Boran Altun - Ruh çıkarma seansı
Maçı aslında 3 ayrı bölüme ayırıp bakmamız gerek. Öncelikle Beşiktaş’ın yine bir yan topta kendi kalesine attığı golle geri duruma düşmesi ve ilk 30 dakika boyunca bocalayıp bu aradan Fenerbahçe’nin yararlanmaya çalıştığı dönem. Sonrasında, Beşiktaş’ın yavaş yavaş kendine gelip rakibin üzerine gittiği, goller bulduğu ve 3.yü de neredeyse atıp Fenerbahçe’yi gömmek üzere olduğu dönem (30 – 60 arası). Ardından da, Lugano’nun maç boyu o bildiğimiz ağır tahriği sonucu Ferrari’nin gömülmek üzere olan ruhu geri çağırmasından sonraki son 30 dakika.
Eğer ki Almeida 60. dakika da o golü atsa belki de penaltı pozisyonu hiç olmayacaktı. Ancak, burda durup Schuster’e sormak gerekir senin yedek stoperin nerede diye. Sivok’u yedek kadroya bile almazsan sonunda Alex’in kafa topuna rövaşata vurmak isteyen Aurelio’ya muhtaç kalırsın. Yani, 2-2 den sonra hiç mi B planı yoktu? En azından beraberliği korumak için bir müdahalede bulunabilirdi ama sadece seyretti.
Hakem de kararlarıyla maçın sonucuna etki etti. İlk golde Lugano’nun Ferrari’ye yaptığı faulu görmedi. Maç boyunca Lugano’nun bütün çirkefliklerine ve tahriklerine rağmen ona zannedersem bir sarı kart bile vermedi. Sonunda da yine Lugano’nun faulünü görmeyip Ferrari’nin dirseğini gördü. Bu pozisyonda Lugano’nun faulünü çalsa Ferrari’ye sarı kart yetebilirdi de.
Ancak böyle olmadı, Ferrari ölmüş Fenerbahçe ruhunu 30bin kişilik bir seansla geri çağırdı, ardından da Alex’le gömüldüğü topraktan kalkan Fenerbahçe ardı ardına 3 gol bularak romanı bile yazılabilecek bir maçı inanılmaz bir şekilde galip bitirdi.
Beşiktaş bu maçtan sonra radikal kararlar alıp bazı oyuncularla yollarını ayırmazsa, veya önümüzdeki sene için teknik kadroda düzenlemeler yapmazsa bu sene kupayı da alması zorlaşır. Fenerbahçe seyircisi ise bu maçı eliyle kendilerine hediye eden Cüneyt Çakır + Ferrari ikilisine bir demet çiçek hediye etsin.
N. Boran Altun
__________________
Siyah Beyaz
|