PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Konya Galibiyeti İle İlgili Yazılar


Hasret Ergül
01-13-2008, 12:11
http://www.sporyazarlari.com/Yazarlar/E6B957A742A34865AED52F65C392FD8D.gif

Beşiktaş daha iyi

Bu oyunda Tello'nun giderek daha fazla inisiyatif alışının ve hemen her hareketinin olumlu sonuçlar doğruşunun payı büyük


Holosko'nun katkısından bağımsız olarak, Beşiktaş'ın ilk yarıda oynadığı tüm deplasman maçlarından daha iyi performans gösterdiğini söyleyebiliriz.
Eğer ilk yarıda Ali Tandoğan ters toplarda girdiği pozisyonların ikisinde kendisini yere atmayı tercih etmese ya da diğer 2 pozisyonda biraz daha soğukkanlı vuruşlar yapabilse bunun skor olarak karşılığını da alabilirlerdi.
Bu oyunda Tello'nun giderek daha fazla inisiyatif alışının ve hemen her hareketinin olumlu sonuçlar doğruşunun payı büyük. Ligin en parlak duran top ustalarından biri o. Attığı ters uzun toplardaki isabet oranı da müthiş. Onun ligin en iyi 'yeni geleni' olduğuna hiç kuşku yok. Eğer Beşiktaş biraz daha oturmuş bir takım olsaydı değeri ve katkısı daha da büyük olurdu.


Defans sıkıntısı
Beşiktaş'ın oyun organizasyonu ilk yarıya oranla çok daha iyi. Orta saha ve hücum oyuncularının daha önde ve birbirlerine yakın olarak oyuna katılışı bunu yapıyor.
Daha dar bir alanda daha iyi bir pas trafiğiyle oynuyorlar. Dün maçı topu daha çok ileride tutmayı başararak ve sonuna kadar asılarak kopardılar. Yumuşak karınlarını topu savunmalarından uzak tutarak korudular. Yoksa Konya için daha parlak bir sonuç olabilirdi.
Evet Beşiktaş'ın savunmada yaşadığı çoğu zaman paniğe bağlı hataların bu maçta da ciddi sonuçları oldu. Yenilen golde Cisse-İbrahim Üzülmez ikilisinin böyle bomboş bir alanı Gomes'e bırakması bunun çok acı bir örneği. Acı oluşu misal Liverpool'dan yenen gollerin büyük çoğunluğunun da benzer alan kaybetmelerden kaynaklanmış olması.
Beşiktaş'ın oyunu böyle rakip yarı alana yıktığı müddetçe daha da gelişecek gibi.
Gelelim asıl önemli noktaya. Bu saha koşullarına rağmen bu kadar artan şiddette bir mücadelenin ortaya konulması iki takım için de övünülmesi gereken bir durum. Sağolun! Lige değer kattınız!


Mehmet DEMİRKOL

Hasret Ergül
01-13-2008, 12:12
http://www.sporyazarlari.com/Yazarlar/B8085BE2219D42429F5E6691ABAFC33E.gif

Önemli galibiyet

Beşiktaş zor deplasmanda son dakika golüyle altın değerinde 3 puan kazandı. Beşiktaş maça atak başladı. Konyaspor'un taktik planı oyunu geride kabul etmek, Bobo ve Holosko'yu kontrol altında tutmak, Tello-İbrahim Üzülmez ikilisinin kulvarını kapatıp, kazanılan toplarda da hücumu düşünmek. Siyahbeyazlılar rakibin ilk ciddi atağında erken skor dezavantajına düşünce maçın zorluk derecesi arttı. Dünkü kadro yapısıyla oyunu sürekli karşı alana yıkmak mümkün değildi. Çünkü ileride sırtı karşı kaleye dönük top saklayacak nokta santrfor yok. Bobo da Holosko da bu tipte forvetler değil. Ayrıca bu ikili pres de yapmıyor. Bunlara defansif yönü zayıf Delgodo'yu da ekleyince, Konya alanından çıkmakta zorlanmıyordu. Beşiktaş etkili bir baskı kuramamasına, kollektif ataklar geliştirememesine rağmen Ali ile çok önemli pozisyonlar buldu ama değerlendiremedi.
Maçı kırılma noktası ilk devrenin son dakikasıydı. Çok tehlikeli bir kontratakta Murat'ın şutunu Rüştü kurtardı, devam eden pozisyonda Veysel'in egoistliği yüzünden % 100'lük bir ikinci gol kaçtı.

CİSSE'NİN ALTERNATİFİ YOK
İkinci yarıya Beşiktaş duran toptan erken bir beraberlik golüyle başladı. Konyaspor'un ilerleyen bölümde yerleşik savunmayı bırakıp, sürekli oyuna çıkma düşüncesi başta Holosko olmak üzere Beşiktaş'ın sprinter oyuncuları için elverişli bir ortamdı. Ama Beşiktaş bu ortamı değerlendiremedi. Sağlam'ın son hamleyle biraz geç olan Nobre değişikliği uzatma bölümünde fayda sağladı ve 3 puan kazanıldı.
Dünkü maç gösterdi ki, Bobo, Holosko ve Delgado üçlüsüyle oynadığında hücumda devamlılık sağlamak mümkün değil. Ayrıca takım savunmasında sıkıntılar yaşanabilir. İlk devrede Ali Tandoğan çok iyi bir performans gösterdi. Bana göre Beşiktaş'ta alternatifi olmayan tek oyuncu Cisse. Çünkü çok iyi yer parselleyerek yalnızlığına rağmen rakibi önleyen ve basit oynayarak hücuma katkı veren bir ön libero.
Hakem Halis Özkahya oyunun üstüne çıkmadan çok başarılı bir yönetim gösterdi. Tek hatası gösterdiği süreden önce maçı erken bitirmesiydi.

Ömer ÜRÜNDÜL

Ezel Özsipici
01-13-2008, 12:13
Bu aksam stafyumu seyredicem bakaklım o zaman ne dicekler:D

Hasret Ergül
01-13-2008, 12:16
http://www.sporyazarlari.com/Yazarlar/73FF482F971A4AC69BCB009A94E0DEE4.gif

Skor aldatmasın, sorunlar aynı

Konya karşısında iki devrede iki ayrı Beşiktaş izledik.
Son anda gelen gol aldatıcı olmasın. Sorunlar aynı:
1. Beşiktaş'ın dünkü 11'iyle sezonun ilk maçında Konya karşısına çıkan 11'i arasında sekiz oyuncu farkı vardı. İlk maçtaki 11'den Hakan (kaleci), Serdar Kurtuluş, Gökhan Zan, Koray, Ricardinho, İbrahim Akın ve Serdar Özkan dün oyuna başlamadı. Haydi, Zan ve Kurtuluş sakat diyelim Koray ve Akın artık Beşiktaş takımında bile değil.
Kadroya hâlâ güven yok. Gözler transferde.
2. Beşiktaş'ın dünkü atak hattı akla yatkındı ama sorun orta alanda. Dörtlü savunmanın önünde tek defansif orta sahayla oynamakta ısrar ediyor Sağlam. O rolü de, geriye yaslanmaya pek eğilimli olan Cisse üstleniyor... Sağlam Kayserispor'a dinamik bir 4-4-2 oynatır ama nedense üç büyüklerle olan maçlarında bu düzeni bozar, bir orta alan oyuncusunu defansın önüne çakardı. Sonuçta mahkûm olmaktan ve fark yemekten kurtulamazdı. Bu anlayış geriye kapanan ya da öne geçtikten sonra 18'ine gömülen takımlara karşı işe yarayabilir. Beşiktaş'ın deplasmanda en çok puan alan takım olmasının sebebi bu.
Ancak dün Konyaspor'un yaptığı gibi rakip orta alana Sedat-Mustafa-Batista (dönme adıyla M. Karatay) gibi tekniği düşük, savaşkanlığı yüksek adamlar koyunca Beşiktaş 5-5 ortadan ikiye bölündü. Geri dörtlü oyunu çok geride kabullendi ve çakılı oynadı. Konya golünde onsekiz içinde kaleci dahil 7 (yazıyla 'yedi') Beşiktaşlı vardı, buna karşın Sedat dönen topa çok rahat vurdu.
3. Atak gücünü Tello'nun inisiyatifi ele almasına ya da şişirilmiş toplara bırakmıştı Kartal ilk yarıda. Tello da tek başına liderliği bu kadar yapıyor... Delgado'nun katkısı oyun liderliğinden çok gol pası ve organizasyonu yönünde. Pozisyonsuz ilk yarıda o da çok gerideki Cisse'nin yanına gelmekle, atağa katılmak arasında kararsız kaldı ve topa bile dokunamadı... Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi dahil deplasmanlardaki önemli maçları kaybetmesinin sebebi bu.
4. Beşiktaş'ın oyunu rakibin ve skorun durumuna göre değişiyor. Örgütlü ve iradi biçimde değil, daha çok kendiliğinden oluşuyor bu. Başta gol yememek için sahaya çıkıyor Sağlam. Dün, ayağında top tutan ve savunmaya savsaklanan Özkan'ın yerine Tandoğan'ı yeğlemesi bunun göstergesi... Gol yiyince ya da oyunun sonu yaklaştıkça savunma ileri çıkmaya, forvet dörtlenmeye, orta alanla ileri uç iç içe geçmeye başlıyor. Arkadan destek alan Delgado işlev kazanıyor... Dün ikinci yarıda olduğu gibi. Konyaspor onsekizine gömülünce, yani rakip izin verince pozisyonlar buldu Kartal... İki golü de savunmanın burnunun dibinden attı. Nobre'nin golünün Beşiktaş'ın yediği golün aynısı olması ilginç.
5. Ali Tandoğan gibi aklı penaltı ya da itirazda olan ama topu nasıl kaleye atacağını bilmeyen oyunculara çağdaş tiyatroda da futbolda da yer yok. Yöneticiler bu futbolcuları savunarak haklı zeminlerini de yok ediyorlar... Beraberlik golünde İbrahim Toraman'ı tutmakla görevli Konyalının hakeme itiraz etmekte oluşunu ise futbolun güzel adaletine bağlayalım.
Çözüm mü? Son dakika gollerine aldanmayacak, sorunlarla yüzleşeceksiniz önce. Çözümü ise çeşitli bahanelerle dışarıda değil, içeride arayacaksınız.

İbrahim Altınsay

Hasret Ergül
01-13-2008, 12:19
http://www.sporyazarlari.com/Yazarlar/F3553EE906194A4EAD52DAEAF5AC8C11.gif

Holosko’yu yok sayma maçı!..


İlk devre bittiğinde, durum şöyleydi. Konya, attığı gol dışında; sadece bir kere, o da devrenin son dakikalarında etkili olmuştu. Onun dışında yoktu.

Beşiktaş ise; 6 kez pozisyona girmişti. Cisse ve Ali Tandoğan’ın ikişer şutu, Delgado’nun uzaktan yoklaması önemliydi. Ama bütün bunlar; rakibini bastıran, yüklenen, istekli, inançlı bir Beşiktaş’ın göstergesi değildi. Pozisyonlar, önceden planlanmış atakların ürününden çok; rastgele girişimlere benziyordu. Ev sahibi bastırmadığı için, Beşiktaş’ın özverisiz çabaları kolay fırsatlarla buluştu. Bu 6 pozisyon; göz yanıltan bir sayı çokluğuydu. Ayrıca bu bile yeterli mi, değil mi; tartışılır!

***

Beşiktaş’ın en olumsuz tarafı, Holosko’nun edilmiş olduğundan, adeta kimsenin haberi yokmuş gibiydi. Bu çocuğu gören, fark eden, anlayan, besleyen kimse yoktu. Pas vermediler... Dolayısıyla Holosko kötüydü diyemiyorum. Belki kötü olmasını isteyen vardı. Bilemem! Delgado ve Tello da, istenilen kıvamda değildi. Sorumluluk yüklenmediler.

***

İkinci yarı, iki takıma da oyuna asılma isteğini aşıladı. Bu yüzden oyun hareketlendi. Karşılıklı pozisyonlar oluştu.

Konya kalecisi; Holosko gol atmasın diye yanına sokulup itti ama, böylece dikkatini dağıttı. Gol o an, İbrahim Toraman’dan geldi. Holosko’nun hiç olmazsa bu faydası oldu.

***

Dünkü maç; yeni transferi yok sayma maçıydı. Bedeli az daha iki kayıp puan olacaktı. Ama bereket versin Nobre son saniyede imdada yetişti. Beşiktaş’ın şansı yaver gitti.

Konya ilk yarıda, önde olmayı hakeden takım değildi. Ama ikinci yarıda, yenilgi ile cezalandırılması gereken takım da değildi. Yazık!



Ali Sami ALKIŞ

Hasret Ergül
01-13-2008, 12:20
http://www.sporyazarlari.com/Yazarlar/EA0E1B96837B4AE0A4813493F6B1ED1C.gif

Kazanan Beşiktaş’ın Kartalları


Futbolda başarının en önemli şartlarından biri istikrar. Kadronuzda istikrar yoksa, oyun sisteminizde de olmaz. Skorlarda da istikrar sağlayamazsınız. Bir iyi, bir kötü sonuç alırsınız.

Bakın sezonun İnönü’deki ilk maçında Konya’ya 1-0 galip gelen takımdan dün tam 8 oyuncu yoktu. Bunlardan ikisi İbrahim Akın’la Koray, bırakın sahada olmayı başka takıma gönderilmişlerdi. Sadece Bobo, Toraman ve Tello yerini koruyabilmişti... Gerçi değişiklikler olumlu yöndeydi son haftalarda. Kadro oturuyor ve Kartal en azından bol gol pozisyonuna giriyordu.

Hatta pozisyonların iyi değerlendirilmemesinden şikayet edilmeye başlanmıştı. İyi de Holosko’yla güçlenen forvet hattına rağmen Beşiktaş’ın dünkü kadrosuyla dengeli bir takım oluşturması mümkün mü? Sezon başından beri iddiam Siyah-Beyazlıların esas olarak orta alanlarında güç koyamadıkları için defansta ve forvette zaaflar yaşıyor olmaları. Tabi zayıf takımlara karşı bu zaaf ortaya çıkmıyor. Ama orta alanında basan takımlara karşı Beşiktaş her zaman zorlanıyor. Bu nedenle Konya maçı ilk ciddi sınavdı Kartal için. Ev sahibi ekip ilk yarı orta alanı ele geçirince zaten geri dörtlüye yakın oynayan Cisse defansa iyice yapıştı. Orta alanı çabuk geçen Konyalılar bir de yakın takibe alınmayınca karşılaşmanın ilk golüne kavuşuverdiler. Konya’nın golü, 6 Beşiktaşlı savunmacı arasından Sedat’ın rahat rahat attığı şutla gerçekleşti... Bu arada Beşiktaş da pozisyonlar yakaladı tabi.

Ama anlaşılan o ki Kartal’ın gole kavuşması için öyle birkaç pozisyon yetmiyor. Yani pozisyon değerlendirme yüzdesi düşük. Tello yine tek garantili yolun uzaktan atılan şutlar olduğunu bildiğinden bunu denedi birkaç kez.

Ne ki Beşiktaş’a beraberlik golünü bir savunmacı, İbrahimlerden Toraman olanı, kazandırdı. Duran bir toptan. Kornerden. Beşiktaşlı oyuncular galibiyetle ısınmaya, Konyalılar da bir puana sevinmeye niyetlenmişlerdi ilerleyen dakikalarda. Beraberlikten sonra Beşiktaş yüklendi, Konya savunmaya çekildi.

Son saniyede atılan golle Beşiktaş’ın kartalları kış ortasında yazı yaşadı, Konya’nın Selçuklu kartalları donup kalıverdi... Dünkü maçın tartışmasız galibi ise dostluk ve centilmenlikti. Tebrikler ve teşekkürler Konyalı futbolseverler.


Gülengül ALTINSAY