Köşe Yazarları Beşiktaşımız hakkındaki yazılan köşe yazıları..


Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-10-2007, 15:23   #11
Hasret Ergül
Kartal Pençesi
 
Hasret Ergül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
Standart Fatih Terim: maçtan sonra otelde odasına çıkınca ne yaptı.

FATİH TERİM

Benim merak ettiğim tek konu şu;
Fatih Terim: maçtan sonra otelde odasına çıkınca ne yaptı.
Yani kendisi ile baş başa kalınca ne yaptı?
Rahatlamak için duvarlarımı yumrukladı..
Yoksa;
Sen bu hataları nasıl yaparsın diye Fatih Terim’e bağırdı çağırdı mı?
Mesela şunu yaptı mı;
Ah be..Arda Turan..Senin yerine Serdar Özkan’la maça başlasam dedi mi...
Servet’in golüne rağmen bu oyuncu Ulusal takımın stoperi olamaz diye bağırdı mı...
Altıntop’un golünde asistlik yapan Üzülmez’le bu iş olmaz dedi mi?
Yanisi şu;
Terim kendi kendini yalnız başına analiz etti mi?
Eğer;
Terim bunların hiç birini yapmayıp yatağına uzanıp mışıl mışıl uyuduysa diyeceğim şudur:
- Terim kendisini emekli etmiş!
Tekrar başa dönelim;
Malta maçında yenilen iki gole isyan etmiyorum.
Köy takımına verilen onca pozisyona da itiraz etmiyorum.
Benim itirazım şurada...
Bunun adı itiraz da bir eleştiri değil sınır tanımaz öfke.
Malta Türklerden kurtuluş bayramını kutladığı gün..
Türklerin takımı sahada yüreksiz, korkak ve pısırık bir futbol oynadı.
İşte beni kahreden budur.
Terim’e olan öfkem budur.
Futbolcuları artık sevmememin nedeni budur.
Yazıyı uzatırsam başım belaya girer.
Mahkeme kapılarında sürünmek istemem.
Yazıyı sevgili Yılmaz Özdil’in yazısı ile noktalayayım;
Alex Ferguson bunca başarıya rağmen sir ünvanını yeni aldı.
Bizimki ise yıllardır İmparator...
MESAJ; Dikkatli okurlara iki sorum var:
Birincisi; 6 artı 1 yabancı oyuncuya kim evet dedi.
Brezilyalı Marko’yu kim ismini Mehmet yapıp Ulusal takımda oynattı.
İşte bu sorunun cevabını tarih bir gün soracaktır.
Bu nedenle diyorum ki;
Macaristan maçını 10-0 kazansanız da hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.
Hasret Ergül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-10-2007, 16:05   #12
Hidayet Koç
Kartal Pençesi
 
Hidayet Koç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07-09-2007
Bulunduğu yer: Burdur
Mesajlar: 1,074
Standart

"Alex Ferguson bunca başarıya rağmen sir ünvanını yeni aldı.
Bizimki ise yıllardır İmparator..."
__________________
Yaşamaksa seni sevmek; ben hiç ölmedim Beşiktaş'ım!
Hidayet Koç isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-10-2007, 22:45   #13
H.Hüseyin Uluçay
Yönetici
 
H.Hüseyin Uluçay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06-09-2007
Bulunduğu yer: Beşiktaş/
Mesajlar: 2,054
Standart

Malta'ya o gün de o puan verildi, adamlar sanki tekrardan Türkleri salladık der gibi oldular ulusal bayram ilan ettiler (zaten ulusal bayramdı) ikinci bayram içinde şekerlerini biz verdik... yazık yazık yazık !!!
__________________
ŞEREF'inizle Oynayıp, HAKKI'nızla Kazanın !
H.Hüseyin Uluçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-14-2007, 08:55   #14
Hasret Ergül
Kartal Pençesi
 
Hasret Ergül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
Standart Futbol Tanrısı Terim!

Bay Terim'e vicdani bir soru: -Macarlar'ın 10 kişi kaldığı pozisyonda hakem kırmızı kart yerine penaltı noktasını gösterseydi, Türkiye bu maçı kazanabilir miydi? O zaman sen vicdanlı bir teknik adam, ben ise vicdansız bir yazar olmaya devam edecek miydim?
Sevgili Terim:
Sadece çok basit bir sonucu yazayım. Hakemin o kararı senin kaderin oldu. Kaybetmiş bir Terim başı önde giderken senin adına şu tartışma açılacaktı:
Fiorentina'da sezonu bitiremedi.
Milan'da ilk yarıyı bitiremedi.
Galatasaray'da sezonu tamamlayamadı.
Ulusal takımda ise Kasım ayını göremedi.
Vicdanımın sesini yazıyorum: Ben bu tartışmanın asla içinde olmazdım.
Bu nedenle dün söylediklerimi bugün bir daha söylüyorum:
A- Ulusal takım nasıl olur da Malta gibi sıradan bir takım karşısında sıradan futbol, üç gün sonra ise Macaristan maçında başka bir futbol ortaya koyar?
B- Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe iyi futbol oynayarak Avrupa Kupaları'nda kariyer yaparken, Ulusal takım nasıl olur da Türkiye Ligleri'nin kalitesi altında futbol oynar?
Sevgili Terim... Büyük başarıların karşısında övgüde sınır tanımadığım Fatih Terim bugün, "Terim ilkelerine" ihanet ediyor. Nasıl mı?. Anlatayım:
1- Federasyonun özellikle üç büyüklere popülist yaklaşımı sonucu çıkan 6 artı 1 yabancı kuralı karşısında sen ne yaptın?. Hiçbir şey. Sadece "Yes sir..." dedin. Oysa 3 yabancıda ısrar etseydin bugün elinde zengin bir kadro bulacaktı.
2- Marco Aurelio'yu, Türk yapıp ulusal formayı vererek tam Adana'ca, "Desinler..." rolünü oynadın. Türk futbolcusunun gözünde erişilmez bir ilahtın. Şimdi ise sana inananların hayallerini yıktın.. Bir dönemler "Deniz üstünde yürü" desen yürüyecek kadar sana inanan Türk futbolcusu bugün senin için "Fareli köyün kavalcısı Terim!" diyor.
3- Öğrenecek bir şey kalmadığını söylemek göğe yükselmek demektir. Böylece sen kendini Futbol Tanrısı ilan ettin ki, bunun adı yok.
Son söz: Sevgili Terim, medyanın bir bölümünü eleştiri dışında tutmakla şu mesajı verdin: İstiyorsun ki etrafın yalakalarla dolsun. Şunu unutma ki büyüklerimiz şunu der: Aptal dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun!
Hasret Ergül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-17-2007, 10:17   #15
Hasret Ergül
Kartal Pençesi
 
Hasret Ergül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
Standart Tertemiz gol gitti


'... Sevgili Sağlam; iki önemli starını (Ricardinho ve Delgado) Marsilya maçına sakladın. Ne kadar saçma!..' Sabah Gazetesi yazarı Kazım Kanat'ın köşe yazısı:
Tertemiz gol gitti


İki teknik patrona sormuyorum, onları sorguluyorum! Sevgili Kocaman ; sen futbolculuk ve antrenörlük kariyerinde hep fair-play ruhunu ön plana çıkarırdın. Gördüm ki, sert ve faullü futbolu sistem olarak ilke edinmişsin. Çok şaşırdım. Oyuncuların arkadan ve bileğe (Özkan, Bobo, Tello ve Üzülmez'e) sakatlayıcı fauller yaptılar. Batak'ın insanlık suçu olan faullü futboluna neden "Dur" demedin?
Sevgili Sağlam; iki önemli starını (Ricardinho ve Delgado) Marsilya maçına sakladın. Ne kadar saçma! Hiç olmazsa ikisini birer devre oynatsan belki bir mantığı olurdu. Şunu unutma ki, generali olmayan bir ordu, kurşun askerler gibidir.
Ciddi bir eleştirim de hakem Vedat Yüksel'e... Dinle genç hakem. FIFA'nın şu son fauller ve fena hareketler (12.kural) talimatını bir daha oku ve öğren. Futbolcu evine ekmeği ayağı ile götürüyor, bu bir. İkincisi ve önemlisi Tello'nun ortasında dokunma bile yok. Hem Beşiktaş'ın tertemiz golünü yedin hem de "Elle oynadın" diye Nobre'ye sarı kart gösterdin (Yardımcı hakem Adil Sinem; pozisyonu yanlış görüp, hem orta hakemini yaktın hem de Beşiktaş'ı).
Maçın ilginç görüntülerini tartışalım...
1-Necati Ateş'i izlerken Feldkamp'ın futbol bilgisine saygım kalmadı.
2-İbrahim Toraman'ı izlerken yerine oynatılan Emre Aşık'a baktım ve bir kez daha Fatih Terim'e olan inancım sarsıldı.
3-Ankara oyunu yavaşlatarak oynarken, Beşiktaş'ın tuzağa düşmesi beni şaşırttı. Oysa Beşiktaş'ın en büyük silahı yüksek tempo ve pres değil miydi?
4-İlk kez ilk 11'de oynayan Higuain, klasik bir deplasman oyuncusu. Bire birlerde topu taşıyarak ve rakibin üstüne giderek hücuma çıkıyor. Üstelik çok çabuk biri. Tek kelime ile Beşiktaş'ın en iyi kontratak silahı olacak.
5-Diatta, klasik olarak fiziğini ön plana çıkaran bir oyuncu. Ama bu fiziğini de aklı ile birleştirip sakin oynuyor. Beşiktaş aradığı savunma oyuncusunu buldu.
Ertuğrul Sağlam'a iki sorueleştirim var...
1-Bitime 20 dakika var ve Beşiktaş'ın kaçırdığı bir tane bile pozisyonu yok. Üstelik rakibe verilmiş iki pozisyon var. Ne zaman Rico Paşa girdi; Beşiktaş'ın futbolu değişti. Soruyorum; neden 70 dakika bekledin? (Marsilya maçının yedek oyuncusu İbrahim Akın'ı neden oynatmadın?)
2-Oyuncu çıkarırken de hata yaptın. Koray Avcı çıkmaz, Serdar Özkan hiç çıkmaz. Kazanmak için risk almak gerekir. O zaman neden İbrahim Üzülmez çıkmaz?
MESAJ: Başkan Sayın Yıldırım Demirören'in maç sonrası "Vururum yumruğu herkes dağılır" sözü boş... Ama "Beşiktaş'ı sahadan çekerim" demesi hoş değil. Kendi teknik adam ve futbolcularını tehdit etmesi ise tek kelimeyle korkunç.
Hasret Ergül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-17-2007, 20:53   #16
H.Hüseyin Uluçay
Yönetici
 
H.Hüseyin Uluçay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06-09-2007
Bulunduğu yer: Beşiktaş/
Mesajlar: 2,054
Standart

kazım kanat yine iyi söylemiş, başkanın yaptığı bence iyi en azından diğer yerlere diğer takımlara ve federasyona, hakemlere bir mesaj olarak gitmiştir ama futbolcuları tehdit etmesi olmaz.. tatlı sert uyarması daha iyi olurdu, yinede tepkisiz özhan canaydın dan iyidir ve ibrahim toromanın yerine giren emre aşık muhabbeti katılıyorum sana kazım
__________________
ŞEREF'inizle Oynayıp, HAKKI'nızla Kazanın !
H.Hüseyin Uluçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-19-2007, 07:45   #17
Hasret Ergül
Kartal Pençesi
 
Hasret Ergül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
Standart Böyle gol yenmez ki!

Maç başladı... İnanılır gibi değil ama Beşiktaş, Marsilya'ya bir dakikada 3 gol pozisyonu verdi. Bu pozisyonlar gol olsa al sana yüzyılın skandalı! Beşiktaş'ın düştüğü bu komik durumun nedeni çok basitti:
1- Beşiktaş gibi büyük bir marka, 'mahalle takımı' gibi yerleşim hatası yaptı.
2- Beşiktaş gibi bir markanın oyuncuları bir topa üç kişi gitti, oyundan düştü.
3- Beşiktaş gibi bir büyük takım sahaya hücum oyuncuları ile çıktı ama oyunu kendi ceza alanı üzerinde kabullendi.
Peki Ertuğrul Sağlam neden bu komik duruma müdahale etmedi. İşte tartışılması gereken 3 nokta buydu...
1- Tek ön libero ile (Cisse) oynamak demek orta alanda ilk toplara sahip olmamak demekti. Neden iki ön libero (Cisse-Avcı) denenmedi?
2- Tek santrforla (Bobo) oynuyorsun. Olabilir. Ama ileri çıkacak ikinci golcü kim? Bunu yapması gereken Delgado, Bobo'ya gitmek yerine ondan uzaklaşarak oynadı.
3- Marsilya'nın çok adamla hücuma çıktığı anlarda, geride boşalttığı bölgeye Beşiktaş'tan hangi oyuncu sızacaktı. Elbette bu Serdar Özkan olmalıydı. Ama o çizgide ezildi. İçeri girdiği an sert faulle yere indirildi. Bu bölgede hücuma çok çabuk çıkan Higuain oynatılsaydı, Beşiktaş pozisyon bulurdu.
İkinci 45'in tek gerçeği şuydu: Zorunlu RicoAvcı değişikliği, sistemi de değiştirdi. Bu değişim Beşiktaş'ın futboluna çok olumlu yansıdı. Ama sorun şuydu: Sağlam'ın elinde tek kart kalmıştı ve hangi planı uygulamalıydı?
A- Bu bir eleme değil puan maçıydı. Risk alıp erken oyuncu değişikliği yapabilirdi.
B- Sakatlık ihtimaline karşı üçüncü değişiklik hakkını zorda kalmadıkça kullanmayacaktı.
C- Değişimi oyun içinde sistem ve yer değiştirme ile yapabilirdi. Köşeye sıkışan Sağlam; risk alarak Beşiktaş'ı hücuma çıkardı; maçı dengeledi. Son kozunu doğru oynadı. Higuain'i oyuna alıp çift santrfora döndüğünde en şansız an yaşandı. Beşiktaş kornerden gol yedi. Üstelik sahanın yıldızı kaleci Hakan Arıkan'ı kendi arkadaşı Diatta perdeledi. Böyle de gol yenmez ki (Cisse golü faulle attı)...
MESAJ: Beşiktaş 1 tane, o da 86'da, pozisyona girdi. Serdar Özkan ise gol yapması gereken topu dışarı attı. Beşiktaş'ın en ciddi sorunu bu.
Hasret Ergül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-23-2007, 15:30   #18
Hasret Ergül
Kartal Pençesi
 
Hasret Ergül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
Standart Tello'ya saygı duymak!

Tello'ya saygı duymak!
Eğer "Maç başlamadan eleştiri olur mu?" derseniz "Olur" derim.
Hani tekerlek kırılmadan hesabı... Sağlam'a üç ciddi eleştirimiz maç oynanmadan oldu:
A-Çok adamı kullanmak uğruna sistem üzerinde operasyon yapmanın anlamı şudur: Ne kendi teknik adamlığına ne de oyuncularına güvenin var!
B-İki santrforla (Bobo ve Nobre) oynamak demek, kolay ve çok gol atmak demek değildir. Bugün 4-6-0 gibi çağdaş bir sistemde santrfor yoktur, golcüler vardır. Ayrıca Beşiktaş'ın sorunu gol pozisyonuna girememektir.
C-Delgado ve İbrahim Akın gibi iki yaratıcı oyuncuyu kenara alıp, bütün yükü çizgi oyuncusu olarak kullandığın Serdar Özkan'ın omuzlarına yıkmak büyük risktir.
Maç başladı; bu kez eleştirimiz Ulusal takımın göz bebeği Toraman'a...
- Bu ne biçim ıska geçmek. Ayrıca bu kadar ciddi pozisyon hatası yapılır mı? Fatih Egedik, attığı ilk golde topu çizgiden çıkardı, sen ayağını uzattın (kaleci Arıkan da çok hatalı ya). İkinci goldeki ıskan ise komik. Sol ayak yerine topa sağ ayağını uzatırsan böyle olur.
Bir eleştirimiz de hakem Yunus Yıldırım'a...
- Tomas topu eliyle düzeltti, önüne indirdi, görmedin. Bu top gol oldu. Tello arkadan yere indirildi bu penaltıyı da görmedin. Nasıl olacak bu iş hocam!
Daha neler görmedin hocam!
Eleştiriye devam. Sözümüz Güvenç Kurtar'a...
- Maç 2-0 olunca neden oyunu kilitlemek yerine Beşiktaş'ın üzerine gittin. Fark atmak, tarih yazmak düşüncesi çılgınlıktı (Yusuf Şimşek'in sakatlanması ise Denizli'nin tüm oyun dengesini bozdu. Bu ayrı konu).
Bu kez eleştiri yok, övgü var:
İlk 45'te Beşiktaş, yenilgiden kurtulmak için maça asıldı. Tello olağanüstü çaba gösterdi. Attığı golle Beşiktaş'ı ateşledi. İkinci 45'te yine Tello başrolü oynadı. Savunmadan ileri çıkarak Beşiktaş'ı ateşlemeye devam etti. Attığı frikik golünde Serdar Kurtuluş'un da küçük bir payı var.
Bu maçta Beşiktaş adına tek güzel şey 2-0'dan maçı koparması. Ertuğrul Sağlam, sistem ve kadro felsefesini tekrar gözden geçirmeli.
MESAJ: Sözüm sana Rüştü Reçber. Beşiktaş'ın sana ne zaman ihtiyacı olsa ayağında ödem oluşuyor. Hatırlatayım; Murat Şahin futbol hayatını riske edip Beşiktaş için tek ayakla oynadı.
Hasret Ergül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-30-2007, 10:53   #19
Hasret Ergül
Kartal Pençesi
 
Hasret Ergül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
Standart

Sağlam korktu!
Sağlam'ın yerinde olsaydım, sevinç çığlıkları atarak derhal kurmaylarımı yanıma çağırır ve şunu derdim: "Beyler, maç planlarının hepsini çöpe attık. Yeni bir strateji üzerinde çalışmaya başlayalım."
Elbette şu iki konu üzerinde çalışırdım:
A-Hakan Şükür yok. Demek ki, yüksek toplarda gol sorunu yaşamayacağız.
B-Lincoln yok. Demek ki, çift ön liberoya gerek yok. Tek ön liberolu (Koray Avcı) oynayarak bir oyuncuyu hücuma çıkarabiliriz.
Benimki hayal işte. Eğer Sağlam maç öncesi kurmay heyeti ile tekrar maç planlarını gözden geçirseydi, şunları yapardı:
1-Gökhan Zan'ı oynatma uğruna savunmanın yerleşiminde risk almazdı. KurtuluşÖzkan ikilisini yine sağ koridorda oynatarak bu bölgede büyük üstünlük sağlardı.
2-İbrahim Üzülmez'le maça başlamazdı. Bu bölgede sorumluluğu Tello'ya verir, önüne de İbrahim Akın'ı koyardı. Böylece sol tarafta çok güçlü şekilde ataklara çıkardı.
3-Elbette maçın paşası olarak Delgado'yu kullanır ve topa sahip olmada ve hücumda hiçbir sorun yaşamazdı.

HEP KAYBEDECEKSİN SAĞLAM
Ama... Hayatın gerçekleri her şeyi öğretiyor. Maç başladı ve çok kötü oynayan bir Beşiktaş sahne aldı. Bir de Diatta-Hakan Arıkan anlaşmazlığını sezen Arda Turan araya girdi; hakem de aut yerine korneri verdi. Beşiktaş o kornerden gol yedi. İşte o an Sağlam'ın kafasına her şey dank etti. O an Tello'nun harika golü (Özkan'ın asistliği de mükemmeldi) Beşiktaş'ın moralini yükseltti. İkinci 45'te Sağlam iki büyük radikal karar aldı:
1-Sistem tamamen değişti. Tek ön liberolu sisteme geçildi. Diatta'nın çıkması ile Yozgatlı sağa, Serdar Özkan ise ileri ikilinin arkasına geçti. Serdar Kurtuluş da oyun kurucu olunca Beşiktaş tamamen hücuma döndü.
2-Delgado-Nobre değişikliği çok geç kalmış (64 dakika çöpe gitti!...) bir değişim olsa da çok doğru bir karardı.
3-Hesapta olmayan şuydu. Beşiktaş savunmasının klasik hatası. Gol pozisyonu olmayan pozisyonda Arda kendini attı. Dereli de penaltı verdi. Komik.
Bu maçta Beşiktaş'ın çıkaracağı ders şu: İki hakem yorumundan yenilen goller gerçeği değiştirmez. Korkaklar her zaman kaybeder. Beşiktaş'a ve Sağlam'a korkak futbol hiç yakışmadı. Sağlam da korktuğu her maçı kaybeder.
MESAJ: Tribünde yan yana oturan Lincoln-Şükür ikilisinin ayağına kadar gelip boyunlarına sarılan ve sanki taziyelerini sunan kimdi biliyor musunuz?. Yazayım: Adnan Polat. Şunu da yazayım: Şükür hafif doğruldu, Lincoln ayağını bile indirmedi. Polat bu şovu kime ve kimin adına yaptı!
Hasret Ergül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-30-2007, 17:38   #20
Barış Aygün
Kartal Pençesi
 
Barış Aygün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07-09-2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 4,023
Standart

tam benım hıslerımı solemıssın kazım abı...ama artık bılmıyorum kımse goremıyor mu anlattıgın 3-5 cumlelık gerceklerı....
Barış Aygün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
kazim kanat, köşe yazıları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kazım Kanat Anıldı Ertürk Yıldırım Haberler 7 09-24-2009 22:23
Kanat Anılıyor Ertürk Yıldırım Haberler 0 09-23-2009 14:33
Kazım Kanat Yoğun Bakımda Serdar Melek Beşiktaş Ana Forumu 21 09-20-2008 17:43
Röportaj - Kazım Kanat : "Ertuğrul tarihi bir hata yaptı" Gökhan Özsoy Köşe Yazarları 1 12-28-2007 07:22
Kazım kanat çarşıya mektup Utku Öz Çöp Kutusu 3 12-24-2007 10:41


Şuan Saat: 21:26.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.