Gökhan Özsoy
11-03-2007, 00:06
Bülent Çulhaoğlu (Sporx Editörü)
Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı futbol ve aldığı başarılı sonuçlarla herkesin takdirini toplayan Fenerbahçe, Süper Lig'de bir türlü taraftarını memnun edemiyor. Konstrasyon ve motivasyon eksikliği olduğu şüphesiz. Ancak Beşiktaş derbisi iki taraf için de son yıllarda "başka" bir havada oynanır oldu. Bir de Sarı-Lacivertlilerin 6 yıldır taraftarı önünde Beşiktaş'ı yenememesi Fenerbahçe'yi daha bu maça ayrı bir motive edecektir.
Beşiktaş cephesinde ise Kadıköy'de Fenerbahçe'ye karşı üstünlüğün verdiği bir rahatlık ve özgüven var. Ertuğrul Sağlam, her zorlu maçlarda olduğu gibi yine tek forvetle çıkacak ve savunma güvenliğini elden bırakmayacak. Topla daha çok oynayan ve baskılı olan taraf Fenerbahçe olacaktır ancak Beşiktaş'ın agresif savunmasını çözmek kolay olmayacaktır. Bir de Bobo gününde olur ve Fenerbahçe defansını az adamla yakalarsa çok tehlikeli pozisyonlar bulabilir Beşiktaş. Benim tahimim maçın 1-1 biteceği yönünde.
Emre UĞURLU (Hedef 3 Puan Yorumcusu)
Beşitaş uzun yıllardır Kadııkoy'de başarılı sonuçlar alıyor ve taraftarlar da haklı olarak yine öyle bir sonuç bekliyorlar. Fenerbahçe'ye baktığımızda ise büyük maçlara iyi konsantre olan ama daha basit maçlarda zorlanan bir Fenerbahçe var. Avrupa Kupası maçları bunun en büyük kanıtı. Beşiktaş bugüne kadar bir derbi oynadı kaybetti, Fenerbahçe ise ilk derbisini oynayacak. Ertuğrul Sağlam diğer büyük maçlarda olduğu gibi oyunu kilitleyip az skorlu bir maç olmasını sağlamak isteyecek, Fenerbahçe ise erken gol bulup maçı kopartmaya çalışacak. Bu mücadeleden galip çıkacak takım bana göre Fenerbahçe olur. Kendi sahasında uzun süredir Beşiktaş'a karşı kazanamayan Fenerbahçe; 6,5 yıllık özleme son verecektir.
Maçın hakemi maça her ihtimalde etki edecektir. Son yıllarda üst düzey hakem kimliğini kaybeden Arzuman, bu maçta zorlanacaktır. Beşiktaş defansının tamamı ve Fenerbahçe'de Alex ile Semih maça imza atabilirler. Duran toplar da her ihtimalde önemli olacaktır. Ulus olarak son günlerde yakaladığımız bütünlük umarız bu maçta da devam eder, futbolu bol, olayları az bir maç olur.
Hilmi SEVER (Sporx Editörü)
Fenerbahçe bu sezon oynadığı önemli maçlarda son derece iyi performanslar ortaya koydu, bunun gerekçesi olarak da oyuncuların bu karşılaşmalara çok iyi motive olmaları gösteriliyor. Her ne kadar bu kabul edilemez bir gerekçe olsa da bu böyle. Sarı-lacivertli takımda ne kadar eleştirilse de Kezman’ın olmayışını önemli bir eksiklik olarak görüyorum, Semih elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışsa da Fenerbahçe’nin forveti olmadığını düşünüyorum. Beşiktaş’ta ise sakatlığı bulunan İbrahim Toraman’ın bu maça yetişmesi siyah-beyazlı takım adına çok önemli. Orta sahada kıran kırana mücadeleler izleyeceğimiz maçta her iki takımda temkinli futbol oynayacaklardır, bunda hafta içinde oynayacakları Şampiyonlar Ligi mücadelelerinin de etkisi olacaktır. Orta sahada Fenerbahçeli oyuncular biraz daha ağır bassa da forvette Beşiktaşlı oyuncular daha ön plana çıkıyor. Saraçoğlu’ndaki maçta beraberlik ağır basan sonuç gibi gözüküyor.
Esat DERGİ (Sporx Editörü)
Bir derbi heyecanı ile daha karşı karşıyayız. Türkiye Futbol Federasyonu & Merkez Hakem Kurulu sağolsunlar derbi öncesi verdikleri İsmet Arzuman kararıyla yine Türkiye'yi klasik görüntüsüne kavuşturdu.
'Normal' davranışını görmediğimiz Federasyon kariyeri bitmiş bir hakeme derbi verdi. 1 ay önce FIFA listesinden çıkartılarak güvenilmediği belirtilen kendi hakemine! Bu kararı verdikten sonra gündemin bunla meşgul olacağını bile bile! İsmet Arzuman bombasıyla iki kulübünde 'holigan' ruhunun ortaya çıkaracağından emin olmasına rağmen.
Atama kararından sonra bir süre sessizlik olsa da medya ve kulüplerin katkısıyla derbi daha başlamadan isimlerin ringe çıkmasını sağladı. Federasyon tartışılacak şeyler yapmaya neden bu kadar meraklı? FIFA listesinde o kadar derbi yönetmiş tecrübeli isimler varken bu mantıksız atama niye...
Bu atamadan sonra, son haftalarda geçirilen kötü günler ve herkes kenetlenmişken derbi öncesi iki büyük ekibimizin de sahip olduğu sorumluluğu dün ne kadar umursadıklarını gördük bir bakıma da.
Yıldırım Demirören'in Aziz Yıldırım'ın peşinden gittiğini...
Fenerbahçe'nin üzerinden atamadığı o karakteristik stratejik hamleleri yok mu? Hani ara sıra Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin haklarını koruma adına ortaya atılan hamleler. MHK'nın ortaya attığı İsmet Arzuman bombası karşısında Fenerbahçe için bulunmaz cinstendi. Beşiktaş yanında kalır mı? MHK & TFF ürünü el bombasından bir güzel de o yararlandı.
Derbi öncesi dostluk yazıları ile bir şeyler perçinlenmeli, bir şeyler görüp 'ilk' demeliyiz derken dün takımlardan gelen açıklamalara yetişemedik, kullandıkları ifadeler karşısında bozguna uğradık. Maç öncesi şimdi yöneticiler stadyumda karşılaşıp ellerinde çiçekler gülümseyecekler bir de!.. Kravat takınca centilmen olunsa keşke.
TELLERE ELEKTRİK VERDİLER, BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL...
Fenerbahçe'nin vazgeçemediği bir şey var. Takımı korumak adına doğru/yanlış her zaman kulüp olarak çıkışları. Büyük olmanın verdiği hasar zaten var, bir de bu özellikleriyle ile birlikte antipati devamlı yükseliyor...
Dün Fenerbahçe cephesinden yapılan açıklamaların sarı-lacivertli taraftarları derbi maça daha 'sert' konsantrasyon oldu. Futbol dünyasını terketsin dediğimiz holiganların davranışından farklı mı ki bu? Sakin belki de dostluğun tavan yapacağı bir derbi öncesi tellere gerilim vermekten başka bir şey değil.
İsmet Arzuman'ın hata yapması karşısında bakın biz uyardık dememek için 'korktuklarını' açıkladılar. İsmet Arzuman dün gece uyurken hangi pskolojideydi peki? Bir düşünsünler... Fenerbahçe pskolojileri etkilemeyi gayet iyi başarıyor... Holiganlar vurup kırarak zarar verirken, Fenerbahçe'de silah sözler...
Beşiktaş cephesine döndüğümüz de aslında durum farklı değil. Yıldırım Demirören bu sezon 'Herkes haddini bilsin' de demişti değil mi... Fenerbahçe'nin İsmet Arzuman tepkisine 1 saat sonra ne ara kulüp olarak ortak görüş alıp cevap verdiler bunu da anlamak mümkün değil. Fenerbahçe'den daha panik bir kulüp olduğu kesin. Ah hiç cevap vermeyip derbi maçta alınacak bir iyi sonuçtan sonra, demeç verseniz ya! Siyah-beyazlı ekip de dün deliyürek moduna girerek hakkını savundu? Yapılan açıklamalarda kelimelerin sertliği, bazı duyguları tetiklediği kesindi. Rakip sanki başka ülkenin takımı.
Beşiktaş yönetiminden yapılan bu açıklamalar gerilimi arttırırken, Beşiktaş taraftarının biraz daha Fenerbahçe'ye kin duymasından başka bir işe yaradı mı? Pardon takımın hakkını savunuyorlar doğru (!)
MARATON BAŞLADI
Derbiyi daha sinirli, hakemin her davranışını not ederek izlemeyecek mi şimdi bu taraftar? Maç izlemeye giden taraftarların üzerine bırakın bir şey yüklemeyin. Onlar zaten bazı zamanlar kendiliğinden ortaya holigan ruhlarını çıkartıyorlar. İstemesek de karşılaşıyoruz. Ve dün olanlar bir maratonun başlangıcıydı. Turkcell Süper Lig bir an önce bitsin diye ileride bize şarkılar söyletecek maraton.
Yine renk savaşları uğruna yapılacak sert açıklamalar bizi bekliyor. Derbi öncesi fırlatılan ağır oklarla kalsa keşke, ama nerde! Ligde daha 11. hafta, yöneticiler lige ısınmış... Daha çekilecek 23 hafta var. Bu hafta özellikle televizyondan uzak durmak gerekli artık. Fair-play in kelime anlamını bile bilmeyen purolu adamları görmek zulüm olacak..
'HOŞGELDİN HOLİGAN RUHUM' DEMESİNLER Mİ...
Derbi öncesi yaşananlar bu kıvamdaydı. TFF & MHK, Fenerbahçe, Beşiktaş kulübü içlerindeki holiganlık ruhunu ortaya attılar. Taraftarlarının kimlikleriyle, futbolcularının kimlikleriyle oynamaya çalıştılar.
Biz el ele kol kola 22 futbolcu sahaya gelir, tarih yeniden yazılır diye düşünürken... Tribünlerdeki holiganlardan çok kulüplerin renklerini temsil edenlerin ruhlarını düşündürttü bize yine. Şimdi varsın çıksın oynasın 22 kişi Saracoğlu'nda. Hakkıyla, dostluk şarkısıyla, heyecanıyla, futboluyla ve sonunda alkışlamasıyla bir derbi izlemediğimiz sürece varsın çıksın hepsi.
Keşke Fenerbahçe - Konyaspor maçı olsaydı, derbiden alınacak kirli tat yerine o maç tercihim... Bir taraftar forumunda geçtiğimiz sezon yönetici kavgalarından sonra söylenen bir söz özetlesin herşeyi; 'Hoşgeldin Holigan ruhum'
Teşekkürler MHK & TFF, iki 'büyük' ekibimiz Fenerbahçe ve Beşiktaş isimlerini savunmak adına tellere elektrik veren yöneticilerimiz...
Soruyorum bende o açıklamaları yaptıran kravatlı centilmenlere..
Holigan mısınız?
Artık yeter...
Derbinin çehresini bir kez siz değil, bırakın tribünlerde oluşabilecek güzellikler çizsin...
Belki şu tribünler takımlarından çıkan saçma demeçlerin önüne geçerek yarın herkese ders verir, kimbilir...
Fatih ŞAMLIOĞLU (Sporx Editörü)
Saha dışında yaşanan kargaşadan sıyrılıp aktörlerin sahneye çıkacağa alana bakacak olursak; İki takımın da bu derbiye tam olarak hazır olmadığını söyleyebiliriz. Şampiyonlar Ligi'nin en az gol yiyen takımlarından Fenerbahçe bunu iki ön liberosunun top çalma becerisi ile yapıyor. Aynı bölgede Beşiktaş, Cisse ile zayıf kalıyor, dolayısı ile ya Koray'ı da oynatıp, santrforların birinden fedakarlık edecekler ya da, çift santrfor arkası Delgado ile riske girecekler. F.Bahçe'nin Avrupa'daki yükselen grafiğini ligimizde de devam ettirebilmesi için bu derbiyi kazanması gerekiyor. Çünkü lig başından bu yana ligin yeni takımları ve nispeten zayıf ekipleri karşısında kaybedilen puanların bu müsabakada telafi edilmesi gerekiyor. Bu hem zirve yarışı açısından hem de önemli bir rakibi devre dışı bırakabilmek açısından F.Bahçe için çok önemli. Beşiktaş'ın gol yollarında ve organize atak gelişiminde yaşadığı sorunlar Fenerbahçe karşısında yaşayacağı başlıca handikaplardan. Büyük avantaj ise Fenerbahçe'ye Kadıköy'de kaybetmemenin verdiği öz güven ve rahatlık.
Oyun yapısı, futbolcu karakteri ve saha dizilimleri sonucunda Fenerbahçe'nin zor maçları lehine çevirmesi normal sonuç aslında. Kalabalık bir orta saha, iyi çalışan kanatlar, Kezman'ın yokluğunda ileride bitirici bir santrfor Semih'in olması, Fenerbahçe'nin güç dengesi eşit olan rakipler karşısında etkili olmasını ve oyunu domine eden taraf olmasını sağlıyor. Fenerbahçe'de asıl sorun kapanan takımlar karşısında. Fenerbahçe, Beşiktaş maçını kazanabilir ama bir sonraki haftalarda Kayseri ya da Denizli'ye puan kaybedebilir... İki takımın da son durumlarını ve oyun yapılarını göz önüne aldığımız zaman Fenerbahçe'nin Saracoğlu'nda kazanmaya yakın olan taraf olduğunu söyleyebiliriz.
Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı futbol ve aldığı başarılı sonuçlarla herkesin takdirini toplayan Fenerbahçe, Süper Lig'de bir türlü taraftarını memnun edemiyor. Konstrasyon ve motivasyon eksikliği olduğu şüphesiz. Ancak Beşiktaş derbisi iki taraf için de son yıllarda "başka" bir havada oynanır oldu. Bir de Sarı-Lacivertlilerin 6 yıldır taraftarı önünde Beşiktaş'ı yenememesi Fenerbahçe'yi daha bu maça ayrı bir motive edecektir.
Beşiktaş cephesinde ise Kadıköy'de Fenerbahçe'ye karşı üstünlüğün verdiği bir rahatlık ve özgüven var. Ertuğrul Sağlam, her zorlu maçlarda olduğu gibi yine tek forvetle çıkacak ve savunma güvenliğini elden bırakmayacak. Topla daha çok oynayan ve baskılı olan taraf Fenerbahçe olacaktır ancak Beşiktaş'ın agresif savunmasını çözmek kolay olmayacaktır. Bir de Bobo gününde olur ve Fenerbahçe defansını az adamla yakalarsa çok tehlikeli pozisyonlar bulabilir Beşiktaş. Benim tahimim maçın 1-1 biteceği yönünde.
Emre UĞURLU (Hedef 3 Puan Yorumcusu)
Beşitaş uzun yıllardır Kadııkoy'de başarılı sonuçlar alıyor ve taraftarlar da haklı olarak yine öyle bir sonuç bekliyorlar. Fenerbahçe'ye baktığımızda ise büyük maçlara iyi konsantre olan ama daha basit maçlarda zorlanan bir Fenerbahçe var. Avrupa Kupası maçları bunun en büyük kanıtı. Beşiktaş bugüne kadar bir derbi oynadı kaybetti, Fenerbahçe ise ilk derbisini oynayacak. Ertuğrul Sağlam diğer büyük maçlarda olduğu gibi oyunu kilitleyip az skorlu bir maç olmasını sağlamak isteyecek, Fenerbahçe ise erken gol bulup maçı kopartmaya çalışacak. Bu mücadeleden galip çıkacak takım bana göre Fenerbahçe olur. Kendi sahasında uzun süredir Beşiktaş'a karşı kazanamayan Fenerbahçe; 6,5 yıllık özleme son verecektir.
Maçın hakemi maça her ihtimalde etki edecektir. Son yıllarda üst düzey hakem kimliğini kaybeden Arzuman, bu maçta zorlanacaktır. Beşiktaş defansının tamamı ve Fenerbahçe'de Alex ile Semih maça imza atabilirler. Duran toplar da her ihtimalde önemli olacaktır. Ulus olarak son günlerde yakaladığımız bütünlük umarız bu maçta da devam eder, futbolu bol, olayları az bir maç olur.
Hilmi SEVER (Sporx Editörü)
Fenerbahçe bu sezon oynadığı önemli maçlarda son derece iyi performanslar ortaya koydu, bunun gerekçesi olarak da oyuncuların bu karşılaşmalara çok iyi motive olmaları gösteriliyor. Her ne kadar bu kabul edilemez bir gerekçe olsa da bu böyle. Sarı-lacivertli takımda ne kadar eleştirilse de Kezman’ın olmayışını önemli bir eksiklik olarak görüyorum, Semih elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışsa da Fenerbahçe’nin forveti olmadığını düşünüyorum. Beşiktaş’ta ise sakatlığı bulunan İbrahim Toraman’ın bu maça yetişmesi siyah-beyazlı takım adına çok önemli. Orta sahada kıran kırana mücadeleler izleyeceğimiz maçta her iki takımda temkinli futbol oynayacaklardır, bunda hafta içinde oynayacakları Şampiyonlar Ligi mücadelelerinin de etkisi olacaktır. Orta sahada Fenerbahçeli oyuncular biraz daha ağır bassa da forvette Beşiktaşlı oyuncular daha ön plana çıkıyor. Saraçoğlu’ndaki maçta beraberlik ağır basan sonuç gibi gözüküyor.
Esat DERGİ (Sporx Editörü)
Bir derbi heyecanı ile daha karşı karşıyayız. Türkiye Futbol Federasyonu & Merkez Hakem Kurulu sağolsunlar derbi öncesi verdikleri İsmet Arzuman kararıyla yine Türkiye'yi klasik görüntüsüne kavuşturdu.
'Normal' davranışını görmediğimiz Federasyon kariyeri bitmiş bir hakeme derbi verdi. 1 ay önce FIFA listesinden çıkartılarak güvenilmediği belirtilen kendi hakemine! Bu kararı verdikten sonra gündemin bunla meşgul olacağını bile bile! İsmet Arzuman bombasıyla iki kulübünde 'holigan' ruhunun ortaya çıkaracağından emin olmasına rağmen.
Atama kararından sonra bir süre sessizlik olsa da medya ve kulüplerin katkısıyla derbi daha başlamadan isimlerin ringe çıkmasını sağladı. Federasyon tartışılacak şeyler yapmaya neden bu kadar meraklı? FIFA listesinde o kadar derbi yönetmiş tecrübeli isimler varken bu mantıksız atama niye...
Bu atamadan sonra, son haftalarda geçirilen kötü günler ve herkes kenetlenmişken derbi öncesi iki büyük ekibimizin de sahip olduğu sorumluluğu dün ne kadar umursadıklarını gördük bir bakıma da.
Yıldırım Demirören'in Aziz Yıldırım'ın peşinden gittiğini...
Fenerbahçe'nin üzerinden atamadığı o karakteristik stratejik hamleleri yok mu? Hani ara sıra Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin haklarını koruma adına ortaya atılan hamleler. MHK'nın ortaya attığı İsmet Arzuman bombası karşısında Fenerbahçe için bulunmaz cinstendi. Beşiktaş yanında kalır mı? MHK & TFF ürünü el bombasından bir güzel de o yararlandı.
Derbi öncesi dostluk yazıları ile bir şeyler perçinlenmeli, bir şeyler görüp 'ilk' demeliyiz derken dün takımlardan gelen açıklamalara yetişemedik, kullandıkları ifadeler karşısında bozguna uğradık. Maç öncesi şimdi yöneticiler stadyumda karşılaşıp ellerinde çiçekler gülümseyecekler bir de!.. Kravat takınca centilmen olunsa keşke.
TELLERE ELEKTRİK VERDİLER, BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL...
Fenerbahçe'nin vazgeçemediği bir şey var. Takımı korumak adına doğru/yanlış her zaman kulüp olarak çıkışları. Büyük olmanın verdiği hasar zaten var, bir de bu özellikleriyle ile birlikte antipati devamlı yükseliyor...
Dün Fenerbahçe cephesinden yapılan açıklamaların sarı-lacivertli taraftarları derbi maça daha 'sert' konsantrasyon oldu. Futbol dünyasını terketsin dediğimiz holiganların davranışından farklı mı ki bu? Sakin belki de dostluğun tavan yapacağı bir derbi öncesi tellere gerilim vermekten başka bir şey değil.
İsmet Arzuman'ın hata yapması karşısında bakın biz uyardık dememek için 'korktuklarını' açıkladılar. İsmet Arzuman dün gece uyurken hangi pskolojideydi peki? Bir düşünsünler... Fenerbahçe pskolojileri etkilemeyi gayet iyi başarıyor... Holiganlar vurup kırarak zarar verirken, Fenerbahçe'de silah sözler...
Beşiktaş cephesine döndüğümüz de aslında durum farklı değil. Yıldırım Demirören bu sezon 'Herkes haddini bilsin' de demişti değil mi... Fenerbahçe'nin İsmet Arzuman tepkisine 1 saat sonra ne ara kulüp olarak ortak görüş alıp cevap verdiler bunu da anlamak mümkün değil. Fenerbahçe'den daha panik bir kulüp olduğu kesin. Ah hiç cevap vermeyip derbi maçta alınacak bir iyi sonuçtan sonra, demeç verseniz ya! Siyah-beyazlı ekip de dün deliyürek moduna girerek hakkını savundu? Yapılan açıklamalarda kelimelerin sertliği, bazı duyguları tetiklediği kesindi. Rakip sanki başka ülkenin takımı.
Beşiktaş yönetiminden yapılan bu açıklamalar gerilimi arttırırken, Beşiktaş taraftarının biraz daha Fenerbahçe'ye kin duymasından başka bir işe yaradı mı? Pardon takımın hakkını savunuyorlar doğru (!)
MARATON BAŞLADI
Derbiyi daha sinirli, hakemin her davranışını not ederek izlemeyecek mi şimdi bu taraftar? Maç izlemeye giden taraftarların üzerine bırakın bir şey yüklemeyin. Onlar zaten bazı zamanlar kendiliğinden ortaya holigan ruhlarını çıkartıyorlar. İstemesek de karşılaşıyoruz. Ve dün olanlar bir maratonun başlangıcıydı. Turkcell Süper Lig bir an önce bitsin diye ileride bize şarkılar söyletecek maraton.
Yine renk savaşları uğruna yapılacak sert açıklamalar bizi bekliyor. Derbi öncesi fırlatılan ağır oklarla kalsa keşke, ama nerde! Ligde daha 11. hafta, yöneticiler lige ısınmış... Daha çekilecek 23 hafta var. Bu hafta özellikle televizyondan uzak durmak gerekli artık. Fair-play in kelime anlamını bile bilmeyen purolu adamları görmek zulüm olacak..
'HOŞGELDİN HOLİGAN RUHUM' DEMESİNLER Mİ...
Derbi öncesi yaşananlar bu kıvamdaydı. TFF & MHK, Fenerbahçe, Beşiktaş kulübü içlerindeki holiganlık ruhunu ortaya attılar. Taraftarlarının kimlikleriyle, futbolcularının kimlikleriyle oynamaya çalıştılar.
Biz el ele kol kola 22 futbolcu sahaya gelir, tarih yeniden yazılır diye düşünürken... Tribünlerdeki holiganlardan çok kulüplerin renklerini temsil edenlerin ruhlarını düşündürttü bize yine. Şimdi varsın çıksın oynasın 22 kişi Saracoğlu'nda. Hakkıyla, dostluk şarkısıyla, heyecanıyla, futboluyla ve sonunda alkışlamasıyla bir derbi izlemediğimiz sürece varsın çıksın hepsi.
Keşke Fenerbahçe - Konyaspor maçı olsaydı, derbiden alınacak kirli tat yerine o maç tercihim... Bir taraftar forumunda geçtiğimiz sezon yönetici kavgalarından sonra söylenen bir söz özetlesin herşeyi; 'Hoşgeldin Holigan ruhum'
Teşekkürler MHK & TFF, iki 'büyük' ekibimiz Fenerbahçe ve Beşiktaş isimlerini savunmak adına tellere elektrik veren yöneticilerimiz...
Soruyorum bende o açıklamaları yaptıran kravatlı centilmenlere..
Holigan mısınız?
Artık yeter...
Derbinin çehresini bir kez siz değil, bırakın tribünlerde oluşabilecek güzellikler çizsin...
Belki şu tribünler takımlarından çıkan saçma demeçlerin önüne geçerek yarın herkese ders verir, kimbilir...
Fatih ŞAMLIOĞLU (Sporx Editörü)
Saha dışında yaşanan kargaşadan sıyrılıp aktörlerin sahneye çıkacağa alana bakacak olursak; İki takımın da bu derbiye tam olarak hazır olmadığını söyleyebiliriz. Şampiyonlar Ligi'nin en az gol yiyen takımlarından Fenerbahçe bunu iki ön liberosunun top çalma becerisi ile yapıyor. Aynı bölgede Beşiktaş, Cisse ile zayıf kalıyor, dolayısı ile ya Koray'ı da oynatıp, santrforların birinden fedakarlık edecekler ya da, çift santrfor arkası Delgado ile riske girecekler. F.Bahçe'nin Avrupa'daki yükselen grafiğini ligimizde de devam ettirebilmesi için bu derbiyi kazanması gerekiyor. Çünkü lig başından bu yana ligin yeni takımları ve nispeten zayıf ekipleri karşısında kaybedilen puanların bu müsabakada telafi edilmesi gerekiyor. Bu hem zirve yarışı açısından hem de önemli bir rakibi devre dışı bırakabilmek açısından F.Bahçe için çok önemli. Beşiktaş'ın gol yollarında ve organize atak gelişiminde yaşadığı sorunlar Fenerbahçe karşısında yaşayacağı başlıca handikaplardan. Büyük avantaj ise Fenerbahçe'ye Kadıköy'de kaybetmemenin verdiği öz güven ve rahatlık.
Oyun yapısı, futbolcu karakteri ve saha dizilimleri sonucunda Fenerbahçe'nin zor maçları lehine çevirmesi normal sonuç aslında. Kalabalık bir orta saha, iyi çalışan kanatlar, Kezman'ın yokluğunda ileride bitirici bir santrfor Semih'in olması, Fenerbahçe'nin güç dengesi eşit olan rakipler karşısında etkili olmasını ve oyunu domine eden taraf olmasını sağlıyor. Fenerbahçe'de asıl sorun kapanan takımlar karşısında. Fenerbahçe, Beşiktaş maçını kazanabilir ama bir sonraki haftalarda Kayseri ya da Denizli'ye puan kaybedebilir... İki takımın da son durumlarını ve oyun yapılarını göz önüne aldığımız zaman Fenerbahçe'nin Saracoğlu'nda kazanmaya yakın olan taraf olduğunu söyleyebiliriz.