Nuray Kurt
08-07-2008, 22:47
Beşiktaş İnönü Stadı projesiyle ilgili basında yer alan haberler, Ergenekon davası haberleriyle çok benzeşiyor. Birbiriyle çelişkili açıklamalar birbiri ardına yayınlanıyor. Kimi "yıkılacak" diyor, kimi "bu sezon ilk yarı maçları İnönü'de oynanacak" diye açıklıyor, kimi "kombine satabilmek için yıkılmayacağını söylüyoruz, ancak bugün yarın yıkabiliriz..."diye iddia ediyor. Tam bir bilgi kirliliği, kafa karışıklığı... Dün, bu konuda net bilgilere ulaşabilmek için projeyle ilgili farklı kesimlerle görüştüm. Mevcut durumu tespit etmeye çalıştım. Vardığım sonuçlar şunlar:
Yıkım izni ve diğer izinler için Beşiktaş Belediyesi açısından bir sorun yok. Başkan İsmail Ünal projeye son derece sıcak yaklaşıyor. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan ise gerekli izinler henüz alınamamış. Ancak ibre "izin verilmesi" yönüne doğru hareketlenmiş durumda. Proje üzerinde fiilen çalışan Beşiktaş yöneticileri gerekli izinleri %90 çıkarabileceklerini düşünüyorlar... Bir başka net bilgi de, Beşiktaş futbol takımının bu sezon maçlarının tamamını İnönü stadında oynayacak olması... Proje maliyeti yaklaşık 120 Milyon Dolar olarak tahmin ediliyor. Gerekli izinler alınabilirse, resmiyet kazanan proje için ihale yapılacak. Tıpkı Fulya'da olduğu gibi, İnönü Stadı inşaatı da bir yüklenici firmaya ihale edilecek... Tüm bu süreçler tamamlandıktan sonra, stadın yıkımına en erken 2009 Mayıs ayında başlanabilecek...
Net bilgileri vermeye başlamışken, Beşiktaş'ın kombine satışlarından da bahsedelim. Dün itibarıyla satılan toplam kombine 2899 adet. Kombine satışının bu kadar düşük sayıda olması, kimilerine göre taraftarın Beşiktaş yönetimine karşı sessiz bir protestosu, kimilerine göre stat konusunda basında yer bulan çelişkili haberler...
Beşiktaşlıları rahatsız eden bir başka olay da, yabancı oyuncu kontenjanı nedeniyle yeni transfer Antony Seriç'in Türkiye Futbol Federasyonu nezdindeki profesyonel futbolcu sözleşmesinin iptal edilmek zorunda kalınışı. Kendileriyle konuştuğum bazı yöneticilerin ortaya attığı soru ise son derece anlamlı: "Sinan ne iş yapar?"... Öyle ya, bir menajerin görevi sadece oyuncu beğenip yüksek bonservis bedelleriyle aldırmak mıdır? Sinan Engin Beşiktaş'ta görev yaptığı sürece, bırakın para kazandırmayı, tek bir futbolcunun kulübü zarara uğratmayacak şekilde satılmasına hizmet etmiş midir? "Şu futbolcuya kefilim" diyerek ve1 sezon önce kazandığı paranın birkaç mislini ödeyerek futbolcu transfer etmek maharet gerektiren bir iş değildir. Sokaktaki adam da bunu rahatlıkla yapar. Gordon'u "Huzuru bozamazsın" diyerek takımdan kovan Sinan Engin, bu futbolcuya uygun bir alıcı bulup, kulübü zarara uğratmadan ortaya çıkan garabet durumu temizleyemiyorsa, menajer falan değildir. Olsa olsa, işini pek de iyi yaptığını söyleyemeyeceğimiz "Beşiktaş Satın Alma Müdürü"dür. Bu arada net bir bilgi daha verelim. Gordon'un "bedelsiz" olarak kiraya verilmesi düşünülüyor. Laf aramızda, kiralayacak kulübe üste 100-150 Bin Dolar bile vermeye razı olanlar var... Durum bu...
Tuğrul Yenidoğan
Yıkım izni ve diğer izinler için Beşiktaş Belediyesi açısından bir sorun yok. Başkan İsmail Ünal projeye son derece sıcak yaklaşıyor. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan ise gerekli izinler henüz alınamamış. Ancak ibre "izin verilmesi" yönüne doğru hareketlenmiş durumda. Proje üzerinde fiilen çalışan Beşiktaş yöneticileri gerekli izinleri %90 çıkarabileceklerini düşünüyorlar... Bir başka net bilgi de, Beşiktaş futbol takımının bu sezon maçlarının tamamını İnönü stadında oynayacak olması... Proje maliyeti yaklaşık 120 Milyon Dolar olarak tahmin ediliyor. Gerekli izinler alınabilirse, resmiyet kazanan proje için ihale yapılacak. Tıpkı Fulya'da olduğu gibi, İnönü Stadı inşaatı da bir yüklenici firmaya ihale edilecek... Tüm bu süreçler tamamlandıktan sonra, stadın yıkımına en erken 2009 Mayıs ayında başlanabilecek...
Net bilgileri vermeye başlamışken, Beşiktaş'ın kombine satışlarından da bahsedelim. Dün itibarıyla satılan toplam kombine 2899 adet. Kombine satışının bu kadar düşük sayıda olması, kimilerine göre taraftarın Beşiktaş yönetimine karşı sessiz bir protestosu, kimilerine göre stat konusunda basında yer bulan çelişkili haberler...
Beşiktaşlıları rahatsız eden bir başka olay da, yabancı oyuncu kontenjanı nedeniyle yeni transfer Antony Seriç'in Türkiye Futbol Federasyonu nezdindeki profesyonel futbolcu sözleşmesinin iptal edilmek zorunda kalınışı. Kendileriyle konuştuğum bazı yöneticilerin ortaya attığı soru ise son derece anlamlı: "Sinan ne iş yapar?"... Öyle ya, bir menajerin görevi sadece oyuncu beğenip yüksek bonservis bedelleriyle aldırmak mıdır? Sinan Engin Beşiktaş'ta görev yaptığı sürece, bırakın para kazandırmayı, tek bir futbolcunun kulübü zarara uğratmayacak şekilde satılmasına hizmet etmiş midir? "Şu futbolcuya kefilim" diyerek ve1 sezon önce kazandığı paranın birkaç mislini ödeyerek futbolcu transfer etmek maharet gerektiren bir iş değildir. Sokaktaki adam da bunu rahatlıkla yapar. Gordon'u "Huzuru bozamazsın" diyerek takımdan kovan Sinan Engin, bu futbolcuya uygun bir alıcı bulup, kulübü zarara uğratmadan ortaya çıkan garabet durumu temizleyemiyorsa, menajer falan değildir. Olsa olsa, işini pek de iyi yaptığını söyleyemeyeceğimiz "Beşiktaş Satın Alma Müdürü"dür. Bu arada net bir bilgi daha verelim. Gordon'un "bedelsiz" olarak kiraya verilmesi düşünülüyor. Laf aramızda, kiralayacak kulübe üste 100-150 Bin Dolar bile vermeye razı olanlar var... Durum bu...
Tuğrul Yenidoğan