Hasret Ergül
09-07-2007, 10:09
Geçen sezonun ilk haftaları göz önüne alındığında Beşiktaş’ta dikkate değer değişiklikler ve gelişmeler var. İki ön eleme maçında da yenilgi almadan Şampiyonlar Ligi’ne kalmak önemli bir başarı olsa gerek. Elediği rakipleri Şampiyonlar Ligi kalitesinde olmasa da yenilgisiz geçiş takımın özgüvenini yükseltmiş olmalı. Bununla birlikte, takımda yürekten oynayan, enerjisinin tümünü oynadığı maçta harcamak için elinden geleni yapan oyuncular var Beşiktaş’ta.
Geçen sezon bu günlerde “Beşiktaş profesyonel takımı, gençlerin yetiştirileceği yer değildir” diyerek eleştirilmekten de öte bazı yazarlar tarafından aşağılanan Serdar Kurtuluş artık Beşiktaş’ın değişmezlerinden biridir. Serdar Özkan’ın da adaşının temposuna ayak uydurup; ayrıca, oyuna yaratıcılık ve hareketlilik getirmesi sağ kanadı sağlam bir Kartal ortaya çıkarttı.
Puan kaybedilen maçlarda büyük takımların oyununu beğenmemeyi moda haline getiren medyamıza rağmen Beşiktaş’ın Kayserispor karşısındaki mücadelesi küçümsenecek boyutlarda değildi. Geçen yıla oranla en belirgin gelişme de budur zaten. Değişmeyen ise Latinler’den kurulu orta saha orijinli, rakibe verilen gol pozisyonlarıdır. Ertuğrul Sağlam’ın en çok kafa yorması gereken nokta budur.
Orta halli takımlarla mücadele ederken Richardinho, Delgado ve Tello üçlüsü sorun olmayabilir. Ama Kayserispor maçında onlarla ve onlarsız iki devrenin ne denli farklı olduğuna tanık olduk. Kayserispor’un orta alandan kaçırdığı sürpriz oyuncu ile kazandığı pozisyonların kökeninde Beşiktaş’ın Latinleri’nin görev anlayışı belirleyici oldu.
Orta alandan sürpriz oyuncu kaçırma taktiğine tek başına savunma oyuncuları önlem alamaz. Tandemde dünyanın en iyi oyuncuları görev yapsa da, orta alandan süratle gelen rakibe engel olmak kolay değildir. Gerçi liberolu oyuna dönüp kademe yapılabilir, ama bu taktik artık kullanılmıyor futbolda. Öyleyse ya ofsayt taktiği uygulanacak veya kaçan adamı kovalamak yerine ona orta alandan atılan paslara engel olunacak. Kim yapacak bu görevi? Ricardinho mu, Delgado mu veya Tello mu?
Bu durumda üç Latin’in ikisinden vazgeçmek Koray ve Cisse’yi gözardı etmekten daha öncelikli olmalı. Ancak onların kaprisleri takım anlayışını bozucu nitelikte. Gerçi Ertuğrul Sağlam kendine özgü yöntemleri olan bir teknik adamdır. Ancak, kaprisli futbolculara konulacak tavrı en net biçimde Feldkamp ortaya koymaktadır ve onun tavrı takım lehine kesin sonuç verici, Beşiktaşlı yandaşların birbirini öldürmesi ise, nedeni ne olursa olsun acı vericidir. Son dönemlerde yeniden “Beşiktaşlı duruşu”ndan söz edilmeye başlanmıştı. Çok yazık oldu!
Metin Tükenmez
Geçen sezon bu günlerde “Beşiktaş profesyonel takımı, gençlerin yetiştirileceği yer değildir” diyerek eleştirilmekten de öte bazı yazarlar tarafından aşağılanan Serdar Kurtuluş artık Beşiktaş’ın değişmezlerinden biridir. Serdar Özkan’ın da adaşının temposuna ayak uydurup; ayrıca, oyuna yaratıcılık ve hareketlilik getirmesi sağ kanadı sağlam bir Kartal ortaya çıkarttı.
Puan kaybedilen maçlarda büyük takımların oyununu beğenmemeyi moda haline getiren medyamıza rağmen Beşiktaş’ın Kayserispor karşısındaki mücadelesi küçümsenecek boyutlarda değildi. Geçen yıla oranla en belirgin gelişme de budur zaten. Değişmeyen ise Latinler’den kurulu orta saha orijinli, rakibe verilen gol pozisyonlarıdır. Ertuğrul Sağlam’ın en çok kafa yorması gereken nokta budur.
Orta halli takımlarla mücadele ederken Richardinho, Delgado ve Tello üçlüsü sorun olmayabilir. Ama Kayserispor maçında onlarla ve onlarsız iki devrenin ne denli farklı olduğuna tanık olduk. Kayserispor’un orta alandan kaçırdığı sürpriz oyuncu ile kazandığı pozisyonların kökeninde Beşiktaş’ın Latinleri’nin görev anlayışı belirleyici oldu.
Orta alandan sürpriz oyuncu kaçırma taktiğine tek başına savunma oyuncuları önlem alamaz. Tandemde dünyanın en iyi oyuncuları görev yapsa da, orta alandan süratle gelen rakibe engel olmak kolay değildir. Gerçi liberolu oyuna dönüp kademe yapılabilir, ama bu taktik artık kullanılmıyor futbolda. Öyleyse ya ofsayt taktiği uygulanacak veya kaçan adamı kovalamak yerine ona orta alandan atılan paslara engel olunacak. Kim yapacak bu görevi? Ricardinho mu, Delgado mu veya Tello mu?
Bu durumda üç Latin’in ikisinden vazgeçmek Koray ve Cisse’yi gözardı etmekten daha öncelikli olmalı. Ancak onların kaprisleri takım anlayışını bozucu nitelikte. Gerçi Ertuğrul Sağlam kendine özgü yöntemleri olan bir teknik adamdır. Ancak, kaprisli futbolculara konulacak tavrı en net biçimde Feldkamp ortaya koymaktadır ve onun tavrı takım lehine kesin sonuç verici, Beşiktaşlı yandaşların birbirini öldürmesi ise, nedeni ne olursa olsun acı vericidir. Son dönemlerde yeniden “Beşiktaşlı duruşu”ndan söz edilmeye başlanmıştı. Çok yazık oldu!
Metin Tükenmez