Gökhan Özsoy
02-06-2008, 16:47
"Beşiktaş Ali Baba'nın çiftliği olmuş"
Beşiktaş’ın çılgın ismi Adnan Aybaba yine keskin konuştu: “Demirören iyi bir Beşiktaşlı
ama, iyi bir başkan değil…” Beşiktaş’ı ‘Ali Baba'nın çiftliği’ olarak nitelendiren Aybaba’ya göre; Demirören ailesi Yıldırım Demirören'den kurtulmak için onu Beşiktaş'ın başına sardı.
Adnan Aybaba ayrıca Telegol müptelalarına bir müjde veriyor: “Telegol ile Fox TV için anlaşmaya varıldı. Yeniden izleyenlerle buluşuyoruz. Çok az kaldı. Fenerbahçe yorumcusu için bazı isimlerle görüşme halindeyiz. Ziya Şengül de var, döner mi bilmiyorum, ama… Dönmezse iyi olur!... Şaka tabii...”
***
Beşiktaş mevzu bahis olduğunda ekranda insanların yüzünde gülümseme oluşturan bir isim Adnan Aybaba…
Röportaj için belirlediğimiz gün ve saatte, Telegol’ün yeni kanal görüşmesi nedeniyle ciddi bir tehir yaşıyoruz.
İkinci günün sonunda Adnan Aybaba ile görüşmemi gerçekleştirebiliyorum.
Bir arkadaşının home - ofisinde Beşiktaş ağırlıklı sohbetimize başlıyoruz.
birçok Beşiktaşlıyı kimi zaman öfkelendiren, kimi zaman ise gülümseten Adnan Aybaba’dan ilk olarak bir ilk yarı değerlendirmesi istiyorum.
- Sizce ilk yarının en büyük sürprizi neydi?
“Ligin ilk yarıdaki en büyük sürprizi Sivasspor'un çıkışı oldu.”
- Siz bekliyor muydunuz, Sivasspor'dan böyle bir çıkış?
“Hayır... Zaman zaman bunlar oldu. Vestel yaptı bunu. Bir dönem Gençlerbirliği, bir dönem de Antep yaptı.”
- Anadolu takımlarından şampiyon olan tek takım Trabzonspor. Ancak o da uzun bir suskunluk dönemine girdi.
“Şu bir gerçek, Anadolu takımları olaya katıldığı zaman lig daha da renkleniyor. Esasında Sivasspor'un bu başarı öyküsünden birçok büyük kulüp yöneticileri, teknik heyeti için çıkarılacak dersler var. Herkes aynada kendine bir bakmalı. Orada çok az imkanlarla bir öykü yazılırken, Beşiktaş 20 milyon euro, Fenerbahçe 40 milyon euro harcıyor... Gelinen sonuç ise ortada. Bu olay bence büyük bir ders. Hakemleri ise ikinci yarıda da konuşmaya devam edeceğiz!..”
“HAKEMLERDEN EN DERTLİ TAKIM BEŞİKTAŞ"
- Sizin programınızda sıkça konuşulan konulardan biri de hakemler!.. Siz bu derecede hakemlerin konuşulmasının, kuruma zarar verdiğini düşünüyor musunuz?
“Hakemlerimizin de kendilerince yapmış oldukları ciddi hatalar var. birçokkonuda hakemlerimizin de yetersiz olduğu kanaatindeyim. Bir konuda bu kadar baskı ve tepki geliyorsa ciddi bir problem var demektir. Artı, bana göre Türk futbolunun bu hale gelmesinin en büyük nedeni Haluk Ulusoy ve Futbol Federasyonu'dur...Niçin bugün MHK'ye güvenilmiyor? Federasyon’un atamasıyla gerçekleştiğine inanılan birçok fısıltı var. Hakemlerin de kurum olarak sağlıklı bir şeyler yapması lazım. Tahkim Kurulu biraz daha doğru şeyler yapıyor. Disiplin Kurulu’nda ise çok ilginç cezalar çıkıyor. Bunlardan, en fazla nasibini alan takım da Beşiktaş...”
- Yönetim yeterli tepkiyi vermiyor mu? Demirören yönetimi ilk günden bu yana ciddi eleştiriler alıyor.
“Demirören iyi bir Beşiktaşlı, ama iyi bir başkan değil. Beşiktaş Kulübü'nü iyi yönetmedi. Kendi yönetmedi herhalde?.. Çünkü, Beşiktaş Kulübü Başkanı’nın, kulüp için çok önemli ve çok sağlıklı kararlar vermesi lazım. İşte size örnek başkan Süleyman Seba... Bu zamana kadar böylesine az borçla geliyorsunuz. Ama son yönetimle ciddi bir borç listesi var. Ayrıca ağır şekilde prestij kaybı yaşanıyor. Yanlış yönlendiriliyor. Ama Beşiktaş bunu hak etmiyor.”
“BU KULÜBÜN ZARAR ETMESİ OLACAK ŞEY DEĞİL!”
- Tigana, Del Bosque anlaşmazlıkları yönetimin başını ağrıtan maddi-manevi konular arasında ciddi anlamda dikkat çekiyor...
“12 yıldır Beşiktaş bir tek şampiyonluk yaşamış, 2003’te, 100. yılında... Yaptığı yatırımlara bakınız, 50-60 milyon euro borç, 44 oyuncuyu al-sat, zarar et. Bunları yapmak için çılgın olmak lazım. Şu an kim baksa bunu görebilir. Böyle bir kulübün zarar etmesi olacak şey değil. Bu kulüplerin TV, reklam, forma gelirleri. Ulusoy ailesi, Haluk Ulusoy'dan kurtulmak için onu Futbol Federasyonu'nun başına gönderdi. Demirören ailesi ise Demirören Şirketler Grubu'ndan Yıldırım Demirören'i uzak tutmak için onu Beşiktaş'ın başına sardı. Zamanında Süleyman Ağabey ne kadar eleştirildi. Bir bakkal dükkanı defteriyle yönetti Beşiktaş'ı, ama böylesine borcu yoktu kulübün. Belki kızacak, darılacak ama bir sistemle yönetti kulübü. Bu çağdaşlıkla izah edilemez. Çağdaşlık 44 milyon dolar borçla mı olur? Başkan olmanıza rağmen Beşiktaş'ın 10 yıllık geleceğini ve gelirini ipotek altına alma hakkını kim veriyor size? Hakkınız yok. Çünkü, kötü yönetiyorsunuz. Her şeyi siz yaptınız...”
- Nasıl alacak bu parayı peki?
“Alamayacak da, alacak. 1 dolarını dahi bağışlamaz. Bu güzel değil, böyle sürüp gider. Rant var, her kulüpte olduğu gibi...”
- Kim oturmalı peki başkanlık koltuğuna, kim gelse düzeltir bu durumu?..
“Bu işin başına bir ekip oturmalı. Şirketleşmeli artık... Kurumsallaşma yönünde çok geride kaldı. Stadın yeniden yapılması bir yana elindeki mal varlıkları var. Çok ciddi gelirler elde edilebilir. Yüzlerce isim var şu anda. Çok değerli isimler var.”
“BEŞİKTAŞ ALİ BABA’NIN ÇİFTLİĞİ OLMUŞ”
- İsim vermek ister misiniz?
“Buna bence Beşiktaş Kongre üyelerinin karar vermesi lazım. Nasıl Yıldırım Demirören'i seçtilerse... Esasında Kongre üyesi mi kaldı, şimdi taraftarlar kongre üyesi oldu. Seçim kazanmak için gruplara bu kadar teslim olunur mu? Çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz Ali Baba’nın öyküsünü bilirsiniz… İşte Beşiktaş’ta öyle Ali Baba'nın çiftliği olmuş... Beşiktaş artık birçok prensiplerini, etik değerlerini kaybetmiş bir kulüp oldu.”
- Bu kadar sıkıntıya rağmen Beşiktaş taraftarı takımını bırakmıyor. Her halûkarda sahip çıkıyor...
“Beşiktaş'ın müthiş bir taraftarı var. Bu müthiş taraftarın arasına sızan kötü bir grup var. Bunlar da az zaten, 20-25 kişiyi geçmez…”
- Çarşı Grubu ile aranız nasıl?
“Galatasaraylı Ayhan olayında Çarşı Grubu 12-13 maç Beşiktaş yazarı olarak küfrettiler bana. Ondan sonra buzlar eridi, iyiyiz. Seviyorlar... Yani ben öyle biliyorum!..”
Beşiktaş’ın çılgın ismi Adnan Aybaba yine keskin konuştu: “Demirören iyi bir Beşiktaşlı
ama, iyi bir başkan değil…” Beşiktaş’ı ‘Ali Baba'nın çiftliği’ olarak nitelendiren Aybaba’ya göre; Demirören ailesi Yıldırım Demirören'den kurtulmak için onu Beşiktaş'ın başına sardı.
Adnan Aybaba ayrıca Telegol müptelalarına bir müjde veriyor: “Telegol ile Fox TV için anlaşmaya varıldı. Yeniden izleyenlerle buluşuyoruz. Çok az kaldı. Fenerbahçe yorumcusu için bazı isimlerle görüşme halindeyiz. Ziya Şengül de var, döner mi bilmiyorum, ama… Dönmezse iyi olur!... Şaka tabii...”
***
Beşiktaş mevzu bahis olduğunda ekranda insanların yüzünde gülümseme oluşturan bir isim Adnan Aybaba…
Röportaj için belirlediğimiz gün ve saatte, Telegol’ün yeni kanal görüşmesi nedeniyle ciddi bir tehir yaşıyoruz.
İkinci günün sonunda Adnan Aybaba ile görüşmemi gerçekleştirebiliyorum.
Bir arkadaşının home - ofisinde Beşiktaş ağırlıklı sohbetimize başlıyoruz.
birçok Beşiktaşlıyı kimi zaman öfkelendiren, kimi zaman ise gülümseten Adnan Aybaba’dan ilk olarak bir ilk yarı değerlendirmesi istiyorum.
- Sizce ilk yarının en büyük sürprizi neydi?
“Ligin ilk yarıdaki en büyük sürprizi Sivasspor'un çıkışı oldu.”
- Siz bekliyor muydunuz, Sivasspor'dan böyle bir çıkış?
“Hayır... Zaman zaman bunlar oldu. Vestel yaptı bunu. Bir dönem Gençlerbirliği, bir dönem de Antep yaptı.”
- Anadolu takımlarından şampiyon olan tek takım Trabzonspor. Ancak o da uzun bir suskunluk dönemine girdi.
“Şu bir gerçek, Anadolu takımları olaya katıldığı zaman lig daha da renkleniyor. Esasında Sivasspor'un bu başarı öyküsünden birçok büyük kulüp yöneticileri, teknik heyeti için çıkarılacak dersler var. Herkes aynada kendine bir bakmalı. Orada çok az imkanlarla bir öykü yazılırken, Beşiktaş 20 milyon euro, Fenerbahçe 40 milyon euro harcıyor... Gelinen sonuç ise ortada. Bu olay bence büyük bir ders. Hakemleri ise ikinci yarıda da konuşmaya devam edeceğiz!..”
“HAKEMLERDEN EN DERTLİ TAKIM BEŞİKTAŞ"
- Sizin programınızda sıkça konuşulan konulardan biri de hakemler!.. Siz bu derecede hakemlerin konuşulmasının, kuruma zarar verdiğini düşünüyor musunuz?
“Hakemlerimizin de kendilerince yapmış oldukları ciddi hatalar var. birçokkonuda hakemlerimizin de yetersiz olduğu kanaatindeyim. Bir konuda bu kadar baskı ve tepki geliyorsa ciddi bir problem var demektir. Artı, bana göre Türk futbolunun bu hale gelmesinin en büyük nedeni Haluk Ulusoy ve Futbol Federasyonu'dur...Niçin bugün MHK'ye güvenilmiyor? Federasyon’un atamasıyla gerçekleştiğine inanılan birçok fısıltı var. Hakemlerin de kurum olarak sağlıklı bir şeyler yapması lazım. Tahkim Kurulu biraz daha doğru şeyler yapıyor. Disiplin Kurulu’nda ise çok ilginç cezalar çıkıyor. Bunlardan, en fazla nasibini alan takım da Beşiktaş...”
- Yönetim yeterli tepkiyi vermiyor mu? Demirören yönetimi ilk günden bu yana ciddi eleştiriler alıyor.
“Demirören iyi bir Beşiktaşlı, ama iyi bir başkan değil. Beşiktaş Kulübü'nü iyi yönetmedi. Kendi yönetmedi herhalde?.. Çünkü, Beşiktaş Kulübü Başkanı’nın, kulüp için çok önemli ve çok sağlıklı kararlar vermesi lazım. İşte size örnek başkan Süleyman Seba... Bu zamana kadar böylesine az borçla geliyorsunuz. Ama son yönetimle ciddi bir borç listesi var. Ayrıca ağır şekilde prestij kaybı yaşanıyor. Yanlış yönlendiriliyor. Ama Beşiktaş bunu hak etmiyor.”
“BU KULÜBÜN ZARAR ETMESİ OLACAK ŞEY DEĞİL!”
- Tigana, Del Bosque anlaşmazlıkları yönetimin başını ağrıtan maddi-manevi konular arasında ciddi anlamda dikkat çekiyor...
“12 yıldır Beşiktaş bir tek şampiyonluk yaşamış, 2003’te, 100. yılında... Yaptığı yatırımlara bakınız, 50-60 milyon euro borç, 44 oyuncuyu al-sat, zarar et. Bunları yapmak için çılgın olmak lazım. Şu an kim baksa bunu görebilir. Böyle bir kulübün zarar etmesi olacak şey değil. Bu kulüplerin TV, reklam, forma gelirleri. Ulusoy ailesi, Haluk Ulusoy'dan kurtulmak için onu Futbol Federasyonu'nun başına gönderdi. Demirören ailesi ise Demirören Şirketler Grubu'ndan Yıldırım Demirören'i uzak tutmak için onu Beşiktaş'ın başına sardı. Zamanında Süleyman Ağabey ne kadar eleştirildi. Bir bakkal dükkanı defteriyle yönetti Beşiktaş'ı, ama böylesine borcu yoktu kulübün. Belki kızacak, darılacak ama bir sistemle yönetti kulübü. Bu çağdaşlıkla izah edilemez. Çağdaşlık 44 milyon dolar borçla mı olur? Başkan olmanıza rağmen Beşiktaş'ın 10 yıllık geleceğini ve gelirini ipotek altına alma hakkını kim veriyor size? Hakkınız yok. Çünkü, kötü yönetiyorsunuz. Her şeyi siz yaptınız...”
- Nasıl alacak bu parayı peki?
“Alamayacak da, alacak. 1 dolarını dahi bağışlamaz. Bu güzel değil, böyle sürüp gider. Rant var, her kulüpte olduğu gibi...”
- Kim oturmalı peki başkanlık koltuğuna, kim gelse düzeltir bu durumu?..
“Bu işin başına bir ekip oturmalı. Şirketleşmeli artık... Kurumsallaşma yönünde çok geride kaldı. Stadın yeniden yapılması bir yana elindeki mal varlıkları var. Çok ciddi gelirler elde edilebilir. Yüzlerce isim var şu anda. Çok değerli isimler var.”
“BEŞİKTAŞ ALİ BABA’NIN ÇİFTLİĞİ OLMUŞ”
- İsim vermek ister misiniz?
“Buna bence Beşiktaş Kongre üyelerinin karar vermesi lazım. Nasıl Yıldırım Demirören'i seçtilerse... Esasında Kongre üyesi mi kaldı, şimdi taraftarlar kongre üyesi oldu. Seçim kazanmak için gruplara bu kadar teslim olunur mu? Çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz Ali Baba’nın öyküsünü bilirsiniz… İşte Beşiktaş’ta öyle Ali Baba'nın çiftliği olmuş... Beşiktaş artık birçok prensiplerini, etik değerlerini kaybetmiş bir kulüp oldu.”
- Bu kadar sıkıntıya rağmen Beşiktaş taraftarı takımını bırakmıyor. Her halûkarda sahip çıkıyor...
“Beşiktaş'ın müthiş bir taraftarı var. Bu müthiş taraftarın arasına sızan kötü bir grup var. Bunlar da az zaten, 20-25 kişiyi geçmez…”
- Çarşı Grubu ile aranız nasıl?
“Galatasaraylı Ayhan olayında Çarşı Grubu 12-13 maç Beşiktaş yazarı olarak küfrettiler bana. Ondan sonra buzlar eridi, iyiyiz. Seviyorlar... Yani ben öyle biliyorum!..”