Orijinalini görmek için tıklayınız : LİVERPOOL Maçı Ardından Yazarların Yorumları...
Hasret Ergül
11-07-2007, 08:33
Keep Walking
Adamlar “You will never walk alone” derken bizim “you will never walk again” diyecek halimiz yok herhalde takımımıza..
Beşiktaş zorlu bir dönemden geçiyor. İçeride ve dışarıda. Mazeret aramak isterse elbette bulur. Ama gerçekten bir şeylerin üstünden gelmek istiyorsa evvelemir biran önce kendi iç hesaplaşmalarını tamamlayıp yapılanmasını değiştirmesi lazım.
Şimdi tutup sizlere Liverpool maçından bahsedecek değilim. Onu zaten herkes yapacaktır. Ufak hata büyük hata, yapsaydı yapmasaydı, alan daralttı, koridor boşalttı bunları geçelim.Beşiktaş yarınlarına nasıl aydınlık çıkar ona bakılım.
Geride iki maç var, bunları kazanırsa zaten Avrupa’da şampiyonlar ligi olmasa bile UEFA da devam eder ama bununla da bitmez.. Bununla da bugüne kadar yapılan yanlışların üstü örtülmez, örtülse bile bir yerden açık verilir.
Birileri çıkıp da “Beyler bu kulübün adı BJK adını BÇK’ye çevirmeye çalışmayın” demezse, ya da “Burada başarı desibelle değil oynanan futbolla ölçülür” diye dikilmezse, ya da stadın en güzel yerlerini üç kuruşa kendi bekası için gruplara bırakmayı kesmezse o zaman bu büyük kulübün büyüklüğünden söz etmek oldukça zorlaşır.
Beşiktaş, Anfield Road da Liverpool’a yenilen ilk takım değil son da olmayacak, yenilen farkı o kadar da kafanıza takmayın, dert edecekseniz eğer bir şeylere Beşiktaş’ı nasıl Avrupa’nın büyükleri arasına sokarsınız onu dert edin.
Büyüklüğü yönettiğiniz takımın üstünden alıp, o büyüklükten keyif alması gerekenlerin idaresine verirseniz, küçülmeye başladığınızın resmidir.
Beşiktaş ne bu sonuçla küçülür, ne başka yenilgilerle, Beşiktaş’ı Beşiktaş’ın kendisinden başka kimse küçültemez.
O zaman ne diyeceğiz.
Keep Walking
Necil Ülgen nulgen@fanatik.com.tr
Hasret Ergül
11-07-2007, 08:34
Hezimetten de öte
Ne diyeceğiz şimdi bu sonuçtan sonra? Beşiktaş kötü mü oynadı, yoksa yanlış adamlarla mı sahaya çıktı Ertuğrul Sağlam? O mu hatalıydı yoksa bir diğeri mi? Savunma böyle mi kademeye girmeli, orta alan böyle mi pres yapmalıydı? Gerçekte bütün bunları hiç kurcalamaya değmez. Beşiktaş ne kötü oynadı, ne de sahaya yanlış çıktı... Doğrusu, aslında dün geceki oyunda bir rakibin olmadığı gerçeğiydi. Bir kırmızı kedi, bir beyaz fare ile oynadı durdu. 15 gün önce harikulade bir atmosferde, muhteşem bir oyun ve skorla sahadan ayrılmış bir ekip, 15 gün sonra nasıl olmuştu da 1970’lerin, her İngiltere ile oynadığında 8’li ve 5’li bilezik muamelese gören Türkiye’sine dönüşmüştü. Ama yine de Şampiyonlar Ligi’nde adından sık sık söz ettirecek bir unvana da sahip oldular. Artık bu lig başladığından bu yana en farklı yenilginin sahibi Beşiktaş... Şimdi bakalım Markus Merk’e mi düdüğü bırakması konusunda baskı yapılacak, yoksa Şenes Erzik’in istifası yönündeki baskılar mı artacak...
Beşiktaş hem kulüp, hem de takım olarak boyunun ölçüsünü alabileceği bir olay gerekiyordu. Bizce dün gece bunun gereği yapıldı. Bundan sonra düşünmesi sırası da, gereğini yapması gerekenlerde.
Basri Baykoç bbaykoc@fanatik.com.tr
Hasret Ergül
11-07-2007, 08:34
Dağıldık
Sadece kafa olarak değil, bedenen de hazır olmadığımız bir maç. Adamlar da inanamadı zaten. Arada tek bir fark vardı: Biz ayakta duramıyoruz, düşen kalkamıyor, onlar ayakta duruyor. İki gündür Londra-Liverpool arasında gittik geldik. Hiç böyle bir sonuç kimsenin aklından geçmiyordu. Maça sadece biz değil, takım da belli ki hazır değildi. İki gündür herkesin aklı cumartesi gecesinde... Keşke o gece yaşanmasaydı. Keşke o maç ertelenseydi. TFF’nin aklı fikri Türk Milli Takımı... Ancak bilmeliler ki milli takım, bu takımlardan oluşuyor. Liverpool ya da bugünkü PSV maçı, Norveç maçından daha mı önemsiz? Olaya bu yönden bakınca, Başkan Demirören ve arkadaşlarına hak veriyorum. Moral bozukluğu yanında takımın kadro yapısı da ilk maça göre farklıydı. Bazı oyuncular var ki olmazsa olmaz; Tello, Gökhan Zan. Doğrusunu isterseniz, ilk maçtaki gibi huzurlu bir beklenti içinde değildik. Ama hayal de kurmuyor değildik, ya tutarsa diye... Ama tutmadı, çünkü İbrahim Üzülmez’in bölgesinde Benayoun ve Crouch’u durduramadık. Ve tabi ki dağıldık. Değil bu kelime hafif kalır, darmadağın olduk.Adamların düşüncesi, gol ve direk kale... Senin düşüncen; gol yememek, 20 pas yapıyorsun. Hâl böyle olunca, olacağı da buydu. Ben bu maçı zaten kayıp hanesine yazmıştım. Asıl kıyamet, yarından sonra Sivas maçına kadar kopacak. Çünkü Beşiktaş’ta artık saha içine giremez oluyoruz. Bunun sebebi ne taraftar ne takım... Sebebine sebep olanlar, çok kısa bir süre içinde ne olursa olsun bedelini ödemeli. Yalnız Mehmet Sedef’e bir sözüm olacak: Burak Yılmaz’la çok dolaştı. Ama yanlış huy edindi. En çok öğrendiği şey de yerden kalkmamak... Bu maçtan şu sonuç çıktı. Gelecek günlerde Beşiktaş’ın da, Federasyon’un da sıkıntılı günler yaşayacağı.
Yemen Ekşioğlu yeksioglu@fanatik.com.tr
Hasret Ergül
11-07-2007, 08:35
Keşke PAF olsaydı
Bunun adı pisi pisine hezimet, başka bir şey değil. Liverpool uyuyor ve Beşiktaş oyuna iyi başlamış. Kendi kendimize ipi boynumuza geçirmesek, rakibin bize bir şey yapacağı yok. Beşiktaş'ın da gol yemek için rakibe ihtiyacı yok zaten. Kendi kendine atıyor maşallah! Gökhan Zan'ın yokluğunda Crouch'un oynaması rakibe havadan müthiş bir üstünlük sağlarken, Torres gibi bir yıldızın kulübede oturması da bizim için bir avantaj sayılırdı. Çabuk oyuncularımızla en azından Crouch'u yerden etkisiz hale getirmek çok kolay olabilirdi. Olmadı. Aksine havadan etkili olmasını önlerken yerden durduramadık. Önüne pas verdik, kaleye şut attı seyrettik, kaleciden döndü yine seyrettik. Oysa o sırada ceza sahası içinde iki oyuncumuz, bir de kalecimiz vardı. Crouch uzun bacaklarının farkıyla perdeyi açtı. İlginçtir ama bu golden sonra Liverpool yine öyle ahım şahım bir futbol sergilemedi. Saman alevi gibi bir parlayıp bir söndüler ama her parlayışları oyuncularımızın ve kalecimizin katkısıyla gol oldu.
Paniğin bedeli ağır oldu
İlk yarıyı özetlersek, iki takımda benzer şeyler yaptı ama bir farkları vardı. Liverpool özgüvenle yaptı yapacağını, Beşiktaş ise panik halinde. Hal böyle olunca onların yaptıkları sonuca yansırken bizimkiler suya yazılmış yazı gibi kaldı. İkinci yarıya gelince, bu devreyi anlatmak için bambaşka şöyler söylemek gerekir. Kimse ne yaptığını bilmiyordu, Hakan tek kelimeyle şaşkına döndü. Voronin halı sahada oynarcasına rahattı, Crouch hiç bu kadar rahat pozisyona girdi mi bilmiyorum. Riise, Gerrad, Benayoun başta, topu alan kalemize yüklendi. Biz yine seyrettik. Benayoun da her fırsatı değerlendirdi deyim yerindeyse. Farkı yarattı! Hiç kişiselleştirmeye gerek yok, takım halinde yapılan gereksiz panik vardı ve bedeli ağır oldu. Sonuç olarak tarihi bir hezimet oldu, keşke PAF takımı sahaya çıksaydı.
Turgay DEMİR
Hasret Ergül
11-07-2007, 08:36
Kara leke
Liverpool-Beşiktaş Şampiyonlar Ligi maçı.
Dakika 19. Crouch: 1-0.
Dakika 32. Yossi Benayoun: 2-0
Dakika 53. Yossi Benayoun: 3-0
Dakika 56. Yossi Benayoun: 4-0
Dakika 69. Gerrard: 5-0
Dakika 79. Babel: 6-0
Dakika 81. Babel: 7-0
Dakika 89. Crouch: 8-0
Bu manzaranın neresinde cesaret ve gurur var. 'Sorumluluk almakta, topu kontrol etmekte ve rakibe sert yüzünü göstermekte zorlanan Beşiktaşlı futbolcular ilk yarıda insiyatifi tamamen İngilizlerin eline bıraktı' diyecektik gereği kalmadı. '3-0'dan sonra oyunda sertlik olur, Beşiktaşlı oyuncular bunu sindiremez. Bunu çıkarmak için gereğini yapacaklardır' diye bekledik onu da göremedik Özür dileyerek söylüyorum ki dün gece rakibe atılacak birkaç kasıtlı tekmeyi, görülecek kırmızı kartı bekledim. Artık çocuklarına anlatmak zorunda kalacakları 8 şiddetinde hatıraları oldu. Bu kâbusun onları yalnız bırakacağını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Cesaretten ve onurdan habersiz ve bunun bedelini kara bir leke olarak dün ödeyen tek taraf Beşiktaş takımıydı. Bunu temizleyecek olanda teknik kadrosu ve takımı. İlk ödemesi gereken de Beşiktaş yönetimi.
Fatih DOĞAN
Hüseyin Balcı
11-07-2007, 08:40
yönetim artık bırakın şu yorumları çok bilmişlerin yaptığı yorumlardan bıktım destan yazarkende kaale almıyodum bugünde bu topic bence kalabalıktan başka bişey olmuyor konuşulması gereken konular alta düşüyo gitsinler aziz amcalarına anlatsınlar masalları.
Hasret Ergül
11-07-2007, 09:14
NEYİ BEKLİYORLAR?
07.11.2007
Liverpool zaferinden sonra Beşiktaş havalara fırlatılmıştı.
Siyah-beyazlı ekip Anfield Road'a fena çakıldı.
İnönü'de Beşiktaş duygusal mücadelesi ile kazanmıştı.
Vatan-Millet-Sakarya ile 1-0 elde etmişti.
İşte ertesi gün sevinirken de düşünebilseydik!
Tribün dışında da maçı en azından kasetten bir kez izleyebilseydik.
Anlaşılan Beşiktaş cephesi sadece sevinmiş.
1-0'lık zaferden sonra bu takımın hedefi UEFA olmalı demiştim.
Bu bile zor, bunun için bile çok ter lazım demiştim.
Ağır eleştirerek yağmur gibi tepki almıştım hatta.
Liverpool deplasmanında sergilenen performans her şeyi özetledi.
‘Orası Ada, karşımızdaki Liverpool’ söylemleri geçersiz.
Sizin için Liverpool kıstas olmayabilir.
Benim için futbolun sınavıdır.
Marsilya değil miydi o Anfield'da kırmızıları tek golle geçen?
İnönü'deki zaferden sonra kalemler de akıllar da duygusaldı.
Skoru yorumladılar. Bunu teknik kadro, Beşiktaş yönetimi bile yaptı!
Şimdi gözlerim o kalemleri arıyor.
Kendi yazdıklarına bile inanmayanları..
Şimdi de eminim yerden yere vurma zamanıdır.
Onlar için böyle zamanlarda futbolu etütleme zamanı.
Belki halen daha o Liverpool zaferini yazan bile vardır.
Beşiktaş dün bu sezonun en gerçek yüzleşmesini yaşadı.
Kadronun zayıflığını, gücünü gördü.
Hani tekrar diyorum ya, şöyle bir lüksü yok kimsenin.
'Liverpool ile oynuyorsun' mazareti...
Ertuğrul Sağlam sezon başından beri bu takıma defans aşılıyor.
Beşiktaş Liverpool deplasmanında facia bir skor alıyor: 8-0
Dün kötü olanları tek tek sıralamak istemiyorum.
İsimlere indirgendiğinde sancı yaratacak sözler söylenir çünkü.
Alaycı benzetmelere gerek yok.
İyi olan yoktu diyerek Beşiktaş açısından özetleyebiliriz maçı.
YÜZLEŞME
İnönü'deki galibiyetten sonra hiç mi çalışmadı bu takım?
O maçta yapılan hataların kopyası vardı dünkü maçta.
Sezon başından beri söylenen şeyler...
Bu takımın alternatif oyuncuları yok.
Gökhan Zan sakatlanıyor.
Beşiktaş yan top kabusu yaşayacak görünüyor.
İşte sonuç..
Bir Tello'nun yedeği yok.
Tello olmuyor, orta alanda birbirine bakan bir 3'lü.
Sezon başı sadece Konyaspor'a karşı iyi oynayabilecek yabancılar alan yönetim aldığı riskten dolayı şimdi epey mutludur belki de. Hayır yani takımda kadro yok! Beşiktaş ismi ne yapsın...
TFF 1. Lig'de oynayan takımların bile geri dörtlüsünde ideal en az ikişer takım kancaları var.
Beşiktaş'ta geri dörtlüden bir kişi eksik olduğunda 'oynamıyorum ben' diyor bu takım.
Rakip dün 7 orta saha ile oynuyor.
Beşiktaş'ta onu karşılayan kişi sayısı 3.
Liverpool kalecisi Reina’ya maç boyu 8 kez top geliyor. 6’sı geri pas.
Ligde 11 maçta 9 gol yiyen takım Avrupa'da bir maçta 8 gol birden yedi.
Kanatlar boş olsa belki fark bu kadar olmazdı dedirten bir İbrahim Üzülmez performansı.
Bunlar en keskinleri, sadece bir avuç kadar olanları.
Dedim ya ötesine, dibine o kadar çok girilir ki...
Bu yüzleşmenin sinyallerini hiç vermedi değil mi bu takım?
Beşiktaş defansını zorlayan isim futbolcu statütünde olsa ona da içimiz gitmeyecek.
Peter Crouch'un önünde durmanız yeterli durdurmanız için ama...
Bunu bile yapamayacak güçte olduğunu düşünen futbolcular ve ruhları.
Daha fazla kurcalayıp da Beşiktaşlı taraftarların hayallerini kırmayalım...
Beşiktaş yönetimi şimdi gitsin hala PAF takımıyla çıkmayı konuşsun.
Önünüzde bir Liverpool maçı var.
Sizin gerekirse gidip idmanda futbolcularınızın sırtını sıvazlamanız gerek.
O isimler mikrofonlarda.
Futbolu psikolojisi durup kendine, ne oluyor demiştir elbet..
Ayrıca teknik ekip derbiyi unutturamasın.
Kondisyonerler futbolcuları 3 günde bir maç oynatmaya bir türlü alıştıramasın.
Bu takım ne zamandan beri çalışıyor?
İki sezondur Beşiktaş taraftarının içinde yönetimlerine olan öfke artıyor.
Hep halı altına süpürülüyor.
Son örnek derbiydi.
Yine günü kurtardı Demirören’ler, Engin’ler...
Dünkü 8-0’lık skordan sonra Sinan Engin yine mikrofonda ve sözleri;
“Bu taraftar merak etmesin daha iyi transferler yapacağız. Biz sizden daha çok üzülüyoruz. Malzeme buydu, farkındayız. Derbi işte bu yüzden ertelensin demiştim. Bunu düşünmüştüm birazdan. Biz Türkiye’de iyi takımız. Türkiye’de varız. Lider ile aramızda dört puan fark var”
Bu açıklamalara kamera şakası deseler eminim herkes sevinir.
Ama ne yazık ki gerçek…
Yine Beşiktaş taraftarının önüne geçerek bir orta oyunu…
Bu taraftar kandırılmasın artık…
Yöneticilerin önünde bir G.Saray örneği var. G.Saray’da kaosa girerken iki transfer yaparak dönemi kurtardı bu sezon. Onun güvenindeler. İki yıldız ile yine varız diye düşünüyorlar…
Bu takımın kötü oluşunun baş sorumlusu kimdir biliyor musunuz?
Ne Ertuğrul Sağlam, ne siyah-beyaz formalılar.
Kötü futbolcuları, kötü de değil 3-4 isim dışında 3. sınıf futbolcuları Ertuğrul Sağlam'a 'sen istedin' baskısıyla verip takım kurduğunu zanneden yöneticilerdir. Bile bile bu takıma kötülük edenler.
Bazı isimler koltuğuna 'Beşiktaş'ın hakkı' diyerek sarılmaya devam ettikçe, bu taraftarın ağrısı artacak. Onların devam etme inatları karşısında elbet takımın gerçek sahibi olan taraftar dur diyecek ya da Beşiktaş'ta kadroda çok büyük çaplı bir revizyon yaşanacak...
Yakında...
Esat DERGİ
Nihal Aslan
11-07-2007, 09:15
au paf olsaydı keske demısya aynı seyı bende dusundum paflar olsa emınım bukadar fark yemezdık barı yenılırdık ama ezılmezdık ne hale geldık ya beşiktas onlara 2 atıp bir yerken onlar 8 attı ustelık ben 5 den sonra seyredemedım utandımmmm utandımmmm
Hüseyin Balcı
11-07-2007, 09:17
8 golüde canlıcanlı yaşadım tekrarı olmaması dileğiyle gözümü kırpmadan eziklerden gelen mesajlar babamın gülüşlerine inat izledim beşiktaş ULAN
Hasret Ergül
11-07-2007, 11:49
Hakem kararıyla nakavt!
Sonuca üzüldüm ama yukarıda Allah var!
Sahada da İsmet Arzuman yok, Markus Merk var.
Uzatmaları bile oynatmadı…
Beşiktaş hakem kararıyla nakavt!...
Çarşı Grubu için üzüldüm;
Biliyorum ki; ‘Çarşı 8 karşı’ ama onlar olmayınca durumu görüyorsunuz…
Onlar 12. adam değil, onlar gol! Onlar savunma, onlar siyah-beyaz ofans-defans…
Çarşı’dan bir takım çıksa bu kadarı olmaz.
Ertuğrul Sağlam için üzüldüm; bu takımı İnönü’de yendi de nasıl orada hezimete uğradı!
Yoksa o takım; ‘asla yalnız yürümeyen’ Liverpool değil de Sahtepul muydu?
Bir an sahaya baktım rakip kırmızı-beyaz…
Sıvas maçı oynanıyor sandım; 8 golü görünce Beşiktaş PAF’la çıkmış sandım…
Kafam karıştı!...
Merak ediyorum Yıldırım Demirören şimdi de Porto karşısına PAF’la mı çıkacak?
Sevinen yok ama…
Kulakları çınlasın Affan Keçeci.
Koruma-kollamaya herhalde gücün yetmedi!
Sinan kardeşim de; "ben seni korurum Kuddusi" modundan,"Koru beni, bitir maçı Markus" moduna geçti… Eski Mafyatik, yeni Livermatik Sinan Engin maç sonu verdiği
beyanatta "adamlar hiç acımıyordu durmadan gol attılar" diyerek durumu idare etti!
Anfield Road’da Beşiktaş kara bir gece yaşadı!
Şampiyon belli diyen Bobo’ya da bir soru;
Şampiyonlar Ligi’nde de grup şampiyonu belli mi Bobo?
Goller karbon kağıtlı
Benayoun sağ kanatta oynadı. Beşiktaş ceza sahasının içinde sağ çaprazda konuşlandı ve aynı pozisyonlarda zahmetsiz üç gol attı. Karbon kopyalı vuruşlardı… Gerisini hesap edin!
Beşiktaş takımı savunma halindeyken sekiz gol yedi, ya bir de atak yapsaydı n’olurdu?
Beşiktaş çok kötü bir günündeydi. Gerçek bu kadar üzücü değil.
Tello’nun olmaması da büyük talihsizlikti, ancak Higuain de yoktu. Oysa Beşiktaş’ın kontratak oynaması gereken maçta en gerekli adam Higuain olmalıydı…
Sağlam’ın yerinde olsam Serdar Kurtuluş’u da oyunun içine sokar, defansın önünde oynatır Ali Tandoğan’ı da sağ beke çekerdim.
Rüştü de kalede tecrübe olarak yer almalıydı…
Hakan’ı bu maça hazır görmedim. Bunları da en iyi Ertuğrul Sağlam bilmeliydi…
Ortada bir gerçek de var; Liverpool çok organize bir takım, onu yenmek bile şeref!
Beşiktaş bunu da iki hafta önce başardı.
Dün Babel, Torres, Kuyt, Kewell kenardaydı…
Liverpool fırtına gibi esti.
Oyuna giren çıkan gole koştu, bu takımı durdurmak her dafansın harcı değildi.
Kalecileri Reina, bizim Reina’da olsa bu kadar rahat olamazdı! Eline top değmedi desek yeridir!
Beşiktaş hayal kırıklığı yarattı. Delgado çabuk-serti görünce durdu!
Beşiktaş son günlerde yaşadığı stresin altında kaldı.
Üzüntümüz; böyle kritik bir dönemde gereksiz gerilim yaratılıp Beşiktaş’ı bu durumda görmektir.
Kenetlenin
Bizim yönetim tarzımız; vur-kır-parçala…
Şimdi istifa sesleri yükselecek.
Oysa Beşiktaş’ın şu anda sağduyuya ihtiyacı var.
Çarşı’ya da bir lafım var;
‘Sıvas maçına gidin, sizsiz olmuyor, Çarşı olmazsa iplik pazara çıkıyor!’
Liverpool maçı hezimet ama tarihimizde Ada’da da 8-0’lık bir milli felaketimiz de var, arkasından da Dünya 3.’lüğü…
O kadar karamsar olmaya gerek yok!
Futbolda ipin ucunu elinden kaçırdın mı, maalesef sahada başarılı olamıyorsun. Bereket Markus Merk uzatmaları da oynatmadı.
Bence Demirören yaptığı bu nazik jestten ötürü Markus Merk’e teşekkür etmelidir.
Malum her zaman posta koymak olmaz!
Demirören bu kez nezaket gösterecek. Bir ‘İstanbul Beyefendisi’ olarak Markus Merk’e unutamayacağı bir jest yapacak…
Hepimiz sinirlendiğimizde amacını aşan laflar sarf ediyoruz. Demirören şimdi çok üzgündür, hatta en üzgündür, biliyorum. Umarım gerekeni yapar ve Beşiktaş’ı tekrar kucaklar. Hatadan dönmek de bir fazilettir.
Beşiktaş camiası da olgunluk gösterir birbirine kenetlenirse Beşiktaş rahatlar.
Sular bulanmadan durulmaz!
Demirören de, Ertuğrul Sağlam da, Sinan Engin de Beşiktaşlı.
Kalıp başarsınlar.
Bırakıp gitmektense hataları kavrayıp onları telafi için çalışmak daha mükemmel bir davranış olur. Önce susacaklar sonra işlerine bakacaklar, çünkü futbol dille değil ayakla oynanıyor!
Hayat insanı öyle bir yoğuruyor ki bazen ‘bir musibet, bin nasihatten daha evla oluyor.’
Beşiktaş kederden mutluluk çıkarmasını bilmeli…
Artık; asarım-keserim…
‘İddiayla gelir olmadı üç ay sonra giderim’ demek devri geçti…
Beşiktaş aklını başına toplayıp bir bütün olmalı, kongresinde hesaplaşmalı!
Bütün takımlarımız böyle günler yaşadı…
Onların da deneyimlerinden istifade etmeli…
Geçmiş olsun Beşiktaş!
Geçmiş olsun Yıldırım Demirören. Bir daha büyük lokma yut büyük konuşma!
Ve de verdiğin sözleri tut!...
Sen büyük bir camianın liderisin, ağırlığını hisset, hissettir.
Osman TAMBURACI
Volkan Kaya
11-07-2007, 13:46
bu yazarlarda utanmadan konusuolar turk futboolunu bu hale getıren bu kalemsorlerdır..mesela osman tamburacı gs nın attıgı gole ılk aksam ofsayt deıl bı sonra kı aksam da ofsayt dıyen bır serefsızdr bu adamlar yazı yazmasın turkıyedee turk futbolu ne cekıosa bu adılerden cekıoo
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.