| Köşe Yazarları Beşiktaşımız hakkındaki yazılan köşe yazıları.. |
09-30-2007, 18:07
|
#21
|
|
Admin
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 5,193
|
süper yorum yapmış.. Bunları görmek için futbol müdavini olmaya gerek yok.. Sokaktan bir adam bile ertuğrul dan daha iyi kadro çıkarırdı.. Ayhan hakan şükür lincoln yok ama hala müdafa yapmaya çalışılıyor.. pes.....
__________________
Beşiktaş Bir Gerillanın Hayata İtirazıdır...
Susarsa Çatışma, Konuşursa Savaş,Yazarsa Destan, Severse Devrim Olur...
|
|
|
|
10-05-2007, 04:38
|
#22
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 05-09-2007
Bulunduğu yer: Zonguldak
Mesajlar: 2,418
|
Korkak değil çılgın!
İşte olay bu...Bir anlamda korkaklıktan, çılgınlığa da dönse Sağlam'ın ilkesi şuydu: Yenilsek bile korkak futbol oynayarak değil, yüreğimizle savaşarak yenilelim.
Futbol adına gerçek şu:
Gördük ki; Ertuğrul Sağlam, Porto gibi yüksek tempolu oynayan bir takıma karşı cesur ve radikal kararlar almış. Yani geçmişin tüm kötü izlerini silmiş.
Neden bunları G.Saray'a karşı yapmadın tartışmasını yapmak gereksiz. İşte Sağlam'ın geç kalan radikal operasyonu;
A- Klasik sistemlere bağlı kalmadan, oyuncuların yaratıcılığı ön plana alındı. Bazen üçlü savunma, üçlü forvetle oynandı. (Maçın kilit ismi sağ koridoru tek başına kullanan S.Kurtuluş'tu..)
B- Tek ön libero (Cisse) ve tek santrforla (Bobo) maça başlandı. Doğru yorum buydu. (Bobo'nun sakatlanıp çıkması sistemi değiştirdi. Bobo'nun alternatifi asla Nobre değil.. O oyuncu Batuhan olmalıydı)
C- Orta sahada "kurşun askerler" yerine ayağına top yakışan dört usta (Delgado, Tello, Serdar Özkan ve İbrahim Akın) vardı. Özellikle Delgado oyun liderliğini ele aldı. Herkes bu ustaya yardım etti. (Orta saha top yapınca Beşiktaş en zor maçında gol pozisyonları buldu.)
Sağlam'ın 3 yorumuna 3 özel yorum da bizden;
1- Bobo sakatlanıp çıkınca Higuain oyuna girse, savunmanın arasına girip sürpriz gol yapabilirdi. Oysa Nobre ortaya gelip top aldı. Peki golü kim atacak?
2- Üzülmez'siz bir Beşiktaş sezon başında denendi. Oysa Üzülmez'siz Beşiktaş daha çok ayağa top yapmaz mı?
3- Marsilya maçında rakibine sadece beş faul yapan Beşiktaş kendi evinde dayak yedi, hastanelik oldu.
İlk 45'in raporu: Rakibe verilen gol pozisyonu sıfır. Girilen gol pozisyonu ise beş. Demek ki hücum edilirken de çok iyi savunma yapılıyormuş.
İkinci 45'in raporu: Beşiktaş ilk yarıdaki Beşiktaş'a ihanet etti: koşmadı, pres yapmadı ve Porto baskısı karşısında savunma bloğu dağıldı. İşte o an Sağlam oyuna müdahale etti; Yalnız kalan Nobre'nin yerine Higuain'i koydu. Bu yorum doğruydu. Tandoğan'ın girmesi ile Beşiktaş risk alarak tekrar hücuma döndü. Ve muhteşem gol pozisyonları yakaladı. Ama Fenerbahçe'nin şansı Beşiktaş'ta yoktu. Bir şey daha, Beşiktaş'ın yediği gole bakın. MESAJ: Kaleci Hakan ile İbrahim Üzülmez yan yana. Bu gol ikisinin eseri. Helton kurtardı, Hakan yedi...
|
|
|
|
10-08-2007, 08:14
|
#23
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
|
Takım ruhu yok!.. 08.10.07
Takım ruhu yok!..
Maçın fotoğrafı şurada: Nobre'nin golü ve sevinci! İşte bu nedenle konuyu açıyorum ve Beşiktaşlı futbolculara soruyorum: Atılabilecek en güzel anda golü attınız. Yani, soyunma odasına yüksek moralle gideceğiniz bir anda golü attınız. Peki bu golle neden ve niçin takım halinde sevinmediniz? Soruya devam ediyorum; Nobre'ye takım arkadaşları Cisse, Delgado ve Burak Yılmaz sarılırken, Tello niçin arkalarını dönüp giden takım arkadaşlarına, "Gitmeyin. Buraya gelin" diye bağırdı. Bu uyarı üzerine gidenler neden geri döndü? Bu çok mu önemli derseniz, şunu söyleyebilirim; Evet, çok önemli. Demek ki; Beşiktaş'ta takım ruhu yok!..
Enteresan olan şuydu. Feldkamp'ın öğrencisi Stumpf, hocasından hiçbir şey öğrenmemiş. Biraz baskıyı görünce oyunu ceza alanına sıkıştırdı ve 4-1-4-0 sistemi ile sadece Beşiktaş'ı bloke etmeye çalıştı. Hepsi bu! Sağlam ise Porto maçından sonra kendini yenilemeye devam ediyor. Yenilikleri şöyleydi;
1-Oyuna yüksek tempo ve presle başlayarak rakibini geriye yaslanmaya mecbur etti.
2-Burak'ı her topa deparla giden oyuncu kimliği ile sahaya sürdü. Mükemmeldi. Gol pozisyonlarında ise beceriksizdi.
3-Sağda Ali tercihi ofansa güç kattı.
4-Orta saha da serbest oynayan Serdar Özkan iyi işler yapmak için ayağında top tuttuğu anlarda, markajdan çıkamadı. Buna rağmen mükemmeldi.
5-Toraman-Zan ikilisi ilk toplara basmadaki paylaşımda hiç hata yapmadılar. Elbette; övdüğümüz Sağlam'a oyun ve oyuncu tercihinde çok ciddi eleştirimiz var:
A-Sol kanatta İbrahim Üzülmez'in yerine neden Mehmet Sedef denenmedi?
B-Mert Nobre'nin yerine neden Federico Higuain denenmedi?
C-Top kaybının yükseldiği ve orta sahanın rakibe verildiği anda neden Delgado çıktı? Avcı'nın girmesi ile iki ön liberoya geçmek ve skoru korumak Beşiktaş'ın futboluna ihanet değil mi?
D-Takım disiplini sıfır. Topu kaybeden yere düşüyor, ayağını tutuyor.
İkinci 45'te Stumpf'un forveti üçleyip, hücum futboluna dönmesi Beşiktaş'ı geriye yasladı. Futbolda biraz sertleşince Beşiktaş kendi mahallesinde dayak yiyen çocuğa döndü. İşte bu anlarda Özkan-Tello ikisi direndiler. Onlar da yorulunca, Beşiktaş çöktü! MESAJ: Biliyorum soru şu; eleştirilen Nobre gol atmadı mı? Nobre'nin golü çalışılmış bir gol değil ki. Kale önündeki karambolde şansa vurulmuş bir topuk şutu. Peki, Nobre atması gereken pozisyonlarda niye gol yapamadı?
|
|
|
|
10-09-2007, 18:54
|
#24
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
|
Fatih Terim 09.10.2007
Kısa ve öz yazacağım;
Fatih Terim’in yaptığının adı yok!...
Terim, Ulusal takımla ilgilenmeyin diyor.
Kime diyor?
Halka haber ulaştırmakla görevli Türk medyasına diyor.
Niye diyor?
Kendisini eleştirdikleri için diyor.
Bir dakika lütfen...
Bu ülkede Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genel kurmay başkanı eleştirilmiyor mu!
Öyleyse!...
Terim’in bu davranışı kişisel kapris olmuyor mu.
Görevini kötüye kullanmak olmuyor mu.
Basit ve sıradan bir davranış olmuyor mu?
O zaman biz ne yapalım;
Ulusal maça gelmeyelim mi!
ÇÖK ÖZEL ÇAĞRI
Moldavya ve Yunanistan maçı çok özel noktaya geldi.
Bu maçta sesimizi, tepkimizi dünyaya duyurabiliriz.
Yani PKK terörünü..
Yani PKK’ya terör örgütü demeyenleri..
Sonuç;
Bu iki maçı çok özel hale getirelim.
O maçta bayraklar yarıya mı insin.
Formamız da yas için siyah kurdeleler mi olsun.
Ne olursa olsun.
Ama bir şeyler olsun.
Yapalım bunu...
ERTUGRUL SAĞLAM
Beşiktaş’ta iki noktaya geldik.
Eğer; Beşiktaş şampiyon olamazsa bunun sorumlusu iki kişi vardır.
Başkan Demirören ve menecer Engin.
Bu nedenle herkes şunu bilsin.
Ertuğrul Sağlam onca kadro ve taktik hatasına rağmen Beşiktaş’ı uçuracaktır.
Son söz;
Sağlam bu oyuncuları niye aldı diye soru soranlara şunu diyorum;
Siz daha önce 10’a alıp 1’e sattınız hatta kovdunuz da ne oldu.
Önce onun hesabını verin!
|
|
|
|
10-12-2007, 08:56
|
#25
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
|
Hakan Şükür'e açık çağrı!
Şunun için Hakan Şükür'e çağrı yapıyorum: O Ulusal takımın kaptanı. Futbolcuların en büyüğü ve hepsinin ağabeyi.
Bu nedenle büyük bir misyon yüklenen Şükür'e diyeceğim şudur: Sen hiç 20 yaşında askere giden bir futbolcu gördün mü? Sen hiç elde silah, güneydoğuda vatan uğruna şehit olan bir futbolcu gördün mü?
Peki ne gördün Sevgili Şükür? 35 yaş sonrasında tatile gider gibi askere giden futbolcular gördün. Sevgili Hakan Şükür, şu maçlarda aldığınız primler var ya... Hani yüzbinlerce dolara varan, cip falan aldığınız primlerden söz ediyorum. Sizleri utandıran, sizleri paracı biri haline getiren o primlerden artık sonsuza kadar vazgeçiniz diyorum. O primleri; sizlerin yerine nöbet tutan, şehit olan o kahraman Mehmetçikler'e bırakın diyorum.
Bunu yapar mısınız bilmem! Yaparsanız bu toplumun vicdanı da rahatlar, sizler de.. Çünkü onlar vatan uğruna gencecik yaşta hayatlarını verip şehit olurken, sizlerin vatan için yaptığınız maçlardan onbinlerce dolar para almanız insani değil, vicdani değil.
Diyorum ki Sevgili Şükür, şu primlerin sonsuza kadar Mehmetçik Vakfı'na verilmesine öncülük edersen o gençlerle belki ödeşirsiniz. Yapmazsanız ne olur? Sadece bir insan olarak benim elim sizin iki yakanızda olur. Kendim için değil, Gabar'da şehit düşen aslan parçaları adına!
Terim ile suç ve ceza!
Bir kez daha hatırlatayım. Meslektaşım Onur Belge, Fatih Terim'in kızı ile Emre Belözoğlu'nun flört ettiğini ve bu yüzden ceza almadığını yazdı. Hoş değil, şık değil. Mesleki açıdan ahlaki de değil! Bu nedenle Sevgili Fatih Terim'in bir baba olarak tepkisini, öfkesini saygıyla karşılıyorum. Dahası hak veriyorum. "Yapması gerekeni yaptı" diyorum.
Ama kafamda çözemediğim sorular var. Böylesine ilkeli, duyarlı ve sorumlu olan Terim şu yazacağım konularda ne yaptın? Lütfen cevap!
1-Gökdeniz Karadeniz şike pisliğinin içine bulaştı, ceza aldı. Hâlâ mahkemesi de sürüyor. Böyle biri neden Ulusal Takım'da?
2-Emre Belözoğlu, Türk medyasına çirkin bir hareket yaptı. Ödül olarak tekrar Ulusal Takım'a alındı. Bir ceza bile verilmedi.
3-Takımlarında oynamayan, yedek olanları Ulusal Takım'a aldın, hak edenlere arkanı döndün. Neden ?
Son söz: Meslektaşım Belge'ye 100 bin YTL tazminat davası açman, yani para ile cezalandırma mantığın hoş değil, şık değil. Meslektaşım Belge'nin bu parayı ödemesi demek, açlığa mahkum olması demektir. Böyle bir ceza Terim'i mutlu eder mi? Biz meslektaşları olarak Onur Belge'yi kendi aramızda eleştirdik, utandırdık. Asla onu para ile cezalandırıp açlığa mahkum olması gibi ilkel bir ceza istemedik . Sevgili Terim ile suç ve ceza konusunda ayrıldığım nokta budur!
Sağlam ve Engin
Lucescu, Del Bosque, Çalımbay ve Tigana'nın yemekli toplantı davetlerine "Gelmem.." diyen ben sevgili Ertuğrul Sağlam'ın nazik telefonla davetine hayır demedim. Şunun için daveti kabul ettim; Sağlam bu sene Beşiktaş'ı şampiyon yapacaktır! Davete gitmek için hazırlanırken, menajer Sinan Engin Lig TV'ye bağlandı. Kendisini Beşiktaş'ın patronu ilan etti, "Yazarlara yemek veriyorum" dedi. Üstü kapalı bana da mesaj yolladı. İşte o an Sağlam'ın verdiği yemeğe gitmekten vazgeçtim. Eğer gitseydim Sinan Engin'e şunu derdim:
Bu Beşiktaş bu sene şampiyon olamazsa tek sorumlu ve suçlu burnunu her işe sokan sensin. Bu yanlışlıkları Beşiktaş 11 puan öndeyken Lucescu'ya da yaptın. Dikkat et!...
|
|
|
|
10-17-2007, 11:08
|
#26
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 28-08-2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 4,005
|
FATİH TERİM
Bir kez daha...
Ama;
Son kez!...
Fatih Terim'i yazarken geçmişi asla unutmayacağım.
Zaten...Bu yazıyı da bana yazdıran Terim'in o parıldayan geçmişidir.
Peki!...
Gelecekte ne olacak?
Terim bu felsefesi ile giderse.
Hadi açıkça yazıyorum;
Terim kendi felsefesine ihanet etmeye devam ederse...
Terim efsanesinin bitişi çok dramatik olur.
Gelinen noktanın analizi şudur;
Yunanistan maçı kazanılsa bile...
Avrupa şampiyonasına gidilse bile...
Terim kendi yarattığı imparatorluk içinde şuan zor durumda.
Tahtı sallanıyor..
Kendisine inananlar artık inanmadıklarını açıkça söylüyorlar.
Gelinen nokta budur efendim.
Bu nedenle bu yazıyı kısa keseceğim.
Çünkü Yunanistan maçı var.
Bu maçın sonrasında yazacağım.
Ama;
Bu maçın sonucuna göre asla yazmayacağım.
Yani kazanırsak Terim'e övgü...
Kaybedersek Terim'e eleştiri asla olmayacak.
Şu olacak...
Yeni şeyler söyleyeceğim cancağızlarım!
Perşembeyi bekleyin efendim...
|
|
|
|
10-17-2007, 11:13
|
#27
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 02-10-2007
Bulunduğu yer: yalova
Mesajlar: 1,495
|
doğru demiş imparatorluk ellerinden uçuyor bu gidişlede zor o imparatorluk günlerine dönmesi
|
|
|
|
10-21-2007, 13:10
|
#28
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 05-09-2007
Bulunduğu yer: Zonguldak
Mesajlar: 2,418
|
Sağlam-Doğan savaşı! 21.10.2007
Soru çok basit:
"İki büyük takımın maçında 26 dakikada 4 gol nasıl oldu?"
Cevap çok daha basit;
"İki teknik adam Sağlam ve Doğan'ın taktik yanlışlarından. Bir de bireysel futbolcu hatalarından."
Yazdıklarımıza açıklık getirelim:
1-Beşiktaş ilk kez 4-3-3 oynuyor. Böyle bir riskli taktik bu maçta nasıl denenir?. Üstelik Beşiktaş'ın iki çizgi adamı Tandoğan ve Üzülmez hücuma risk alarak çıkıyor. Bu da bu riskli taktiği daha riskli yaptı. (Çünkü karşılarında topu mükemmel kullanan Yattara ve Karadeniz vardı.)
2-Üçlü orta sahada Kurtuluş ve Tello da sürekli hücuma çıkınca Trabzon'un kontrataklarında Cisse yapayalnız kaldı.
3-Üçlü forvette NobreYılmaz birbirlerinin koşu yolunu tıkadılar. Bu o kadar sorun olmadı. Sorun Delgado'nun çizgiye yakın ve kaleden uzak oynadığı bölümlerdi. (Delgado kaleye yakın oynayınca Beşiktaş'ın baskısına kalite geldi.)
İbrahim Üzülmez, Yattara'nın her atağında refakatçi idi. Baktı, yapamıyor kendini yere bırakıp faul bekledi. "Üzülmez'le olmaz, olmuyor" derken bunu anlatmaya çalıştık. Bir şey daha var. Beşiktaş kolay gol yerken neden zor gol atıyor? Bu hücum sisteminde Nobre'ye yer yok!
RİSK ALMADAN KAZANILMAZ
Trabzon 2-0 öne geçtikten sonra Ziya Doğan savunmayı riske ederek ve iki çizgiyi kullanıp takımına hücum oynattı. Sağlam ise Nobre'yi ortaya çekip, Delgado'yu serbest oynattı. Hem topa sahip oldu hem de hücuma çok adamla çıktı. 2. yarı SağlamDoğan'ın hamle savaşı devam etti:
1-Sağlam maçı almak için 3 değişikliği peş peşe yaptı. Yozgatlı ile hücuma daha çok adamla çıktı. Maç 3-2 olunca Avcı ile tempoyu düşürüp skoru korumak istedi. (3 değişiklik risk. Ama risk almayan maç kazanamaz ki!)
2-Doğan ise maçı kazanmak için değil kaybetmemek için savunmaya döndü ve Yattara'yı oyundan aldı. (Bu Beşiktaş'ı hücuma çıkardı ve Bobo'nun golü geldi.)
Kalecisiz Beşiktaş (Bobo'ya bravo!...) Trabzonspor'u yenerek çok şey kazandı. Trabzon ise çok şey kaybetti.
MESAJ: Umut Bulut'un ayağı yukarıda. Yani tehlikeli hareket. Top Reçber'in göğsüne çarpıyor. Yani temiz. İşte o andaki hakem yorumunda hata büyük. Bu hatalar hep Beşiktaş'a... Dikkat!
|
|
|
|
10-21-2007, 16:11
|
#29
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 09-09-2007
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 1,087
|
yedıgımız gollerde barız bıreysel hatalar war ama bundan da hoca sorumlu oluo anlamadım
__________________
Bitmeyecek Sevdan Mezarımda Bile
|
|
|
|
10-24-2007, 02:10
|
#30
|
|
Kartal Pençesi
Üyelik tarihi: 05-09-2007
Bulunduğu yer: Zonguldak
Mesajlar: 2,418
|
Canim Sikiliyor
CANIM SIKILIYOR
Bu can sıkıntısında ne yazmak ne konuşmak insanın içinden geliyor.Spor coşku demektir, heyecan demektir.
İçimizde ne coşku kaldı, ne de heyecan.
Hele; Yunanistan maçı ile hayallerimiz ve umutlarımız yıkılınca herşey can sıkıcı oldu.
Elbette; yenmek ve yenilmek var da..
Eğer;
Gelecek için hayalleriniz yıkılıyorsa yapacak bir şey kalmıyor.
Bakın;
Fatih Terim’e en çok inanan ve güvenen biri olarak geldiğim nokta şudur;
Artık Terim’in başarılı olacağına asla inanmıyorum.
Nedeni çok basit;
Terim kendine inanmıyor.
Şöyle biraz geriye gidin;
O zamanlar diyorum;
Terim ne diyordu ne yapıyordu.
Bu gün ise Terim ne diyor ne yapıyor.
Bu konuuyu daha çok tartışacağız.
Bekleyelim...
Aslında benim beklemeye hiç niyetim yok ya...
Beklesek ne olur ki.
Sadece zaman kaybetmiş oluruz.
Şu son iki maç için özel antrenör(Benim adayım Mustafa Denizli) olursa asorun geçici olarak çözülür.
Sonrasında yeni bir planlama şart.
LİVERPOOL MAÇI ÇOK ÖZEL
Dünya Türkiye’yi dikkatle izliyor.
Bu nedenle Liverpool maçı biz Türklerin kendimizi Dünya’ya anlatma konusunda harika bir fırsat.
Bu nasıl olacak derseniz şunu derim;
Çarşı o müthiş zekası ile her sorunu çözer?
Peki bu maç nasıl olur?
Elbette Liveerpool Beşiktaş’tan güçlü takım.
Ama;
Futbolda her güçlü takım her zayıf takımı yenemez ki.
Futbolunda en güzel yöne bu değil mi?
Beşiktaş’ın çok ciddi sorunları var;
1-Savunma da İbrahim Üzülmez’in durumu ne olacak. Sol kanat çok ciddi sorun.
2-Hücumda Nobre bir şey değil hiçbir şey. Nobre ile olmaz.
3-Doelgado’yu sorun olmaktan çıkarıp yararlandığın an karşınıza inanılmaz iyi bir futbolcu çıkıyor. İşte bu nedenle Delgado iyi analiz edilmeli.
Son söz: Beşiktaş’ın 2 puanı Ankaraspor maçında çalındı. Galatasaray maçında da hakem hatası ile mağlup olundu.
Yani 5 puan?
Geri verin 5 puanı Beşiktaş şuan 3 puan farkla lider olmaz mı?
Öyleyse...
Ben boş yere Beşiktaş bu sene şampiyon olur demiyorum.
Haaa..Bir de Ertuğrul Sağlam’ı rahat bırakın. Rahat!...
|
|
|
|
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
Şuan Saat: 21:27.
|
|