Hasret Ergül
12-07-2007, 08:13
'Korkak her gün, cesur bir kez ölür' ya da 'Cesaretini kaybeden her şeyini kaybeder' tarzında söylenmiş ünlü vecizeleri mercek altına almayacağız.
Yalnızca 'Sürekli alışılagelmişi tekrar edenlerin ekstra işler yapamayacağı' gerçeğine dikkat çekmek istiyoruz. Örneğin Beşiktaş bu akşam Bursa deplâsmanında zorlu bir sınava girecek. Normal şartlar altında klasik lig mücadelesi gibi gözükse de Siyah-Beyazlı ekibin salı gecesi oynayacağı son yılların en önemli mücadelesi Porto maçını etkileyeceği düşünüldüğünde işin rengi değişebiliyor.
Beşiktaş, Bursa karşısında puan kaybına uğrayacak olsa bile ileride bunu telafi edebilecek zamana sahipken; Porto karşısında kaybedilecek tek puan Liverpool ve Marsilya'dan alınan 6 puanı hükümsüz kılacak. Bursaspor'un öncelikli hedefi kaybetmemek olacakken, Porto'yu da bir puanın gruptan çıkaracağı matematiksel kesinlik kazanmışken; Bursa maçına Porto taktiğiyle ve onbiriyle çıkmak akılcı hamle olacaktır.
Üzülerek ifade etmek gerekirse Beşiktaş son maçı kazanamayarak Avrupa'da yoluna devam edemezse, bunun en büyük nedeni defans ve kaleci hattında yaşadığı büyük sorunlar olacaktır. İlk Marsilya maçı sabaha kadar oynansa 0-0 bitecekken Hakan'ın neredeyse kornerden yediği gol ile Porto maçının son saniyelerinde Gökhan'dan başlayıp yine Hakan'da biten hatalar zinciri neticesinde ağlarda görülen diğer bir gol ile Beşiktaş'ın 2 puanı buharlaşıp uçuverdi. Düşünün Marsilya ve Porto'dan ikişer puan; lider şimdi kim olurdu? Hatırlasanız ikinci Marsilya maçının 87. dakikasında sahneye Bobo çıkmasaydı bu kez de Rüştü'nün büyük ikramıyla az daha 11 Aralık'taki Porto mücadelesi de formaliteye dönüverecekti.
Beşiktaş'ın iki milli kalecisi de hata üstüne hata yaparak hem özgüvenlerini hem de onlara duyulan güveni en aşağıya indirmişken, onların kurtarışlarına büyük ihtiyaç duyulacak Porto maçını kazanmanın ne denli zor olduğu ortada. Kim bilir belki de zaman cesur olma ve üçüncü kaleciye forma verme zamanıdır. Eğer sakat değilse Beşiktaş'ın üçüncü kalecisi Murat neden düşünülmez? Evet; Murat 10 üzerinden yıllık bazda not verilecek olsa dördün altına düşmeyen altının da üstüne çıkmayan bir kalecidir. Ancak geçen sezon Antalya maçında ispat ettiği gibi maç kurtarma özelliğine sahip bir file bekçisidir ve uzun süre oynatılmama handikabı yaşamayacak nadir kalecilerdendir. Şu anki görüntüsü ve fiziki kalitesiyle Rüştü'nün karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda açıyı kapatarak topun ona çarpmasını sağlamak dışında gol kurtarma ihtimali neredeyse hiç yok. Hakan'ın ise Liverpool faciasının ardından henüz oynamadığından ötürü moral kondisyonunun ne düzeyde olduğu bilinmiyor. Farkındayız 'Sorumluluğu üstlenmeden hariçten gazel okumak kolay'dır, ama inanın yetkili konumda olmuş olsak tereddüt etmeden Murat'ı kaleye koyardık. Vakti zamanında Mrmiç gibi uluslararası tecrübeye sahip kalecinin yerine Fevzi gibi genci oynatması için Toshack'ı ikna etmeyi başarmıştık. Şimdi iş daha kolay zira hem as kaleciler formsuz hem de Murat hayli tecrübeli bir isim.
Büyük maçların büyük kahramanlar çıkaracağı gerçeği unutulmamalı. Bu noktada oyuncu ve teknik adamların yetenekten önce 'Cesaret ve morale' ihtiyacı olduğu hatırda tutulmalı. Beşiktaş'ın teknik heyeti Serdar Özkan, İbrahim Kaş örneklerinde olduğu gibi cesur davranacak olursa; umulur ki şans güneşi de onları ışıl ışıl aydınlatır!
Fatih Uraz
Yalnızca 'Sürekli alışılagelmişi tekrar edenlerin ekstra işler yapamayacağı' gerçeğine dikkat çekmek istiyoruz. Örneğin Beşiktaş bu akşam Bursa deplâsmanında zorlu bir sınava girecek. Normal şartlar altında klasik lig mücadelesi gibi gözükse de Siyah-Beyazlı ekibin salı gecesi oynayacağı son yılların en önemli mücadelesi Porto maçını etkileyeceği düşünüldüğünde işin rengi değişebiliyor.
Beşiktaş, Bursa karşısında puan kaybına uğrayacak olsa bile ileride bunu telafi edebilecek zamana sahipken; Porto karşısında kaybedilecek tek puan Liverpool ve Marsilya'dan alınan 6 puanı hükümsüz kılacak. Bursaspor'un öncelikli hedefi kaybetmemek olacakken, Porto'yu da bir puanın gruptan çıkaracağı matematiksel kesinlik kazanmışken; Bursa maçına Porto taktiğiyle ve onbiriyle çıkmak akılcı hamle olacaktır.
Üzülerek ifade etmek gerekirse Beşiktaş son maçı kazanamayarak Avrupa'da yoluna devam edemezse, bunun en büyük nedeni defans ve kaleci hattında yaşadığı büyük sorunlar olacaktır. İlk Marsilya maçı sabaha kadar oynansa 0-0 bitecekken Hakan'ın neredeyse kornerden yediği gol ile Porto maçının son saniyelerinde Gökhan'dan başlayıp yine Hakan'da biten hatalar zinciri neticesinde ağlarda görülen diğer bir gol ile Beşiktaş'ın 2 puanı buharlaşıp uçuverdi. Düşünün Marsilya ve Porto'dan ikişer puan; lider şimdi kim olurdu? Hatırlasanız ikinci Marsilya maçının 87. dakikasında sahneye Bobo çıkmasaydı bu kez de Rüştü'nün büyük ikramıyla az daha 11 Aralık'taki Porto mücadelesi de formaliteye dönüverecekti.
Beşiktaş'ın iki milli kalecisi de hata üstüne hata yaparak hem özgüvenlerini hem de onlara duyulan güveni en aşağıya indirmişken, onların kurtarışlarına büyük ihtiyaç duyulacak Porto maçını kazanmanın ne denli zor olduğu ortada. Kim bilir belki de zaman cesur olma ve üçüncü kaleciye forma verme zamanıdır. Eğer sakat değilse Beşiktaş'ın üçüncü kalecisi Murat neden düşünülmez? Evet; Murat 10 üzerinden yıllık bazda not verilecek olsa dördün altına düşmeyen altının da üstüne çıkmayan bir kalecidir. Ancak geçen sezon Antalya maçında ispat ettiği gibi maç kurtarma özelliğine sahip bir file bekçisidir ve uzun süre oynatılmama handikabı yaşamayacak nadir kalecilerdendir. Şu anki görüntüsü ve fiziki kalitesiyle Rüştü'nün karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda açıyı kapatarak topun ona çarpmasını sağlamak dışında gol kurtarma ihtimali neredeyse hiç yok. Hakan'ın ise Liverpool faciasının ardından henüz oynamadığından ötürü moral kondisyonunun ne düzeyde olduğu bilinmiyor. Farkındayız 'Sorumluluğu üstlenmeden hariçten gazel okumak kolay'dır, ama inanın yetkili konumda olmuş olsak tereddüt etmeden Murat'ı kaleye koyardık. Vakti zamanında Mrmiç gibi uluslararası tecrübeye sahip kalecinin yerine Fevzi gibi genci oynatması için Toshack'ı ikna etmeyi başarmıştık. Şimdi iş daha kolay zira hem as kaleciler formsuz hem de Murat hayli tecrübeli bir isim.
Büyük maçların büyük kahramanlar çıkaracağı gerçeği unutulmamalı. Bu noktada oyuncu ve teknik adamların yetenekten önce 'Cesaret ve morale' ihtiyacı olduğu hatırda tutulmalı. Beşiktaş'ın teknik heyeti Serdar Özkan, İbrahim Kaş örneklerinde olduğu gibi cesur davranacak olursa; umulur ki şans güneşi de onları ışıl ışıl aydınlatır!
Fatih Uraz