PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Zafer ve ardından...


Hasret Ergül
10-25-2007, 07:38
Fenerbahçe'den sonra yüzümüz Beşiktaş ile de güldü. Kötü haberler aldığımız, kritik günler geçirdiğimiz bu günlerde kenetlenişimizin üzerine bir mutluluk serpildi siyah-beyazlı futbolcular tarafından. İnönü Stadyumu Liverpool'un dünyaca ünlü taraftar grubu KOP'a 90 dakika boyunca öyle güzel, öyle futbolu sevdiren mesajlar gönderdi ki... Sesleri kısılan, gözleri mutluluktan dolma aşamasına gelen insanlarla doluydu 2-1'lik Liverpool zaferi sonrası Dolmabahçe'nin önü.

19 Eylül 2000 tarihinde Barcelona, 1 Ekim 2003'de Chelsea maçlarını tarihe yollayan Beşiktaş kitaba bir sayfa daha ekledi. Skoru bile yetiyor aslında. Liverpool... İngilizlerin müthiş yapımı... Bir efsane olduğuna kim karşı çıkar ki. Bu galibiyet tarihe çoktan geçti. Öyle ya da böyle skor olarak belli sayfalara doğru yol aldı. Bir dev yıkıldı. Tebrikler Beşiktaş!Liverpool karşısında alınan 2-1'lik galibiyetten sonra bir Türk futbolsever olarak göğsümüz kabarıyor kabarmasına da 1 günlük sevinçleri mi istiyoruz biz? Beşiktaş kazandı ama iyi değildi, kötü de. Maçın içine dalmadan sadece sevinmek ile geçiştirmek vardı aslında ama, o siyah-beyazlı taraftarların ellerinde sıkı sıkı dursun...

Beşiktaş Liverpool karşısında oynadığı futbol ve geriye yaslanış karakterini önümüzdeki 3 maçta da sahaya yansıtırsa 3 puanla ülkemize geri döner. Kazandık, bir efsaneyi yıktık ama bunlarda konuşulması gerekenler. İnönü'de Liverpool'un kötü oluşu, taraftarın muhteşem azmi 2-1'lik galibiyette içindekiler listesini oluşturan maddelerdi. Bu takımın biraz daha kendine güvenmesine ve defanstaki sorunları düzeltmesi gerekiyor. Trabzonspor maçında yenilen golleri anımsayın. Beşiktaş defansında pozisyonlarda açık durma konusunda bir ısrar var ve bu sürekli Beşiktaş ceza sahasına risk yaratıyor. Bir maçta bunu rakibiniz değerlendiremez, iki maçta değerlendiremez ama mücadele ettiğiniz kulvarlar hep uzun soluklu. Beşiktaş bugün sadece 3 puan aldı ve coşkuyu tattı, tattırdı. Fazlası varsa da skor yazarlarının sutünlarında... Mücadelesi elbette içimizden gelen kocaman bir alkışı haketti. Türk futbolsever olarak maç sonu sevinç de yaşattı ama sahada olanlar?

http://www.sporx.com/images/galeri/46/4398/B_a22e5fa412cbd965ce0976bb122d68e3.jpg

TEK FORVETİN SİHİRİ VAR...

Beşiktaş bu maça Nobre ile başlasaydı skor bu şekilde olmazdı. Nobre oynadığında da İnönü Stadyumu'nda İstanbul'un Avrupa Yakası'nda deprem etkisi yaratacak taraftar olacaktı belki. İnançlar, tutkular, sarılışlar aynı olacaktı ama taktik açıdan Beşiktaş'ın sergilediği futbol yüzde yüz farklı olacaktı. Maç kadrosu maçtan önce açıklandığında burun kıvırmayan taraftar yok da değildi. Devler Ligi'nde ilk iki maçını kaybetmiş bir Beşiktaş ve Ertuğrul Sağlam'ın üzerinde olduğu gözler.

Neyse ki genç hoca yazılanları değil, kendini okudu. Günümüz futbolunda tek forvetli sistemin artık modadan öte gereklilik olduğunun fazlasıyla bilincinde. Nobre ile başlayan takım bugünkü Beşiktaş'a göre bir kişi eksik oynayacaktı. Bu halde toplamda 75 dakika kendi kalesi önünde oynayan bir Beşiktaş orta alanda rakibi karşılayacak bir kişiden daha eksik LFC karşısında yer alsaydı, senaryoların sonu çok farklı olacaktır. Sağlam'ın Nobre tercihi ve futbolun heyecanını seven taraftarların kızgınlığına rağmen defansif görüntüsü alkışı hak ediyor. Burun kıvırmalar, eleştiriler, gol istiyoruz Ertuğrul hoca bize onlarca gol atan bir takım yarat diyen, futbolun içinde asla yer almayacak söylemlere rağmen Ertuğrul Sağlam Beşiktaş ile başarıyı elde etmek istiyorsa önce yenilmemeyi düşünmesi gerektiğinin farkında. Beşiktaş Liverpool'u sadece defans yaparak yenebilirdi, bu da gerçekleşti.


http://www.sporx.com/images/galeri/46/4398/B_72c69ae96b02de740492edbe9c47e27a.jpg
BEŞİKTAŞ'I GALİBİYETE LİVERPOOL TAŞIDI...

Liverpool Beşiktaş karşısında belki de son yıllarda oynadığı en kötü futbolu sergiledi. Bu takımın defansı son iki sezon içinde hiçbir maçta bu kadar fazla hata yapmamıştı. Liverpool'un Avrupa'daki sırrı tecrübe kokan, o pozisyon vermeyen geri dörtlüsüydü. Dikkatli futbollarından bugün eser yoktu. Hangi maçta Liverpool defansı kurdukları çizginin arkasında 3-4 kez adam kaçırdı ki? Beşiktaş'ın Liverpool karşısında aldığı galibiyette İngiliz ekibinin siyah-beyazlı takımın yaptığı katkıdan daha fazla skora müdahale ettiğini söyleyebiliriz.

BENİTEZ'İN TERLERİ...

Siz hiç son dönemde Rafael Benitez'in serin bir havada terlediğini gördünüz mü? Liverpool'un grupta oynadığı ilk iki maçta aldığı bir puan ve İstanbul'a bu elbise ile gelmesi Beşiktaş açısından muhteşem bir fırsattı. Milan ile oynanan ve 3-0'dan gelerek Avrupa'nın en büyük kupası Şampiyonlar Ligi'nde mutlu sona ulaşan Liverpool'un o günkü mücadelesinde bile bugün 13. dakikadan sonra kırmızılı futbolcuların sahada üzerlerinden atamadığı panik yoktu. Çok uzun süre sonra ilk kez Liverpool'un panik yapan, olgun atak yerine hızlı futbolu tercih eden görüntüsü vardı. Bu takım Premier League'de rakibine futbol tabiriyle beş atarken dahi bu kadar hızlı oynamıyordu. Onları bitiren bir anlamda hızlı futbol tercihleri, sahadaki stresleri, panikleriydi. Liverpool'un kazanamamasındaki başrol ise defanslarıydı.

Beşiktaş kalecisi Hakan iki kez 1 metreden top çıkartıyor, Liverpool orta sahası topa maçın tamamında basıyorsa sorunun golcülerde olduğunu düşünmüyorum. Futbol artık bunun üzerine kurulu; Savunma. Bu ders olsa Liverpool en az 3-4 üniteyi kaplardı. İnönü Stadyumu'ndaki kırmızı görüntü ise şaşırttı. Liverpool iyi defans yapabilseydi Beşiktaş karşısında sahadan en az iki farklı galibiyetle ayrılırdı. 75 dakika Beşiktaş yarı alanında oynanan oyunda bile çıkan 4-5 topu karşılayamayan bir dörtlü konusunda Benitez'in galiba bol bol düşünmeye vakti vardır artık...



TARAFTARA HOBİ OLARAK SUNULAN STRES YİNE VARDI

Beşiktaş taraftarına siyah-beyazlı futbolcuların hobi olarak sunduğu stres Liverpool mücadelesinde de vardı. Bobo bir ara buna karşı çıkmak istedi ve durumu 2-0'a getirdi ama klasik Kartal yine çok geçmeden geri döndü. 85'te Gerrard'ın ölü noktaya kafa ile vuruşu ağlarla buluşunca son beş dakika siyah-beyazlı taraftarlar için yine sıkıntı dolu geçti. Taraftarların Liverpool maçında geçmiş maçların ötesinde tek farklılığı vardı ki, o da düşüncesi. Serdar Özkan'ın golünden ve ilk yarının bu skorla bitmesinden sonra ilk kez Beşiktaş taraftarının 'Kesin yiyeceğiz' yerine 'Bugün kazanacağız' şeklinde düşündüğünden eminim.


http://www.sporx.com/images/galeri/46/4398/B_d33ff19721f710ff1650559c57e01cc2.jpg
MAHKUM BAŞLAMAZSAN...

Siyah-beyazlı ekipte Liverpool karşısında 75 dakika hapis oynanan futbolun dışında ilk 10 dakikalık bölüm ise maçın kaderini etkileyen faktörlerden biriydi. Bakıyoruz Avrupa'ya. Üst düzey liglerde olsun, ulusal mücadelelerde olsun, bakkal ve kasaplardan kurulan takımlar dahi olsun kendilerinden kat kat güçlü ekipleri mağlup edebiliyorlar. Biz buna futbolda sürpriz diyoruz. Peki hiç bu galibiyetlerde bir şey dikkatinizi çekti mi? Mahkum olarak başlamadığınız her maçta ilk 15 dakikalık periyotta bulabileceğiniz bir gol kalan 75 dakikayı size eziyet, işkence olarak geçirtse de mutlu sonla bitirmenizi sağlayabiliyor. Muhteşem kelimesinin az kalacağı bir taraftar desteğiyle Beşiktaş'ın Liverpool karşısında maça harika başlaması ve bir karambol, şans da olsa bulduğu gol gecenin kahramanlarından biriydi. 0-0 gitseydi, Beşiktaş Liverpool karşısında olağanüstü taraftarının baskısı ve ateşlemesine rağmen asla net bir baskı kuramayacaktı, bunu hepimiz biliyorduk.

Top yuvarlaktı, biraz şansa ihtiyacımız vardı ve o da Beşiktaş'ın yanındaydı. Futbolcuların 90 dakika içindeki özellikle ikili mücadelesi ve bırakmayışları beğeni topladı. Liverpool karşısında Tello & Serdar Özkan 90 dakika boyunca sahada iyi işler yaparken, Delgado oyunda kaldığı sürece Bobo'nun gerisinde adam eksiltme konusunda elinden geleni yaptı. Bobo kaçırdığı iki önemli pozisyondan sonra üçüncüsünü kendi yaratarak yanına bir yıldız koydurdu. Ali Tandoğan'ın Babel karşısında 45 dakikada bittiğini, özellikle ikinci yarı kondisyon eksikliği yaşadığını gözlemledik.


http://www.sporx.com/images/galeri/46/4398/B_68f95f5622ad26e735a1127c6d6b5acf.jpg
HAKAN ARIKAN İYİ DE, AH ŞU YAN TOPLAR

Kaleci Hakan Arıkan sakatlıktan yeni çıkmasına rağmen maç boyunca kurtardığı pozisyonlar ile iyi not alırken bir konuda yine riskli olduğunu ispatladı. Beşiktaş kaleci antrenörlerinin acilen Hakan'a en az bir ay boyunca kesintisiz yan top çalıştırması gerekiyor. Turkcell Süper Lig'de başlayan ve belirlenen bu kabus Beşiktaş'ın başına çok iş açabilir. Hakan Arıkan Liverpool karşısında ilk kez bir yan topa çıktığında dakikalar 28'i gösteriyordu. Liverpool bu dakikaya kadar beş etkili orta ile Beşiktaş kalesine gelmişti. Oyunun kalan kısmında da yan toplarda Hakan'ın korkak görüntüsü vardı. Hakan Arıkan'ın refleksleri çok iyi. Özellikle kaleyi cepheden gören pozisyonlarda yere ne zaman yatacağını çok iyi biliyor. Kalitesini aynı çizgide tutması için yan top problemini mutlaka çözmesi gerekiyor.

Hasret Ergül
10-25-2007, 07:38
HAKEMİN İSMİNİ BİLE UNUTTUK

Maçın Danimarkalı hakemi Claus Bo Larsen'i ise hiç konuşmuyoruz bile. Keşke her hakem bu şekilde maç yönetse de evlerimize gittiğimizde, ya da ertesi gün gazeteleri açtığımızda hakemin ismini sadece maç haberlerinin altındaki tabloda görsek, başka bir yerlere uğramasa. Danimarkalı hakem maç boyunca gösterdiği performans ile tam not aldı. Bu kadar iyi performans sonrasında bizim alıştığımız kötü hakem ve ismiyle yaptığımız eleştiriler, sutünlar olmadığı için galiba herkes Danimarkalı hakemin ismini kolayca unuttu....



HEDEF UEFA OLMALI

Beşiktaş aldığı bu 3 puanla Devler Ligi'nde bu sezonki ilk galibiyetini ve ilk puanlarını da almış oldu. Peki grupta şu anki tablo nasıl? Düşünmesi bile bir Türk futbolsever olarak ürkütmüyor değil. Maçtan önce hedefi UEFA olarak gören Ertuğrul Sağlam'ın maç sonu 'Gruptan lider çıkabiliriz' açıklaması ise ayrı bir nokta. Beşiktaş'ın bu gruptaki hedefi tamamıyla UEFA olmalı. Liverpool cephesinde ise işler 1 puanda olmasına rağmen raya sokulacak düzeyde. Beşiktaş Marsilya ile İnönü'de oynayacağı maçta sahadan galibiyetle ayrılırsa Liverpool, Porto ile bu gruptan çıkacak. Elimize kağıt kalem alıp hesaplamaya da çok gerek yok. İnançsız olmak ya da Beşiktaş'a güvenmemek ile ise bunun hiç alakası yok. Porto deplasmanı, Liverpool deplasmanı ve Marsilya ile oynanacak içerideki maç. İsterseniz siz de kendi görüşünüze göre hesaplayın. Umarım bu fikirler darmadağın olur, tahminler yıkılır, Beşiktaş bizi fazlasıyla şaşırtır, bunu her Türk futbolsever gibi o kadar içten istiyor ki insan...


http://www.sporx.com/images/galeri/46/4398/B_a19e1c6570b1436cbfb0c8b51ef9bba8.jpg
TARAFTAR BAĞIRDIKÇA

Ve son söz İnönü Stadyumu'nu dolduran binlerce siyah-beyaz gönüle. 90 dakika boyunca gösterdikleri performans, yürekleri, sesleri hepsi emin olsun ki onlardan yayılıp bütün Türkiye'ye fışkırdı. Beşiktaşlı taraftarlar bağırdığı sürece bu takımın oynadığını unutmasınlar. Maçın kasetini alıp gerekirse izlesinler. Takımlarının oyundan düştüğü dakikalarda tribünlerde de temponun aslında birkaç dakika önceden düştüğünü görsünler.

Milli duygular konusunda gösterdikleri hassasiyet ve kenetlenme de gözlere zor anlar yaşattı. Kapalı tribüne açılan dev bayrak, gollerden sonra unutulmayan şehitler. Beşiktaş taraftarının İnönü'nün akustik yapısında her maçta devleştiğini Avrupa da gördü. Maçın ardından baktığım Liverpool taraftar sitelerinde, gerek ulusal düzeydeki spor portallarının yorumlarında siyah-beyaz renklerin coşkusunun muhteşem olduğu belirtiliyordu. Bu Beşiktaş taraftarının bu temposu karşısında futbolcular bir gün olursa sahayı terkedip tribüne çıkarsa hiç şaşırmam...

Esat DERGİ