kalacak.
Olaya sadece futbol mantığı içinde bakanlar, şifreli kanal paketlerini alıp haftasonu keyfi için maç izleyenler, senede birkaç büyük maça gidenler, benim takımım niye bir Manchester United, Chelsea gibi top oynamıyor diyenler yukarıda yaptığım yorumların hiçbirine katılmayacaklar ve ne varki bunda diyecekler, hatta herşey Beşiktaş için gerekirse izlemeyiz, gitmeyiz stada diyecekler.
Olur mu peki?
Et tırnaktan ayrılır mı?
Beşiktaş için herşeyini bir yana bırakıp, sırf o tribünde yerini alıp Beşiktaş'a destek olmak için binbir türlü fedakarlık yapmış insanlara paran yok gelme diyebilir misiniz?
Kendi hayatlarında ekonomik sıkıntılarla boğuşan, türlü türlü dertlere sahip olanlar için Beşiktaşlılık; bu dünyada adaletin, emeğin değer gördüğü, hiçbir sınıf ayrımı olmadığı, herkesin Beşiktaşlı olduğu için değer gördüğü bir ruhtur.
O ruhu ekonomik kıstaslarla parçalara bölmek, sevdasının önüne maddi engeller koymak belki Beşiktaş'a değil ama Beşiktaşlılığa büyük zarar verecektir, belki de bu yaşam tarzı dediğimiz ruh yavaş yavaş yok olacaktır.
Umarım gelecek beni yanıltır, umarım Beşiktaşlılık tarihte nostaljik bir sayfadan ibaret olmaz.
Umarım yaşlandığımızda gelecek nesillere bırakabileceğimiz bir Beşiktaşlılık kalır.
ALINTI...