Hasret Ergül
10-15-2007, 14:05
Posta gazetesinde Rauf TAMER ağabeyin ve oğlu Emir TAMER in röportajı...
Beşiktaşlı olmak ne demek?
İster Diyarbakırlı ol ister Kars'lı Beşiktaşlılık tuttuğun takımın semtin geleneklerini taşıyor olması ve seninde bu gelenekleri ne kadar kabul edip yaşatma gayretinde olduğundur.
Tüm Beşiktaşlılarda var olan ortak bir özellik varmıdır?
Evet. Hatta Kasımpaşaspor'da oynarken yaşadığım çok ilginç bir anım var. Fikstür gereği Beşiktaş'a karşı oynamamız gerekti. Kasımpaşa'da oynuyorum ama aklım Beşiktaş'da... 90 dakika boyunca sahada sadece Beşiktaş'ı seyrettim. Allah biliyor ya hiç topa vurasım gelmedi... Beşiktaş'a karşı oynamayı kendime yakıştıramadım. KENDİMİ ANNEME, BABAMA KARŞI GELİYORMUŞUM GİBİ HİSSETTİM
İyi bir Beşiktaş'lı her maça gidermi?
Ben ortaokul ve lise çağlarımda deplasmanlar dahil her maça giderdim. 18 yaşıma geldiğimde eğitim için Amerika'ya gitmem gerekince maçlardan bir süreliğine koptum...
Amerika'dan nasıl takip ettiniz Beşiktaş'ı?
Amerika'da yaşarken vatan hasreti çektiğim kadar Beşiktaş hasretide çektim. O yıllarda henüz internet yoktu. Türkiye'yi arayıp telefonu televizyona yada radyo ya dayatıp maç dinlediğim ve bu sayede gelen telefon faturası yüzünden bütün ay pilav yemek zorunda kaldığım günleri çok iyi hatırlarım...
Emir bey siz yakın zamana kadar Başkan Yıldırım Demirören'in yönetim Kurulu'ndaydınız. Beşiktaş Klübüne yönetici olduğunuzda ilk yaptığınız iş ne oldu?
inönü stadında yöneticilerinde oynadığı bir futbol maçı organize edilmişti. O maç'a çok erken gittim. Formamı giyindim ve santra çizgisinin ortasına oturup uzun süre tribünleri seyrettim. Benim için dünya'nın en paha biçilmez tablolarının birleştiği bir sergiyi seyretmek gibiydi.
Başkan Yıldırım Demirören ve yönetimi ilgili eleştirilere ne diyorsunuz?
Rauf TAMER: Yıldırım'ı iyi tanır ve severim. Beşiktaş için çok çalışıyor. Çok genç yaşta Beşiktaş başkanı oldu. Zamanla çok daha iyi işler yapacak. Yönetimi seçerken acele etti...
Emir TAMER: Bence Beşiktaş birinci sınıf bir avrupa klübü değil. Avrupadaki büyük klüplerin yıllık cirolarına baktığınızda türk takımlarının bu rakamlara ulaşması mümkün değil. 17 Milyar dolarlık avrupa futbol endüstrisinden Türkiye sadece yüzde 2 pay alıyor. O zaman bu adamlarla rekabet edebilmenin tek yolu var oda Profesyonel klüp yönetimi... Beşiktaş'ın derhal çok daha kurumsal ve şeffaf bir şekilde yönetilmeye başlanması lazım...
Beşiktaş artık camiaya mal olan efsane oyuncularda yetiştiremiyor değilmi?
Benim çocukluğumda Beşiktaş'ın efsane oyuncuları vardı. Şükrü GÜLESİN, Süleyman SEBA, Hakkı YETEN, Kemal GÜLÇELİK, Şeref GÖRKEY... Bunların herbiri çok kıymetli şahsiyetlerdi. TRİBÜNLERE BAKTIKLARI ZAMAN SEYİRCİYİ SUSTURURLARDI. HAKKI YETEN'İ SOKAK'DA GÖRDÜĞÜMÜZDE ELİMİZİ CEBİMİZDEN ÇIKARTIRDIK. O zamanlar Beşiktaş futbolcusu Beşiktaş semtinden yani taraftarından kopuk yaşamazdı. ŞİMDİKİ FUTBOLCULARA SORUN BAKALIM, HAYATINDA KAÇKERE BEŞİKTAŞ ÇARŞISINA GİTMİŞLER. HİÇ GÖRMEMİŞ BİLE OLABİLİRLER! BEŞİKTAŞ'LI FUTBOLCU AĞZINDA SAKIZ, GÖMLEĞİ'NİN DÜĞMELERİ GÖBEĞİNE KADAR AÇIK DOLAŞAMAZ. Ayıptır ! İşte bu değerleri oyunculara vermek yöneticilerin işi...
Pascal NOUMA gibi takımı taraftarla bütünleştirecek oyuncularda çıkmıyor artık?
PASCAL BEŞİKTAŞ'LIYDI... Fenerbahçe maçında yaptığı davranış yanlıştı ve hak ettiği cezayıda zaten aldı... AMA O ADAMIN SEVİLMESİNDEKİ TEK NEDEN SANKİ BEŞİKTAŞ'TA DOĞMUŞ GİBİ YAŞAMASIYDI... ANTRENMAN BİTER BİZİM YERLİ OYUNCULAR ALEMLERE AKARKEN PASCAL BEŞİKTAŞ ÇARŞISINA İNİP ESNAFLA ÇAY, KAHVE İÇERDİ. Lafı uzatmayalım. Son sözüm şudurki; İYİKİ BEŞİKTAŞLIYIM.
Beşiktaşlı olmak ne demek?
İster Diyarbakırlı ol ister Kars'lı Beşiktaşlılık tuttuğun takımın semtin geleneklerini taşıyor olması ve seninde bu gelenekleri ne kadar kabul edip yaşatma gayretinde olduğundur.
Tüm Beşiktaşlılarda var olan ortak bir özellik varmıdır?
Evet. Hatta Kasımpaşaspor'da oynarken yaşadığım çok ilginç bir anım var. Fikstür gereği Beşiktaş'a karşı oynamamız gerekti. Kasımpaşa'da oynuyorum ama aklım Beşiktaş'da... 90 dakika boyunca sahada sadece Beşiktaş'ı seyrettim. Allah biliyor ya hiç topa vurasım gelmedi... Beşiktaş'a karşı oynamayı kendime yakıştıramadım. KENDİMİ ANNEME, BABAMA KARŞI GELİYORMUŞUM GİBİ HİSSETTİM
İyi bir Beşiktaş'lı her maça gidermi?
Ben ortaokul ve lise çağlarımda deplasmanlar dahil her maça giderdim. 18 yaşıma geldiğimde eğitim için Amerika'ya gitmem gerekince maçlardan bir süreliğine koptum...
Amerika'dan nasıl takip ettiniz Beşiktaş'ı?
Amerika'da yaşarken vatan hasreti çektiğim kadar Beşiktaş hasretide çektim. O yıllarda henüz internet yoktu. Türkiye'yi arayıp telefonu televizyona yada radyo ya dayatıp maç dinlediğim ve bu sayede gelen telefon faturası yüzünden bütün ay pilav yemek zorunda kaldığım günleri çok iyi hatırlarım...
Emir bey siz yakın zamana kadar Başkan Yıldırım Demirören'in yönetim Kurulu'ndaydınız. Beşiktaş Klübüne yönetici olduğunuzda ilk yaptığınız iş ne oldu?
inönü stadında yöneticilerinde oynadığı bir futbol maçı organize edilmişti. O maç'a çok erken gittim. Formamı giyindim ve santra çizgisinin ortasına oturup uzun süre tribünleri seyrettim. Benim için dünya'nın en paha biçilmez tablolarının birleştiği bir sergiyi seyretmek gibiydi.
Başkan Yıldırım Demirören ve yönetimi ilgili eleştirilere ne diyorsunuz?
Rauf TAMER: Yıldırım'ı iyi tanır ve severim. Beşiktaş için çok çalışıyor. Çok genç yaşta Beşiktaş başkanı oldu. Zamanla çok daha iyi işler yapacak. Yönetimi seçerken acele etti...
Emir TAMER: Bence Beşiktaş birinci sınıf bir avrupa klübü değil. Avrupadaki büyük klüplerin yıllık cirolarına baktığınızda türk takımlarının bu rakamlara ulaşması mümkün değil. 17 Milyar dolarlık avrupa futbol endüstrisinden Türkiye sadece yüzde 2 pay alıyor. O zaman bu adamlarla rekabet edebilmenin tek yolu var oda Profesyonel klüp yönetimi... Beşiktaş'ın derhal çok daha kurumsal ve şeffaf bir şekilde yönetilmeye başlanması lazım...
Beşiktaş artık camiaya mal olan efsane oyuncularda yetiştiremiyor değilmi?
Benim çocukluğumda Beşiktaş'ın efsane oyuncuları vardı. Şükrü GÜLESİN, Süleyman SEBA, Hakkı YETEN, Kemal GÜLÇELİK, Şeref GÖRKEY... Bunların herbiri çok kıymetli şahsiyetlerdi. TRİBÜNLERE BAKTIKLARI ZAMAN SEYİRCİYİ SUSTURURLARDI. HAKKI YETEN'İ SOKAK'DA GÖRDÜĞÜMÜZDE ELİMİZİ CEBİMİZDEN ÇIKARTIRDIK. O zamanlar Beşiktaş futbolcusu Beşiktaş semtinden yani taraftarından kopuk yaşamazdı. ŞİMDİKİ FUTBOLCULARA SORUN BAKALIM, HAYATINDA KAÇKERE BEŞİKTAŞ ÇARŞISINA GİTMİŞLER. HİÇ GÖRMEMİŞ BİLE OLABİLİRLER! BEŞİKTAŞ'LI FUTBOLCU AĞZINDA SAKIZ, GÖMLEĞİ'NİN DÜĞMELERİ GÖBEĞİNE KADAR AÇIK DOLAŞAMAZ. Ayıptır ! İşte bu değerleri oyunculara vermek yöneticilerin işi...
Pascal NOUMA gibi takımı taraftarla bütünleştirecek oyuncularda çıkmıyor artık?
PASCAL BEŞİKTAŞ'LIYDI... Fenerbahçe maçında yaptığı davranış yanlıştı ve hak ettiği cezayıda zaten aldı... AMA O ADAMIN SEVİLMESİNDEKİ TEK NEDEN SANKİ BEŞİKTAŞ'TA DOĞMUŞ GİBİ YAŞAMASIYDI... ANTRENMAN BİTER BİZİM YERLİ OYUNCULAR ALEMLERE AKARKEN PASCAL BEŞİKTAŞ ÇARŞISINA İNİP ESNAFLA ÇAY, KAHVE İÇERDİ. Lafı uzatmayalım. Son sözüm şudurki; İYİKİ BEŞİKTAŞLIYIM.