Köşe Yazarları Beşiktaşımız hakkındaki yazılan köşe yazıları..


Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-03-2010, 10:21   #51
Ertürk Yıldırım
Kartal Pençesi
 
Ertürk Yıldırım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26-08-2009
Bulunduğu yer: K.çekmece
Mesajlar: 3,228
Standart Cevap: Cem Dizdar

Bu işte bir iş var?
İçeri girdiğimizde maçın 10. dakikasıydı. Oysa her zamanki gibi kapıya maçtan 10-15 dakika önce geldik. Görülmedik bir şey, kuyruk var. Bekledik, ilerleme yok. Öne hamle edip nedenini sordum. Dediler ki; “Abi kapılar bozuk.” Dört turnike birden pert olmuş. Kime sorduysam tatmin edici bir yanıt alamadım. Bağırış çağırış, küfür kıyamet... Velhasıl güç bela girdik içeri. Bu normal değil, altını çizelim. Kapılardan kim sorumluysa İnönü Stadı’nda bilsinler ki o kişiler görevlerini yapmıyor.

Galatasaray maçı Beşiktaş açısından bakıldığında iyiydi, Beşiktaş elinden geleni yaptı. Çok pozisyona girdi ama gol yapılamadı. Olabilirdi, olmadı. Futbol böyle güzel bir oyun, insana kazanamadığı ya da kaybettiği zamanlarda “Şimdi ne yapmamız, nasıl davranmamız gerek” soruları çerçevesinde çok şey öğretiyor. Sizi bilmem, eldeki oyuncu kalibresi düşünüldüğünde Beşiktaş takımı bana göre ‘iyi yönetiliyor.’

Tribün coşkusu bir derbi maç için bana kalırsa ‘yeterli değildi.’ Kapalının performansı beklediğimden düşüktü. Öyle ki, bir ara neredeyse yeni açık ‘işi ele almaya niyet etti’ bile denebilir. Performansın eskiye göre düşük kalmasında kalabalığın önemli bölümünün ‘yönetimi protesto’ edip etmeme konusundaki kararsızlığının etkisi olduğunu düşünüyorum. Sanki “Yeter Yıldırım Demirören yeter” diye bağıramama duygusu havada asılı kalmıştı. Akıllar işin bu yanında olunca da önemli miktarda insan kendini eğlenceye, tezahürata veremedi.

Bilindiği gibi Beşiktaş tribünü kamuoyunda genel adı olan ‘Çarşı’ ile anılır. Ancak kalabalık içinde başka adlar taşıyan irili ufaklı gruplar da vardır ama genel kabul ‘Çarşı’ yönündedir. ‘Çarşı’yı ‘Çarşı’ yapan ise malum, ‘karşı’ olma halleridir. Bu ‘karşı olma’ ruh hali hafif sıyrıklar almış olmalı ki o gün maçın devre arasında halimizi hatırımızı sormak için yanımıza gelen kapalının göbeğinden bir arkadaş benim yüzlerce kelimeyle zor bela anlatabileceğim durumu üç beş kelimeyle halletti. Dedi ki; “Abi, tribün patates olmuş be...” Ben bu kadar şahane bir durum tespiti duymamıştım ne zamandır.

Bir de not düşmek gerek; şu futbolcuya, annesine, sevgilisine, rakip takımın ileri gelenlerine, tarihsel simalara küfür etmek hakikaten iş değil. Artık şu kültürün ciddi bir eleştirisinin yapılması, rakip oyuncuya lazer tutma saçmalığının mahkum edilmesi zamanı geldi de geçiyor bile...

Maçtan çıktık, zaten üzgün ve sıkıntılıyız. Herkes “Neden yenemedik”e bir gerekçe arıyor. Kimi “Nobre yerine Bobo ile başlanmalıydı” diyor, kimi “Çift forvet çıksak bitirmiştik işi “diyor... Lakin insanlar yürüyemiyor. Çünkü yol iki sıra yan yana durmuş minibüslerle ve yatay olarak konumlanmış köfte arabalarıyla tıkalı. O ara siyah renkli bir protokol aracı da çapraz giriş yapınca binlerce insan yolun ortasında kala kalıyor. Ben bu arabasıyla o kalabalığın arasına dalanlara öteden beri imrenirim. Bunlar korkusuz insanlar olurlar. İç sesleri demez mi ki, “Velev ki, Beşiktaş İnönü’de yenildi beni kim kurtarır yığınların öfkesinden?” Bu işin doğrusu, stat boşalana kadar o yolun 10 dakika trafiğe kapanmasıdır. Kimsenin siniri bozulmaz, burnu da kanamaz.
__________________


Herşey BEŞİKTAŞK İçin!..
Ertürk Yıldırım isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-18-2010, 19:33   #52
Bülent Girgin
Yönetici
 
Bülent Girgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-09-2007
Bulunduğu yer: Isviçre
Mesajlar: 7,434
Standart Cevap: Cem Dizdar

Cem Dizdar

Beşiktaşlı güzeldir


Denizli maçında galip gelinmesine rağmen Beşiktaş’ın oynadığı oyun kimseyi tatmin etmeyince basın sözcüsü Mete Düren, artık oynanan futboldan çok alınacak sonuçların önemli olduğunu söyledi.

Futbolu seven birisi olarak elbetteki tuttuğum takımın şampiyon olmasını istiyorum. Geçen yıl Beşiktaş Denizli’de tur atarken ben de Kamburun Bahçesi’ndeki süs havuzundaydım dizime kadar suyun içinde. Doğrusu Düren’in sözlerini sadece ‘en sonda’ sevinmek için her maçta kendimizi iyi hissetmemize gerek olmadığı biçiminde mi okumalıyız, karar veremedim? O zaman sadece ‘son maça’ gidelim olsun bitsin.

Düren’in açısından bakıldığında doğru gibi görünen şey benim durduğum yerden hiç de öyle görünmeyebiliyor. Maça giderken üzüntü olasılığı zaten bir cebimde. Ancak diğer cebimde de her zaman umudumu taşıyorum. Eğlenmek, kendimi iyi hissetmek, hızlı, pozisyonlu, heyecanlı bir karşılaşma izleme vaadi taşıyan ikinci cebimdeki şeydir beni stada götüren, ilki değil.
* * *
Artık ligin sonuna yaklaşıyoruz. Bu hafta Kasımpaşa maçına gidecekler de televizyon başına geçecekler de hep ikinci ceplerindeki yoklayacaklar bitene kadar.

Benim türümdeki bir Beşiktaşlı için ‘son’ o kadar da önemli değildir. Aslolanın menzil değil ‘yürüyüş’ olduğunu biliriz. Zaten iyi yürüdüğümüzde menzile de varırız, türümüz bunu bilir. Hani bir zamanlar tribünde yazardı ya “Sevinmek için sevmedik” diye, tıpkı onun gibi.

Hem iyi oynayıp hem kazanmayı bilmek, Beşiktaş’a yakışan budur. “Kötü oynarken de kazanmayı bilmek” gibi bir klişe de vardır malum. Ama o klişe doğru değildir. Çünkü oradaki problem sizden çok rakibinizdedir. Siz kötü oynayıp kazanmamışsınızdır o daha kötü oynayıp yenilmiştir. Elbette iyi oynayan takımlar da yenilir zaten öyle olmasa maçlara niye gidelim değil mi?
* * *
Bu cuma takımı Kasımpaşa’ya eğlenceli bir biçimde uğurlamak için taraftarlar arasında hazırlık yapıldığı duyumları alıyorum. Eğlenceyi tertipleyen arkadaşlardan istirham ediyorum; geçen yıl yapılan meşale rezaleti tekrarlanmasın, küfürlü tezahüratlara geçit verilmesin, bu maçla ilgisi olmayan rakip takımlara -Fenerbahçe, Galatasaray, Bursa vb.- ileri geri konuşulmasın.

Unutmayalım ki, Beşiktaşlı ağır adamdır, kalenderdir, kadir şinastır, mizah sahibidir. Beşiktaşlı öfkelidir ama saygılıdır. Beşiktaşlı her şeyden önce güzeldir güzel. Bütün bunları bozmamaya özen gösterelim lütfen!
__________________


Sadece Beşiktaşk!
Bülent Girgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-05-2010, 01:58   #53
Bektaş Gur
Kartal Pençesi
 
Bektaş Gur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-09-2010
Mesajlar: 94
Standart Cevap: Cem Dizdar

''Unutmayalım ki, Beşiktaşlı ağır adamdır, kalenderdir, kadir şinastır, mizah sahibidir. Beşiktaşlı öfkelidir ama saygılıdır. ''

Bu adam harbiden kral adam...
__________________
Hayatta Beşiktaş .
Bektaş Gur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
cem, dizdarkara, yazı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cem Dizdar "Onlar yanlış biliyor..." Hasret Ergül Köşe Yazarları 4 11-06-2007 13:08


Şuan Saat: 12:05.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.